Bir tarih yeniden gün yüzüne çıkıyor

Etiketler:
Cuma, Ekim 3, 2008, 15:37

OSMANLI’NIN ?T?BARININ TAMAMLANI?ININ 100. YILI

1 Eylül 1908’de Sultan II. Abdülhamid tarafından bizzat açılan Hicaz Demiryolu’nun bugün 100. Yıldönümünde bulunuyoruz.
Geçen yüzyılın bu büyük projesi belki çok kısa süren bir hayata sahip olsa da Osmanl?’nın birle?tirici gücünün ve Müslümanlarının birlik olarak bir eser ortaya koyma sının güzel bir misali olarak karşımızda duruyor.

??TE K?TAPRA YER ALAN FOTO?RAFLARDAN BAZILARI- TIKLAYIN

Günümüz insanının hiç bilmediği, okullarda okutulan kitaplarda bahsedilmeye değer bulunmadığı bir ortamda Yitik Hazine Yayınları Hicaz Demiryolu’nun 100. Yılı anı sına Prof. Dr. Metin Hülagü tarafından kaleme alınan Hicaz Demiryolu eserini piyasaya sunmaya hazırlanıyor. Alanında ilk defa yayınlanan ?ngiliz belgelerine, ilk defa yayınlanan foto?raflara pek çok yeni bilgiye dayanarak hazırlanan kitap için Prof. Dr. Metin Hülagü: “ Bu çalışma bütünü ile ?ngiliz arıiv vesikalarına ve ?ngiliz arıivinde o dönemde yer bulan bilgi, belge ve raporlara dayanmaktazır.” diyor.
Osmanl?’ya yönelik iç ve dış baskıların artt??? ve devletin içerisinde bulunduğu zaaf ve kudretsizlikten dolayı Avrupa devletlerinin “hasta adam” diye kendisini küçümseyip i?tah kabartt??? bir dönemde Osmanlı devletinde iktidarda bulunan Sultan II. Abdülhamid, Osmanlı co?rafya sında iletişim ve ulaşım hizmetlerinin gelişmesi ve zenginleİmesine ehemmiyet veriyor. Dö?enen telgraf hatları ve kurulan demiryolu aşı ile merkezî otoriteyi güçlendirmeye çalığıyor. Hicaz Demiryolu da padi?ahın Batı Anadolu Demiryolu Hattı ve Bağdat Demiryolu Hattı gibi ehemmiyet verdiği diğer iki demiryolu hattından biri olarak karşımıza çıkıyor.
Demiryolu İnşaatı Devlete Yük Olunmadan Bitirildi
Hicaz Demiryolu, yabancı sermaye ile inşa edilmiş olan diğer Osmanlı demiryollarının aksine, Osmanlı sınırları içinde ve dığında yağayan Müslümanların başı?ları ile finanse edilmiştir. Osmanlı bütçesinin ancak % 18’i hattın inşa sına tahsis edilmiş. Oysa dönemin ?ngiliz raporlarında inşaatın tamamlanabilmesi için toplam 8 milyon poundluk bir finansmana ihtiyaç duyuldu?undan bahsedilmektedir. Bundan dolayı inşaat için Osmanlı Devleti’nce tahsis edilen bütçe yetersiz kalmıştır. Sultan II. Abdülhamid’in dış borçlanmaya sıcak bakmaması Dolayısıyla, hattın inşası için ihtiyaç duyulan finansmanın dış kredilelerle karşılanması yoluna gidilmemiştir.
Projenin hayata geçirilebilmesi için mutlak surette paraya ihtiyaç duyulması Dolayısıyla başvurulan yollardan biri başı? kampanyaları olmuştur. İlki 1900 m ayı sında düzenlenen bu kampanyayı bizzat Sultan II. Abdülhamid kendi cebinden verdiği 50.000 lira ile başlatmış ve Osmanlı co?rafyası içinde ve dığında yağayan bütün Müslümanları kampanyaya katılmaya davet etmiştir. Onun bu davetine öncelikle cevap verenler kendi paşaları, memurları, tüccarları ve halkı olmuş, cömertçe yapılan başı?lar ile başlatılan kampanya anlam bulmuştur. Halifenin Hicaz Demiryolu prejesi inşaatının tamamlanabilmesi için yapmış olduğu yardım ça?rısı dış dünyada bulunan zengin, fakir her Müslüman nazarında kabul görmü?tür. Nihayet İran gibi en aykırıda yağayan Müslümanlardan; Cezayir, Sudan veya Hindistan gibi en uzak diyarlarda bulunanlara kadar bütün inananlar tarafından yapılan başı?lar neticesinde hatırı sayılır bir gelir elde edilmiştir.
Hicaz Demiryolu inşaatının gerçekle?tirilebilmesi için yapılan yardımların bütünü başı? yoluyla gerçekle?memi?, inşaatın yapımına mali kaynak sağlamak bakımından memurların maa?larından zorunlu kesintiler yapılmıştır. Ancak bu türden uygulamalar Dolayısıyla gizli veya a?ikâr hiçbir surette rahatsızlık da yağanmamıştır.
Demiryolundan Geriye Kalan
Sekiz yıl süren yoğun ve daimi bir çalışma ve gayret neticesinde yaklaşık yarım as?rlık bir rüya, aşır tabiat ve iklim şartlarına ra?men, gerçekle?miş ve 1.464 km. uzunluğundaki Hicaz Demiryolu’nun yapımı 1908’de bütünüyle tamamlanmıştır. Hattın resmen hizmete açılması Sultan II. Abdülhamid’in tahta çık???nın yıldönümü olan 1 Eylül 1908’de düzenlenen bir tören ile gerçekle?miştir.
Prof. Dr. Metin Hülagü “Bugün Hicaz Demiryolu’ndan geriye kalanın terk edilmiş istasyon binaları, etrafa atılmış raylar, traversler ve peri?an haldeki vagonlarzır.” Diyor. Bugün hattın İsrail’den geçen k?smının gariptir ki diğer kısımlarından çok daha iyi olduğunu ve korundu?unu vurguluyor. İsrail 2005 yılında “Hicaz Demiryolu’nun İsrail’e gelişinin 100. Yıldönümü için çeşitli faaliyetler yapt?. Düzenlenen sempozyuma Türkiye’den davet edilen Prof. Dr. Metin Hülagü, İsrail’in şaşırtıcı bir şekilde hattı, istasyonu ve diğer mü?temilatı korudu?unu gördü?ünü ayrıca o uluslar arası sempozyuma katılanlara Sultan Abdülhamid’in demiryoluna katkıda bulunanlara dağıtt??? Hamidiye Hicaz Demiryolu Madalyas?’ndan dağıtıldığına ?aşırdığını belirtti.
Günümüzde gerek Türkiye ve Suriye ara sında gerekse Türkiye’nin Orta Doğu’da aşırlığıgöz önüne alındığında demiryolu hattı için yapılan çal??malar umut vaat edicidir. Gönül ister ki İstanbul’dan Peygamber diyarına uzanan bu gönül köprüsü bir an önce kurulsun. Mukaddes Beldelere Havayolu dığında hiçbir ulaşım imkanın olmadığı dü?ünüldü?ünde Hicaz Demiryolu yüz yıl öncesinden çok ciddi bir alternatif olarak yerini koruyor. Önümüzdeki hafta piyasaya çıkacak Hicaz Demiryolu kitabı da padi?ahın gerçekle?en rüya sını gözler önüne sermesi bakımından apayrı bir önem taşıyor.

Bu haberin bağlı bulunduğu kategori Haberler, Kültür Şu ana kadar bu haber için 0 tane yorum yapılmıştır.

Yorum yapın

Dost siteler: Tekirdağ - Ankara | Copright 2010 - buraistanbul.com