33 askerin şehadetinde Ergenekon iddiası

Çarşamba, Aralık 16, 2009, 15:58
<?php the_title(); ?>

Bingöl’de PKK’nın yolu keserek taradığı 33 arkadaşının ÅŸehit ediliÅŸini 16 yıl sonra Ergenekon SoruÅŸturması’nda bir kez daha polise anlatan Erdal Ödemir çarpıcı iddialarda bulundu. Özdemir o günü böyle anlattı.
33 erin şehit olduğu saldırıdan ağır yaralı olarak kurtulan Erdal Özdemir şunları anlattı

‘’GİDİN YOKSA DAYAK’’

Malatya’daydık. Buradaki astsubaylar ‘Bu gece kalmayın, sabaha kadar dayak yersiniz’ dediler. Bizden para toplayıp sivil araç kiraladılar ve yola çıktık. Åžoförler molalarda birilerini arıyordu. Saat 18.00′de 50-6O PKK’lı aracı durdurdu.”

’’ERGENEKON YAPTI’’

Åžoförler PKK’lılara, ‘50 asker var, ne yaparsanız yapın’ dediler. Åžoförleri bıraktılar, bizi daÄŸa götürdüler, saat 03.00′te taradılar. Ben yaralandım. Eylem, Ergenekon örgütü tarafından yapılmış olabilir. Hem PKK’ya, hem Ergenekon’a yaradı.”

Paşaya anlattım kafasını kaldırmadı

Bir TV programına baÄŸlanıp, Necati Özgen PaÅŸa’ya ‘50 askeri niye silahsız yolladın’ dedim. Kafasını bile kaldırmadı. Sonra tehdit aldım.”

İkinci Ergenekon iddianamesine gizli tanık anlatımlarıyla giren 33 erin ÅŸehit edildiÄŸi saldırıyla ilgili Ergenekon savcıları, katliamdan kurtulan 5 askerin ‘tanık’ olarak ifadesinin alınmasını istemiÅŸti. 5 askerden birinin yine savcılığın talimatıyla polis tarafından ifadesi alınmıştı.

33 arkadaşının ÅŸehit ediliÅŸini 16 yıl sonra bir kez daha polise anlatan Erdal Özdemir, saldırıyı “Kaostan beslenen ve terörün devam etmesini isteyen kiÅŸilerin yaptırdığı bir eylem” sözleriyle deÄŸerlendirdi.

Saldırıda omuzundan, kolundan, bacağından, omuriliÄŸinden yaralanan ve tekerlekli sandalyeye mahkûm kalan özdemir, saldırının Ergenekon tarafından yapılmış olabileceÄŸini düşündüğünü de belirterek, “Bu eylem sonrası ülkede bir Kürt-Türk kavgası çıkartılmak istenmiÅŸ ve ülkede bir kaos ortamı oluÅŸmasına neden olunmuÅŸtur.

Ergenekon ile baÄŸlantısı olabileceÄŸini düşündüğüm eylem, hem PKK’ya hem Ergenekon’a yaradı” iddiasında bulundu, özdemir ÅŸunları anlatı:

DEHŞET İFADELER

“Bizi (24 Mayıs 1993) saat 11.00 sıralarında Malatya il Jandarma Komutanlığı’na getirdiler. Burada astsubaylar bize gece orada kalmamamızı, yoksa sabaha kadar dayak yiyeceÄŸimizi, hemen hazırlamış oldukları sivil arabalarla usta birliÄŸimiz olan Bingöl İl Jandarma Komutanlığı’na gitmemizi söylediler.

50 askerdik. Astsubay tarafından yol parası olarak 5 bin TL toplandı. Bizden toplanan paraların araç ÅŸoförlerine verilip verilmediÄŸini görmedim. 50 NC (OTOYOL) ve M23 tipi arabalara bindirilerek saat 12.00′de Bingöl’e doÄŸru yola çıktık.

Ergenekon soruÅŸturması kapsamında 16 yıl sonra bir kez daha mercek altına alınan 24 Mayıs 1993′te dağıtıma giden 33 silahsız erin Bingöl-Elazığ yolunda ÅŸehit edilmesine ‘tanık’lık eden 5 asker arasında yer alan Erdal Özdemir’in, polise verdiÄŸi ifadeyi ele geçirdi

BindiÄŸimiz araçların bir tanesi 34 (istanbul), diÄŸeri 44 (Malatya) plakalıydı. Araç içerisinde ve çevresinde ne eskort ne koruma vardı. Hepimiz sivildik, üzerimizde sadece askeri kimlikler vardı.”

TELEFON TRAFİĞİ

Yol boyunca araç ÅŸoförlerinin 5 kez mola ve lastik patladığı gerekçeleriyle durduklarını, her seferinde ise ankesörlü telefonla birileriyle görüştüklerini ifade eden Özdemir, Malatya-Bingöl arası araçla 2.5 saat olduÄŸu halde 6 saatte Bingöl’e varamadıklarını kaydettib Özdemir, ÅŸoförlerin bu molalardan birinde bir çobanla konuÅŸtuklarına da dikkat çekti.

ŞOFÖR: SİZE 50 ASKER VAR

“Saat 18.00 sıralarında bir kargo kamyonu tarafından yolumuz kesildi. Bazı araçların durdurulduÄŸunu gördük, bizim aracımız ve diÄŸer dü.*.. Åžoförler teröristlere. ‘50 asker var, ne yaparsanız yapın’ dedi. Daha sonra öğretmen olan 3-4 kiÅŸiyi bizim bulunduÄŸumuz grup içerisine aldılar. Åžoförleri serbest bıraktılar.”

“ÖĞRETMENLER ÅžEHİT”

“öğretmenleri (diÄŸer araçlardan indirilen) 20-30 metre ayrı tutuyorlardı. Bir süre sonra köyün içerisin de teröristler öğretmenleri silahla tarayarak ÅŸehit etti. Saat 23.00 sıralarında bulunduÄŸumuz bölgeden ayrılarak 40-50 kiÅŸilik örgüt mensupları ile birlikte biraz daha ileride bulunan köye doÄŸru gitmeye baÅŸladık.

Saat 24,00 civarında köye vardık… Benim de içerisinde bulunduÄŸum 40 kiÅŸiyi köyden alarak daÄŸa doÄŸru götürmeye baÅŸladılar. Bizden ayırdıkları 10 kiÅŸinin kurtulduklarını duydum.

1.5-2 saat yürüdük, gündüz şoförlerin kendisiyle konuştuğu çobanı tekrar gördüm.Bu çoban ile bizi götüren örgüt mensupları aralarında konuştular.Bu konuşmalardan birbirlerini tanıdıklarını anladım.

Çobanın yanından ayrıldıktan 2-3 kilometre sonra traktörlerin geçebileceği genişlikte olan bir yolda bizi durdurdular. Saat 03.00 sıralarında kol kola girmemizi söylediler. Bizi öldüreceklerini anladık. 40-50 kişilik teröristler silahlarla bizi taradılar.

’Özgen Paşa’ya hesap sordum tehdit edildim’

2006′da bir TV programına telefonla katıldığını donemin Jandarma AsayiÅŸ Bölge Komutan, emekli Orgeneral Necati Ozgen’e, “50 askeri niçin silahsız ve korumasız olarak gönderdiniz?

Emri siz vermiÅŸsiniz, niye bize sahip çıkmadınız?” diye sorduÄŸunu anlattı. Özgen’in kafasını bile kaldırmadığını söyleyen Özdemir, 10 dakika sonra ev telefonunun aranarak,

“Niye böyle konuÅŸuyorsun. Bu konuÅŸmalarından dolay, öleceksin Yalvarta yalvarta öldüreceÄŸim PiÅŸman olacaksın” diye tehdit edildiÄŸini anlattı.

Olayın ardından konunun savcılığa intikal ettiÄŸini ifade eden Özdemir, “Tehdit eden kışının bulunması gerekirken eniÅŸtemin ifadesini aldılar Tehdidin Ergenekon ile baÄŸlantısı olabileceÄŸini düşünüyorum. Bunun araÅŸtırılmasını istiyorum” dedi.

Katliam gazileri dehşet gecesini anlattı

BİNGÖL’de 33 erin PKK tarafından ÅŸehit edildiÄŸi katliamın üzerinden 16 yıl geçti. “devre”leri ÅŸehit düşerken, üzerlerine yaÄŸan binlerce mermiye raÄŸmen ÅŸans eseri yaralı olarak kurtulan erler o ‘dolunay’lı geceyi unutamıyor.

Dün gibi akıllarında sıküan kurÅŸunlar, inleyen askerler ve karanlıkta hayatta kalabilmek için verdikleri mücadele. Erkan Omay, Erdal özdemir, Erdem DoÄŸan ve Osman Partal…

Kimi isimlerinin önündeki “gazi” unvanını 1993′deki katliam gecesinden sonra aldı. Kimi kalıcı sakatlığı olmadığı için gazi sayılmadı. Katliamın tanıkları, hiç unutmadıkları 24 Mayıs 1993′teki “karanlık” geceyi HABERTÜRK’e anlattı.

İhmaller zinciri vardı

BiNGÖL’de, 24 Mayıs 1993 tarihinde 33 askerin ÅŸehit edilmesinin dan, sorumluların cezalandırılması için dava açan döneimin Elazığ 8. Kolordu Askeri mahkemesi Savcısı Binbaşı İnayet TaÅŸ olayın Ergenekon ile iliÅŸkilendirilmesiyle ilgili olarak olayın perde arkası var mı yok mu bilemem.

Olayda bir kasıt görmediÄŸim için sorumlular hakkında iddianame hazırladım” dedi. TaÅŸ ihmaller zincirini şöyle sıraladı; “Sevk edilecek erler için otobüs tutulması gerekirken “Midibüs” tutulmuÅŸ.

Araç içinde, askerleri koruyan silahlı görevli olması gerekirken, yok. Bölgede teröristlerin bulunduÄŸu bilgisi nedeniyle helikopter uçması lazım. Ama bunlar yapılmamış.”

Üzerimizde çakı bile yoktu

“BİRLİĞİMİZE doÄŸru giderken yok lastik patladı, yok yemek molası diye 3 – 4 yerde mola verildi. 18.30′a kadar bekletildi otobüs. Ben ikinci otobüsteydim.

Bingöl’e 10 kilometre kala önümüzdeki otobüsün durdurulduÄŸunu gördüm. İkinci ÅŸoföre ‘PKK yol kesmiÅŸ’ dedim. Çünkü az ileride de çatışma vardı. İkinci ÅŸoför de ‘Onlar PKK deÄŸil’ dedi.

Hatta Bingöl Tur’dan oto durdurmuÅŸlardı. Bir astsubaya herkesin gözü önünde iÅŸkence ediyorlardı.

Öyle kötü iÅŸkence ediyorlarki, astsubay ”Beni öldürün” diye yalvarıyordu. Bunları hatırlama bile istemiyorum, öyle çok acı veriyor ki. Bizde çakı bile yok.

Sonra bizi taradıktan sonra askerleri yardıma çağırmaya ben gittim.Kurşun ayağımı sıyırmıştı askerlerin üzerine koşarken askerler tarafından da tarandım.Beni PKK’lı sanmışlar.

Yardım istedim hayatta onlar olduğunu anlattım.Bize yine Bingöl komando taburu yardım etti,zannedildiği gibi özel harekat falan kesinlikle yoktu. Bizi kaçıran o PKK’lı gruba yönelik operasyonda 66’sının cesedini getirdiler.

ERKEKLERİ SAKIK SORGULADI

Otobüsü durduklarında saat 18:20 civarıydı. Sayım yapacağız deyip bizi tek sıra dizdiler.İlerleyen saatlerde dağa götürdüler. Gece 24.00’de ifadeye aldılar.

’Adın ne,ananın babanın adı ne? Buraya ne için geldiniz,neden askerlik yapıyorsunuz? Gibi sorular sordular.

ÖLÜM EMRİ

İfadeyi alan Şemdin Sakıktı.Anladığım kadarıyla ölüm emri bekliyorlardı.Saat 03:00’ü gösterdiğinde dağ yamacından aşağıya doğru dizip,yukarı tarafada kendileri çıkınca tarayacaklarını anladım.

O an kurşunun sağ ayağıma girip çıktığını hissettim.ilk anda acı duymamıştım:hemen yere düştüm zaten.tarama sürüyordu.Sürüne sürüne kaçmaya başladım.

Bu arada dolunay da yavaş yavaş gitmiş ve hava kararmıştı.Makilik araziydi.Çalıların arasına saklandım.Sabah 07.00 sularında askerler geldi.

(Haberturk)

Bu haberin bağlı bulunduğu kategori Bilgi, Haberler, Kültür, yaşam Şu ana kadar bu haber için 0 tane yorum yapılmıştır.

Yorum yapın