2 yıl önce İsrail Başbakanı Olmert Erdoğan’? aradı ve…

Çarşamba, Kasım 4, 2009, 12:08

2 yıl önce İsrail jetlerinin Suriye’ye bomba attı?? ve dönerken de Hatay’a bo? bir füze tankı dü?ürdü?ü operasyonun perde arkasını Alman dergisi Der Spiegel ortaya çıkardı. ??te, Olmert, Erdoğan ve Esad arasındaki gizli konuşmalardan İranlı casuslara ve Kuzey Kore’nin nükleer silahlarına kadar filmlere ta? çıkaran ’Meyve Bahçesi’ operasyonu…

6 Eylül 2007 gecesi İsrail jetleri Suriye’nin Deir El Zor kentindeki El Kibar tesislerini bombaladı. Bu olay, iki ülkeyi de bir anda savağa sürükleyebilir, Ortadoğu’yu bu kez i?in içinden çıkılamaz bir kaosa sokabilirdi. Ancak gizemli bir şekilde, iki taraf da bu olayın üzerini kapamayı seçti. Alman haber dergisi Der Spiegel’in iki muhabiri Ericsh Follath ve Holger Stark, 2 yıl sonra onlarca Amerikan ve İsrailli kaynaklara ve ismini açıklamadıkları onlarca yetkiliyle görü?erek “Operasyon Meyve Bahçesi” adı verilen bu olayın perde arkasını aydınlattı. Muhabirler, İsrail’in salzırıyı gerçekle?tirdikten sonra Başbakan Ehud Olmert’in ilk olarak Başbakan Erdoğan’? aradığını ve Suriye lideri Be?ar Esad’a El Kibar tesisini vurduklarını haber vermesini istediğini, Esad’ın da kabul etmesi halinde, bu olayın üzerini kapatmayı tercih ettiklerini söylediğini yazdı. İşte baştan sona okundu?unda Ortadoğu’daki son iki yılki gelişmelerin anlaşılmasını sağlayan, casus filmlerine ta? çıkaran dosyadan öne çıkanlar:

İsrail ordusu: Böyle bir operasyon hiç olmadı

Suriye’nin resmi haber ajansı SANA, 6 Eylül 2007’de gece yarısı 02:55’te abonelerine İsrail’den gelen jetlerin, Akdeniz üzerinde Suriye hava sahasına girdiğini, Suriye sava? uçaklarıyla karşılaşınca kaçtıklarını bu sırada çöle birkaç cephane dü?ürdükleri haberini verdi. Olayda, can ya da mal kayb? olmamışt?. Sabah 06:46’da da İsrail Ordu Radyosu, böyle bir olayın yağanmadığını ve Suriye’nin yalan söylediğini açıkladı. Sonraki aylarda, olayın sıradan bir kaza olmadığı, İsrail’in bilerek ve planlayarak Suriye’nin El Kibar tesisine salzırı düzenlediği anlaşıldı. Peki nedenı El Kibar’da neler oluyordu? İsrail, bu tesisin varlığını nasıl öğrenmi?ti. Ve böyle bir operasyonun emrini kim vermi?ti?

Suriye-Kuzey Kore telefonları uyduya takıldı

MOSSAD KARAGAHI, TEL AV?V, 2004 BAHARI… İsrail askeri istihbaratından gelen bilgilere göre, Suriye nükleer çal??malar yapıyordu. 2004 baharında Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA), uyduları yardımıyla Suriye ile Kuzey Kore arasında artan bir telefon trafiği belirledi. Başkent Pyong Yang ile Suriye’de çölün ortasında küçük bir tesis olan El Kibar arasında çok sayıda telefon görüİmesi yapılıyordu. NSA, bunu İsrail ordusunun radyo dinleme ve ke?if bölümü olan “Birim 8200’e bildirdi. Böylece istihbarat dünyasında söylendiği gibi El Kibar için, “bayrak kalzırılmış” oldu.

Her ?eyi otel odasında unutulan laptop başlattı

2006 sonlarına doğru, İsrailli ajanlar El Kibar’la ilgili İngiliz meslekta?larının da fikrini almak için Londra’ya gitti. Tam bu sırada da üst düzey bir Suriyeli yetkili, Londra’nın lüks bölgelerinden Kensington’da bir otele yerleşti. MOSSAD’ın takibinde olan adamın çok tedbirsiz olduğu ortaya çıktı: Dışarı çıkarken, laptop’unu odada bırakıyordu. İsrailli ajanlar bu fırsatı değerlendirdi ve bilgisayara bir ‘Truva at?’ yerleştirerek onlarca fotoğraf ve belgeyi ele geçirdi. Fotoğraflarda El Kibar tesisinin yapım ağamaları gözüküyordu. Uydular tarafından fark edilmemesi için “düz tavanl?” inşa edilen binanın içinde, nükleer çal??malar yapılıyordu.

Ve büyük balık İstanbul’da yakalandı

İSTANBUL’DA BİR EV, ?UBAT 2007… İran Devrim Muhaf?zları Tugayı Komutanı Ali Rıza Asgari’nin hayat?, ters dü?tü?ü Ahmedinecad’ın iktidar olmasıyla tehlikeye girdi. En yakın arkadaş? ve bir zamanlar İran’ın Lübnan’daki Basın Ata?esi olan Emir İbrahimi’ye göre Asgari, bir kaçakç?yla birlikte katır üzerinden Türkiye’ye kaçtı. İstanbul’da CIA’e teslim oldu. Kısa bir süre sonra MOSSAD ve CIA Asgari’nin önemli bilgilere sahip olduğu keşfetti. Asgari ABD’ye İran’ın Natanz’daki reaktör dığında, Suriye’de ikinci bir reaktör inşa ettiğini, bunu da Kuzey Koreliler’le yaptığını anlattı. İbrahimi’ye göre, ortadan kaybolması tüm dünyada olay yaratan ve İran’ın ‘Kaçmadı, MOSSAD tarafından öldürüldü’ dediği Asgari, ?imdi Teksas’ta CIA tarafından kendisine verilen yeni bir kimlikle yaşıyor.

İsrail’den Suriye’ye ilk operasyon

OLMERT’?N REZ?DANSI, KUDÜS, A?USTOS 2007… İsrail Başbakanı Olmert’in 3 danı ?manı, El Kibar’da Suriye ve Kuzey Kore’nin nükleer çalışma yaptığına ve bu çal??malarda İran’ın da parmaşı olduğuna dair ellerinde güçlü kanıtlar olduğunu açıkladı. Ayrıca Ahmedinecad’ın 2006’daki Suriye ziyaretinde Esad’a çal??malar için 1 milyar dolar vaat ettiğini de öne sürdüler. Bu kanıtlarla desteklenen Olmert emri verdi. Ağustos 2007’de İsrail’den kalkan helikoperler, El Kibar tesisin yakınına komandoları indirdi. Amaçları toprak numunesi toplamakt?. Ancak devriyelere yakalanınca, operasyon yarıda kesildi. İsrail’in elinde hala güçlü bir kanıt yoktu. Tel Aviv’deki ‘?ahinler’ toprak numunelerinde yapılan incelemelerde, yeterli kanıt olduğunu öne sürüyordu. Olmert de böylece El Kibar’ın direkt bir tehlike olduğuna dair güçlü bir kanıt olmadan, salzırı emrini verdi. ‘Operasyon Meyve Bahçesi’ başlamışt?.

Olmert’ten Başbakan Erdoğan’a telefon

RAMAT DAVID HAVA ÜSSÜ, 5 EYLÜL 2007.. Hayfa’daki Ramat David Hava Üssü’nden 11:00’da on F-5 sava? uçaşı, “Akdeniz üzerinde tatbikat” için havalandı. Bu uçaklardan üçü, bir süre sonra eve döndü. Kalanlar, Suriye sınırında alçak uçuşa geçti. Önce bir radar istasyonunu etkisiz hale getirdiler. 18 dakika sonra da Dar el Zor’a ulaştılar. El Kibar’ın koordinatları zaten bilgisayarlarına kayıtlıydı. Bombalama saniye saniye filme alındı. Olmert, yetkililerden “Hedef yok edildi” onayını alır almaz, Türkiye Başbakanı Erdoğan’? aradı. Olayı anlattı ve ona Esad’a İsrail’in bir başka nükleer tesise izin vermeyeceğini, ancak yeni bir salzırı planlanmadıklarını söylemesini istedi. Olmert, Erdoğan’a İsrail’in bu salzırı üzerinde artık durmayacağını ve ?am ile barış görü?meleriyle hala ilgilendiklerini söyledi. Ve Esad bu salzırı hakkında sessiz kalırsa, kendisinin de aynı ?eyi yapacağını ekledi. Böylece çöldeki o olayla ilgili gizemli bir sessizlik başlamış oldu. Fakat kapalı kapılar ardında, Suriye’den bir misilleme bekleniyordu.

Hizbullah liderine cipinde suikast

KAFAR SUSSA MAHALLES?, ?AM ?UBAT 2008… Hizbullah’ın ünlü lideri İsmail Mugniye, ?am’daki İran Büyükelçili?i’nde bir toplantıya katılmak için 12 ?ubat 2008’de Mitsubishi Pajero marka cipini parketti. İsrail, Mugniye’nin El Kibar’a yapılan salzırıya misilleme için İsrail’in yurtdığındaki elçiliklerine salzırı planı yaptığını öğrenmi?ti. Toplantıya katılanlar arasında Hamas lideri Halit Me?al ve Suriye’nin nükleer çalışmalarından sorumlu General Muhammet Süleyman vardı. Ak?am 22:30’da Mugniye, son portakal suyunu da içti. Arkada?larını öperek cipine doğru yürüdü. FBI tarafından başına 5 milyon dolar ödül konulan adam, cipindeki patlama sonucu hayatını kaybetti. Hizbullah intikam yemini verirken, İsrail olayı ne üstlendi ne de ilgisi olduğunu inkar etti. İsrailli güvenlik uzmanı Uzi Mahnaimi’ye göre, MOSSAD ajanları, cipin koltuklarının baş koyma bölümüne bir devre yerleştirmi?ti. Mugniye’nin başı de?ince bomba patladı. Bir başka uzman Ronen Bergman’a göre de, ajanlardan birinin patlamadan sonraki ilk sözü ise ?uydu: “Yeni Pajero’ya yazık oldu.”

General Süleyman’a yattan gelen ölüm

AKDENİZ KIYISI, TARTU KENT?, 5 AY SONRA… Suriye’nin nükleer konularda temsilcisi olan General Muhammet Süleyman, Mugniye’nin suikastından sonra tehlikedeydi. Bu yüzden ülkesinin zenginlerinin tatil merkezi Tartous’taki yazlığında dinlenirken de zırhlı araçla geziyor, korumaları onu denizde bile yalnız bırakmıyordu. Deniz o gün sakindi. Yatlar her zamanki gibi usul usul yol alıyordu. Bir yatın kıyıya 50 metre yakla?ması, iskeleden denize atlayan Süleyman’ın korumalarını tedirgin etmedi. Hiç kimse silah sesini duymamışt?. Ancak üç kurıun Generalin kafasını, gö?sünü ve boynunu delip geçti. Süleyman oracıkta ölmü?tü. Yat, salına salına uluslararası sulara çıktı ve gözden kayboldu. ?am’da çıkan dedikodularda, bu cinayetin Suriye içinde bir güç savaşı olduğu, Süleyman’ın bu kadar güçlenmesini istemeyenler tarafından öldürüldü?ü hatta emri Esad’ın kendisinin verdiği bile iddia edildi. Ocak ayında Spiegel’e konu?an Be?ir Esad, vurulan tesisin nükleer bir tesis olmadığını, eski bir askeri tesis olduğunu iddia etti. “Karşılık verebilirdik. Savaşa girmek için bizi provoke ettiler. Ama tuzağa dü?medik” dedi. Bölgede bulunan uranyum kalıntıları için de “İsrailliler bizi suçlu duruma dü?ürmek için bırakmış olabilirler” dedi ve hiçbir şekilde nükleer çal??malarının bulunmadığını söyledi.

Der Spiegel’e göre Türkiye’de ortadan kaybolan ve CIA’e teslim olduğu iddia edilen İran Devrim Muhaf?zları Tugayı Komutanı Ali Rıza Asgari ile 2008’de ?am’da cipine yerleştirilen bir bombayla öldürülen Hizbullah’ın ünlü lideri İsmail Mugniye de bu operasyonun bir parças?.

Bu haberin bağlı bulunduğu kategori Haberler, Şehir Şu ana kadar bu haber için 0 tane yorum yapılmıştır.

Yorum yapın

Dost siteler: Tekirdağ - Ankara | Copright 2010 - buraistanbul.com