Çelik, Sayın Bahçeli milleti isyana te?vik eden genel başkan

Perşembe, Aralık 10, 2009, 1:26
buraistanbul.com

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, 7 ?ehit olay?yla ilgili muhalefetin tavrının anlaşılmaz olduğunu söylerek isim vermeden de MHP lideri Bahçeli’yi yerden yere vurdu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, ”Sayın Başbakan, ABD’de görü?melerde bulunurken, bazı siyasi partilerimizin, özellikle 7 askerin ?ehit edilmesinden sonra Sayın Başbakan’ın derhal geri gelmesi gerektiği ile ilgili beyanları kesinlikle doğru bir zemine oturmamaktadır. Sayın Başbakan eğer tatile gitmiş olsaydı, tatilini kesip derhal Türkiye’ye geri gelmesi için kimsenin kendisine ça?rıda bulunmasına da gerek yoktu. Kendisi zaten bunu yapardı” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, gündemdeki konulara ilişkin parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Çelik, konuşmasına, Tokat’taki terörist salzırı sonucu 7 askerin ?ehit olması ve İstanbul’da molotof kokteyli atılması sonucu bir kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı duydu?u üzüntüyü dile getirerek başladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD gezisi sırasında Türkiye’de yağanan olaylara dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti:

”Bu kadar başarıl?, çok iyi organize edilmiş ve özellikle Türkiye’nin ABD kamuoyuna, dünyaya yönelik mesajlarını da içeren bu çok anlaml?, stratejik ve zamanlaması itibarıyla da son derece önemli olan bu çalışma ziyareti, belli kesimler tarafından gölgelenmek isteniyor. Özellikle bazı siyasi parti liderlerinin bu seyahatte alınan başarıları küçümsemesi, hatta bu çalışma ziyaretini başarısız olarak nitelendirmesini teessüfle karşıladığımı ifade etmek istiyorum.

Bizim milli meselelerimiz, ulusal çıkarlarımız, devletimizin diğer devletlerle olan ilişkileri her türlü iç politika mülahazasının üzerindedir. Başbakan kim olursa olsun, iktidarda hangi parti olursa olsun eğer o hükümet bir yabancı ülkeye çalışma ziyareti gerçekleştiriyorsa, bir iş birliği gerçekleştiriyorsa, bir temas söz konusuysa içeride, bütün siyasi partilerin ve bütün Türkiye’nin tek yürek olarak arkasında durması gerekti?inin özellikle altını çizmek istiyorum.

Sayın Başbakan, ABD’de görü?melerde bulunurken ve ‘model ortaklık’ dediğimiz ABD’deki müzakereler devam ederken bazı siyasi partilerimizin, özellikle 7 askerin ?ehit edilmesinden sonra Sayın Başbakan’ın derhal geri gelmesi gerektiği ile ilgili beyanları da kesinlikle doğru bir zemine oturmamaktadır. Sayın Başbakan, eğer tatile gitmiş olsaydı tatilini kesip derhal Türkiye’ye geri gelmesi için kimsenin kendisine ça?rıda bulunmasına da gerek yoktu. Kendisi zaten bunu yapardı.”

Hükümetin, güvenlik güçlerinin ve ilgili kurumların görevinin başında olduğunu ifade eden Çelik, ”Sayın Başbakanımız da bir taraftan ABD’deki temaslarını sürdürürken, bir taraftan da dakika dakika, gerek Başbakan Vekilimizden, gerekse ?çiİleri Bakanımızdan ve diğer sorumlu arkadaşlarımızdan bilgileri almaktazır ve Sayın Başbakanımız buradaymış gibi bu süreç gider. Çalışmalar Sayın Başbakanımızın bilgisi dahilindedir, bunu bütün kamuoyu tarafından bilinmesini özellikle arzu ediyorum” diye konuştu.

Çelik, Başbakan Erdoğan’?n, 7 yıllık iktidarı boyunca çok sayıda yurt dığı gezisi yaptığını ve bunların hepsinin Türkiye ve Türk milleti için olduğunu söyledi.

TERÖR?ZMLE MÜCADELE

Terörizmle mücadelede uluslararası camianın desteğini almanın önemine işaret eden Çelik, ”Bu, birilerinin zannettiği gibi kendi iç meselelerimizi yabancıların iradesiyle, inisiyatifiyle çözmek anlamına gelmez” dedi.

ABD gibi askeri ve ekonomik anlamda güçlü bir ülkenin bile NATO’nun ve müttefik ülkelerin desteğini almadan terörizmle mücadele edemediğini belirten Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Terörle mücadele kolay bir şey değildir. Eğer terörle ve terörizmle mücadele etmek çok kolay olsaydı bizden önce gelmiş geçmiş olan birçok hükümet, Türkiye’de bu meseleyi bitirmiş olurdu.

Biz iktidara geldiğimiz zaman bugün yağadıklarımızın hepsi bizim gündemimize hazır olarak gelmiştir. Geçmi?in bir mirası olarak gelmiştir. Bunun bilinmesi gerekiyor ve Türkiye artık bu ayak başlarından kurtulmaya çalığıyor. Terörle mücadele eden güvenlik güçleri, uzmanlar, terörle sadece polisiye, askeri tedbirlerle mücadele edilemeyeceğini defaatle ifade ettiler. Terörizmle mücadelenin, terörle mücadeleden çok daha kalıcı, çok daha kısa, orta ve uzun vadede çözüm üretici olduğunu ifade etmişlerdir ama bugüne kadar Türkiye’de terörizmle mücadele etmeye talip bir siyasi irade ortaya çıkmamıştır. Terörle mücadele güvenlik güçlerine havale edilmiştir. Risk almamak adına hiçbir iktidar terörizmle mücadele etmeyi üzerine almamıştır.”

”Hiçbir hükümet, ?apkadan tav?an çıkarır gibi terörü bitiremez. Hiçbir hükümet, hiçbir siyasi irade hokus pokus yöntemiyle kesinlikle terörü, terörizmi bitiremez” diye konu?an Çelik, kimsenin elinde sihirli de?nek olmadığını söyledi.

”?NSANLARI ?SYANA TE?V?K EDERCESİNE AÇIKLAMALAR YAPILIYOR”

Konu?masında muhalefeti de ele?tiren Çelik, şunları söyledi:

”Bir siyasi partinin genel başkanı ‘Hani Türkiye’nin gözya?ları dinecekti?’ diyor. Terör ve terörizmle mücadele etmek, Türkiye’nin birliğini, bütünlü?ünü sağlamak, Türkiye’nin kardeİli?ini tesis etmek sadece hükümetin görevi değildir. Herkes kendi üzerine dü?en sorumluluğu yerine getirmek zorundadır. ?ktidarın, iktidar olarak elbette bir sorumluluğu vardır ama muhalefetin de muhalefet olarak üzerine dü?en büyük sorumlulukları vardır. Adeta insanları isyana te?vik edercesine açıklamalar yapılıyor. Bu, kabul edilebilir değildir. Dün bir siyasi partinin sayın genel başkanı, ‘milletin ayağa kalkmasından’ söz ediyor. Bir siyasi partinin genel başkanı, bir hukuk devletinde böyle bir söz söyleyebilir mi?

12 Eylül’den önce sa?-sol, Sünni-Alevi çatışmalarının, ?u-bu çatışmalarının bu ülkeye kaybettirdiklerinden biz yeteri kadar ders almadık mış Bazı vilayetlerimizde yağanan katliamların farkında değil miyizı O gün de insanlar kendi problemlerini kendileri çözmeye talip olmuşlardı. Birisi ‘memlekete komünizm getirece?im’, birisi de ‘biz komünizmi önleyece?iz’ diye polisin, askerin, güvenlik güçlerinin ve kurumların yapması gereken i?i üstlenmi?ti ve 5 bin genç, bu ülkenin sokaklarında birbirlerini telef ettiler, bo?azladılar. Eğer tarihten ders, ibret almazsak yakın geçmişimizden iyi sonuçlar çıkarmazsak bugünü iyi kuramayız ve geleceğe iyi adımlarla yürüyemeyiz.

Bir siyasi parti genel başkanının ‘eğer millet ayağa kalkarsa’ tabirini kullanması bir hukuk devletinde kabul edilebilir bir şey değildir. Bu ifade maalesef kışkırt?cı bir ifadedir, maalesef sorumlulukla başda?mayan bir ifadedir ve kamu otoritesini hiçe sayan bir ifadedir.”

Devletin bütün kurumlarıyla i?başında olduğunu yineleyen Çelik, yağananlardan dolayı herkesin rahatsız olduğunu, bu görüntülerin ilk defa yağanmadığını ve hukuk devletinde yapılması gerekenlerin belli olduğunu vurgulayarak, ”Devlet, terör örgütlerinin yöntemiyle hareket edemez” dedi.

Son günlerde birçok ildeki yasa dığı gösterilerde 800 kişinin gözaltına alındığını, bunlardan önemli bir kısmının da tutuklandığını hatırlatan Çelik, herkesi sorumlu olmaya davet etti.

Türkiye’nin bundan önce de bazı badireler atlattı??nı ve bugün de hassas bir dönemden geçti?ini kaydeden Çelik, bunların hukuk ve demokrasiyle aşılabileceğini söyledi.

Çelik, ”Eğer birilerinin bildiği, bunların dığında bir çözüm varsa onu biz bilmiyoruz. AK Parti’nin bu ikisinin dığında bildiği bir formül yoktur. Birilerinin başka yöntemleri varsa açıkça o yöntemlere de karşıyız” ifadesini dile getirdi.

”DARBEYE ÇA?RI ANLAMINA GELEB?LECEK ?FADELER”

Konu?masında CHP’yi ele?tiren Çelik, şunları kaydetti:

”Bir CHP’li milletvekilinin kısa bir süre önce TBMM’de Dersim ile ilgili söyledikleri daha tazeli?ini korurken daha dün akademik unvana sahip olan bir başka CHP’li milletvekili de açıkça darbeye ça?rı anlamına gelebilecek ifadeler kullanmıştır. TBMM’nin bir mensubu olarak da buna teessüf ettiğimi ifade etmek istiyorum. Partim adına bu sözleri kınadığımı ifade etmek istiyorum. TBMM’nin bir mensubu nasıl böyle bir ifade kullanabilirı

Vahim olan ?udur: Bu sözler söylendikten sonra CHP’li bir Grup Başkanvekili tarafından ve CHP’nin bir yöneticisi tarafından bu söze bir tepki gelmemiştir. Sayın Öymen’in sözlerine de tepki gelmemi?ti ve CHP kurumsal olarak o sözlere sahip çıkmışt?. Dün yapılan konuşmaya da CHP tepkisiz kalarak, en azından ses çıkarmayarak katıldığını ve z?mnen da olsa bu sözün arkasında olduğunu ifade etmiştir.”

Söz konusu sözleri demokrasi adına ”talihsizlik” olarak niteleyen Çelik, bunun, bu anlamda TBMM’de söylenen son sözler olmasını diledi.

Çelik, şöyle devam etti:

”Özellikle CHP’nin Sayın Genel Başkanı, MHP’nin Sayın değerli Genel Başkanı yine grup toplantılarında hükümetimize, partimize, Başbakanımıza, Cumhur başkanımıza yönelik son derece hakaretamiz ifadeler kullanmaya devam etmektedirler. Bir kez daha ifade ediyorum; ‘ihanet’, ‘h?yanet’ lafları ulu orta kullanılabilecek sözler değildir.

Biz bugüne kadar Türkiye’de Anayasa ve yasalara göre kurulmuş olan ve i?leyi?ini buna göre sürdüren ve millete dayalı siyaset yapan hiçbir siyasi partinin değerli mensubunu, genel başkanını ihanetle, h?yanetle suçlamadık. Eğer sayın genel başkanlar bu üslubu kullanırlarsa, bu sözleri söylerlerse sokaklardaki insanların başka türlü davranmasını kimse kınamaz olur. Ben o insanlara da bu tavırlarını gözden geçirme ça?rısında bulunuyorum.”

So?uk sava? döneminin jargon ve üslubu ile konu?an geçmişteki siyasetçilerin halk tarafından geçmişe gömüldü?ünü ve TBMM dığında bırakıldığını anlatan Çelik, kavgacı üslubu benimseyenlerin, milleti isyana te?vik edenlerin, milletin duygularını istismar edenlerin, milletin kederi ve üzüntüsü üzerinden siyaset yapanların millet tarafından cezalanzırılacağını söyledi.

Tokat’taki salzırının faillerinin henüz belirlenmediğini ve olayı üstlenenin de olmadığını bildiren Çelik, Türkiye’de normalle?me çabaları artt???nda ve demokrasi standartları yükseldiği zaman bir karanlık gücün devreye girdiğine ve ”dü?meye basıldığına” işaret etti.

DTP’N?N KAPATILMA DAVASI

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Çelik, bir soru üzerine, DTP’ye ve DTP’nin tabanına seslenerek, ”?iddet ve terör artık kendisini ifade etme biçimi değildir” dedi.

Son günlerde birçok il ve ilçede meydana gelen olayların 72 milyon kişiyi rahatsız ettiğini bildiren Çelik, şöyle devam etti:

”?iddet ve terörle kendini ifade etmeye çal??anlar veya sorunlarını bu yolla çözmeye çal??anlar, dünyada her zaman antipatik olacaklardır. Her zaman antipatik olmuştur. Kimse bununla bir çözüme ulaşamaz. Türkiye’de en fazla kan akan, terörün en fazla can aldığı 1990′lı yıllardır. O yıllarda onca ?ehit verilmesine rağmen, onca kan dökülmesine ve onca da terörist öldürülmü? olmasına rağmen o günlerde Türkiye’de bütün bu meselelerin üstesinden gelebilecek bir güçlü hükümet, güçlü siyasi irade olmadığı için terörizm ile mücadele gündeme gelmemiştir, hep terörle mücadele edilmiştir.

şu anda DTP ile ilgili bir kapatma davası sürmekte. Partimiz oldum olası siyasi partilerin kapatılmasına karşıdır. Özellikle A?HM’in içtihatlarına bakıyorsunuz, bizim kendi iç hukukumuza bakıyorsunuz oradaki ilkeleri elbette mahkemeler değerlendirecektir. Ancak suçu tabelalar işlemez, suçu binalar ve tüzel kişilikler işlemez, insan i?ler. Ceza olacaksa da bu suça karşılık ?ahısların cezalanzırılması daha anlamlı ve mantıklızır ama kurumların kapatılmaması gerekti?ini düşünüyoruz. Çünkü kapattı??nız zaman bir sonuç elde etmiyorsunuz.

?imdiki DTP işe HEP olarak başladı, DEP olarak devam etti, HADEP’ti DEHAP oldu, ?imdi DTP oldu. Alfabe de harf mi yokı ‘P’ sabit, diğerleri değişkendir. Neticede bir siyasi parti daha kurulur ve belki aynı ?ahıslar olmaz ama aynı zihniyet yola devam eder. Dolayısıyla Türkiye’de siyasi partilerin kapatılma meselesi oldum olası bir problemdir ve AK Parti hiçbir siyasi partinin kapatılmasından yana değildir, kapatılmaması gerekti?ini dü?ünür.”

Çelik, bir başka soru üzerine de ”teröristlerin hiçbir zaman huzur, kardeşlik ve refahın olduğu bir yerde do?amayacağını, do?salar bile büyüyemeyeceğini ve üreyemeyeceğini” ifade etti. Çelik, Türkiye’nin yıldızının parladığını, birilerinin de birileri adına bundan hoşlanmayacağını ancak kurulan komplolara karşı da bütün millet olarak uyanık olunması gerekti?ini bildirdi.

Çelik, ”Sa?lam olanın gücüne mikrop giremez, girse bile tahribat yapamaz. Dolayısıyla iç bünyemizi, doğusu ile batısıyla, kuzeyiyle güneyiyle çok sağlam tutmak zorundayız” diye konuştu.
AA

Bu haberin bağlı bulunduğu kategori Haberler Şu ana kadar bu haber için 0 tane yorum yapılmıştır.

Yorum yapın

Dost siteler: Tekirdağ - Ankara | Copright 2010 - buraistanbul.com