Terör olaylarının faillerinin, sadece hukuken sorumluların olmadığını belirten Başbakan Yardımcısı Çiçek, son terör olayları ile ilgili DTP’ye yönelik açık imada bulundu: En az o molotof kokteyli atanlar ve tetik çekenler kadar sorumlular!
”CEBİR VE ??DDET?, TERÖRÜ, SORUNU ÇÖZME YÖNTEM? OLARAK, BİR S?YAS? ANLAYI? OLARAK, BİR S?YAS? METOT OLARAK GÜNDEME GET?RENLER VE UYGULAYANLAR DA EN AZ O MOLOTOFKOKTEYL? ATANLAR VE TET?K ÇEKENLER KADAR BUNLARDAN SORUMLUDUR”
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, terör olaylarının faillerinin, sadece hukuken sorumluların olmadığını belirterek, ”Cebir ve ?iddeti, terörü, sorunu çözme yöntemi olarak, bir siyasi anlay?? olarak, bir siyasi metot olarak gündeme getirenler ve uygulayanlar da en az o molotofkokteyli atanlar ve tetik çekenler kadar bunlardan sorumludur” dedi.
Cemil Çiçek, Grand Cevahir Otel’de düzenlenen ”İstanbul Uluslararası Sismik Riskin Azaltılması Konferans?”nda yaptığı konuşmada, içinde yağanılan dünyayı yağanabilir hale getirmek için, el birliğiyle çalışma yapmaları gerekti?ini söyledi.
Uluslararası, samimi, kararl?, i?leyen bir mekanizma kurulmadığı zaman, dünyanın yağanılır olmaktan çıktı??nı ve daha da çıkacağını belirten Çiçek, terörün, tüm insanl??a karşı bir tehdit, tüm insanl??a karşı açılmış bir sava? anlamına geldiğini tüm insanl??ın bir an önce anlaması gerekti?ini söyledi.
Tokat’ta dün in hain ve alçak bir pusu sonucu ?ehit olduğunu, bir süre önce İstanbul’da terör salzırısında yaralanan bir genç kızın da dün hayatını kaybettiğini dile getiren Bakan Çiçek, ?uları kaydetti:
”Sadece bu iki olay bile, söylediğim konunun ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Elbette devlet olarak, Hükümet olarak bunların faillerini bulduk, buluyoruz ve bulacağız. Bunda kimsenin tereddütü olmamalı. Bunları Türk adaletine teslim edece?iz. Gere?i neyse yapılıyor ve yapılacaktır. Ancak ?unun bilinmesinde fayda var. ??in sadece hukuken birinci derecede sorumlularını bulmak yetmiyor. Elbette bunun arkasındakileri bulmak, bunun arkasında olanları da hem bizim kamuoyumuzun, hem dünya kamuoyunun gözünün önüne koymak gerekiyor. Gerçekten yüre?imiz yanıyor. şehitlerimize Allahtan rahmet diyorum. Milletimizin başı sa? olsun, hayatını kaybedenleri hep rahmetle, sayg?yla andık, anıyoruz. Ama bu olayların failleri sadece hukuken sorumlu olanlar değildir. Cebir ve ?iddeti ve terörü sorunu çözme yöntemi olarak, bir siyasi anlay?? olarak, bir siyasi metot olarak gündeme getirenler ve uygulayanlar da en az o molotofkokteyli atanlar ve tetik çekenler kadar bunlardan sorumludur. Bunun iyi bilinmesi lazım.
Yine, en az bunlar kadar üzerinde durmak istediğim ve ?ahsen sorumlu kıldığım uluslararası camianın aymazlığıve sorumsuzlu?udur. Uluslararası camianın terör konusunda maalesef bugüne kadar yapabildiği şey bu tür üzücü olaylardan sonra bir taziye mesaj? göndermektir. Bu taziye mesajlarının hiçbir işe yaramadığını kaybolan hayatları geri getirmediğini, uluslararası camia ne zaman anlayacak. Ne zaman onların da vicdanları kanayacaktır.”
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Çiçek, 2 gün sonra ”10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü”nün kutlanacaşına da işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
” İnsan hakları, yağayan insanlar içindir. Ölen insana pek insan hakkı lazım olmuyor. O halde öncelik insanların yağatılmasını temin etmektir. Terör ise insan hayatını ortadan kalzırıyor. Terör örgütlerinin birinci önceli?i hayat hakkını ortadan kalzırmaktır. Ama maalesef bu konuda uluslararası camiada samimi bir iş birliği göremediğimiz gibi zaman zaman himaye görüldühttp://www.buraistanbul.com/wp-admin/categories.php?ü de ortadadır. Ve hatta bazıları bakımından terör ve terör örgütleri kendi uyguladıkları politikalarının da bir parças?dır. Öyle olmasaydı hep birlikte altına imza attı??mız suçluların iadesi anlaşmaları bir anlam ifade ederdi. Ben kendi ülkem bakımından söylüyorum ki dünyada kırmızı bültende aradığımız pek çok cani, katil, pek çok insan hakları düşmanı, uluslararası toplumun arasında geziyor. Himaye görüyor. Kendi parlamentolarında basın toplantıları yapıyor. Kırmızı bültenler bir işe yaramıyor. Elbette, akan kanın arkasında bu aymazl??ın büyük dahli olduğunu ifade etmek istiyorum.”
-”TERÖRLE MÜCADELE EN UFAK KARARSIZLI?IMIZ OLAMAZ”-
Bakan Çiçek, ülkelerin kamu düzenini tesis etmek, birliğini, bütünlü?ünü ve beraberli?ini korumak adına kendi mevzuatları neyi gerektiriyorsa, güvenlik güçleriyle gere?ini yaptıklarını, yapmaya da devam edeceklerini söyledi.
”Türkiye olarak, bu noktada, terörle mücadelede en ufak bir kararsızlığımız söz konusu olmaz. ?? nereye kadar gidecekse, devlet olarak Hükümet olarak bunu götürece?iz ve götürüyoruz” diyen Çiçek, ”Ama, ?unun bilinmesi lazım. ‘Bana de?meyen yılan bin yağasın’ diyorlarsa, yılanı yağatanlar birgün kendilerinin de ?sırıldığını elbette göreceklerdir. Onun için uluslararası camianın en evvel iş birliği yapması gereken konuların başında terör konusu geliyor” görü?ünü dile getirdi.
Cemil Çiçek, toplant?da, uluslararası kuruluşların temsilcilerinin bulunduğunu, BM temsilcilerinin de yer aldığına işaret ederek, uluslararası camiada önemli bir yeri olan BM’nin artık daha etkin, daha verimli bir çalışma mecburiyeti bulunduğunu söyledi.
Toplantılarda sadece konu?up dağılmanın giden hayatları geri getirmediğini ifade eden Çiçek, ”Çünkü BM’nin aldığı karar ?udur: Ya yargıla ya iade et. Ama bugün dünya ne yargılıyor ne iade ediyor. Tam tersi bunlar özel olarak da himaye ediliyor” dedi.
”BA?TA TERÖR OLMAK ÜZERE BU TEDBİRLERİN GERE??N? YAPMAYANLARI ULUSLARARASI TOPLUMDAN DI?LAYARAK, DÜNYA KAMUOYU ÖNÜNDE TE?H?R EDECEK BİR SONUCA VARMASI GEREKT???N? DÜ?ÜNÜYORUM”
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, uluslararası camianın, terör, küresel ?sınma ve deprem konusunda karşılıklı bilgi ve tecrübe aktarımı yaparak, i?leyen düzgün bir mekanizma kurmasını isteyerek, ”Uluslararası kuruluşlarımız da ayaşı yere basan uygulamaya konulabilir tedbirleri ortaya koymalı” dedi.
Çiçek, Grand Cevahir Otel’de Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Hazine Müste?arlığıve İstanbul Valili?inin, Dünya Bankası desteğiyle düzenlediği ”İstanbul Uluslararası Sismik Riskin Azaltılması Konferans?’nın açılışında konuştu.
Bakan Çiçek, uluslararası camianın iş birliği yapması gereken terörden sonraki ikinci konunun küresel ?sınma olduğunu ve bu konunun insanlık için giderek felaket olmaya, birçok kayıp ve zararlara sebep olacaşının anlaşıldığını dile getirdi.
Kısa süre önce İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde yağanan mevsim dığı yaşı?lar ve olağanüstü durumların bu i?in habercisi olduğuna işaret eden Çiçek, onun için bir ülkenin tek başına küresel ?sınmaya yönelik tedbir almasının yetmediğini söyledi.
Çiçek, benzer bir toplantının, Kopenhag’da yapıldığını ve gelen haberler doğruysa, orada da laftan öteye çok fazla bir şey olmadığını, iyi niyet mesajlarının bulunduğunu ve herkesin kendi bildiğini okumaya devam ettiğini kaydetti. Çiçek, o nedenle bu toplantıların sadece nutuk çekilen, iyi temennilerde bulunulan toplantılar olmaktan çıkarılmak isteniyorsa ayaşı yere basan tedbirlerle bu toplantıları sonuçlanzırılması gerekti?ini ifade ederek, aksi takdirde toplantıların faydalı olmadığını kaydetti.
Afetlere karşı iş birliği ve tecrübe paylaşımına, afet olduğunda da en üst düzeyde dayanışmaya ihtiyaç bulunduğunu dile getiren Çiçek, bugün 7 ?ehit nedeniyle yüre?i yansa da konuya verdikleri önem nedeniyle toplantıya katıldığını anlattı.
İstanbul’da 10 yıl önce büyük bir deprem felaketi yaşandığını, felaketin acılarını belli ölçüde telafi etmeye çalıştıklarını vurgulayan Çiçek, ancak bu felaketin uluslararası dayanışmanın ne kadar büyük önem arz ettiğini gösterdiğini söyledi.
Bu tür felaketlerin sadece ekonomik kayıplara neden olmadığını, beraberinde pek çok sosyal travmaları ve acıları da getirdiğini ifade eden Başbakan Yardımcısı Çiçek, yağanan büyük felaketin ardından Türkiye’nin önemli kararlar aldığını ve bu kararların da arkasında olduğunu dile getirdi.
Bu çerçevede yürürlü?e konulan projeler bulunduğunu anlatan Çiçek, ayrıca merkezi planlamanın bu tip olaylarda acıları payla?mak, azaltmak ve tedbirleri etkin bir şekilde yürütmek yerine, tam tersi sonuçlar verdiğini gördüklerini kaydetti. Çiçek, bunun için yetkiyi yerel yönetimlere vermeyi tecrübe edindiklerini ve bu kapsamda da önemli mevzuat ve yasal değişiklikler yaptıklarını, kurumsal düzenlemeleri de sürdürdüklerini anı msattı.
-”YETK?LER TEK ÇATI ALTINDA TOPLANACAK”-
Başbakan Yardımcısı Çiçek, 17 Aralıktan itibaren birden fazla müdürlük ya da bakanlık düzeyinde merkezi idarede toplanan birimleri tek elde toplamaya başlayacaklarını bildirdi.
Bir işe müdahalede birden fazla kuruluş varsa esas iİlerin ortada kaldığını, herkesin olumlu bir iş yaptığı zaman ”Ben yaptım”, olumsuz bir durum olduğu zaman da ”Benim yetki alanıma girmiyor” tarzındaki bürokratik mazeretlerle konuya yakla?t???nı belirten Çiçek, bunun da acıları azaltmaya yetmediğini söyledi. Çiçek, bu nedenle yetkinin tek elde toplanması, sorumluluğun tek bir makamda olması için yeni bir yasa çıkardıklarını ve belirtilen tarihten itibaren 3 ayrı bakanlık bünyesinde faaliyet gösteren genel müdürlükleri tek çatı altında toplamaya çalıştıklarını anlattı.
Başbakan Yardımcısı Çiçek, bundan sonra görevi de sorumluluk ve imkanları da valilere ve büyük şehir belediye başkanlarına vereceklerini vurgulayarak, bununla ilgili mevzuat çalışmasının taslak halinde olduğunu, biraz daha olgunla?tırdıktan sonra kamuoyunun bilgisine sunarak, tartışmaya açacaklarını söyledi.
Cemil Çiçek, bu tür durumlarda sivil toplumun rolüne de işaret ederek, sosyal dayanışmanın temini bakımından sivil toplumun daha fazla öne çıkarılması gerekti?ini, yeni yapılanmada onların katkı, destek ve görüİlerine de ihtiyaç duyduklarını kaydetti. Bakan Çiçek, ”Uluslararası camianın, 3 konuda (terör, küresel ?sınma, deprem) karşılıklı bilgi ve tecrübe aktarımı yaparak, i?leyen düzgün bir mekanizma kurmalı. Uluslararası kuruluşlarımız da ayaşı yere basan uygulamaya konulabilir tedbirleri ortaya koymalı. Ba?ta terör olmak üzere bu tedbirlerin gere?ini yapmayanları, uluslararası toplumdan dı?layarak, dünya kamuoyu önünde te?hir edecek bir sonuca varması gerekti?ini düşünüyorum” diye konuştu.
-AZERİ BAKAN-
Azerbaycan Olağanüstü Haller Bakanı Kemalettin Haydarov da bu tür afet durumlarında ilgili devletin imkanlarının yetmeyebileceğini, bu nedenle uluslararası dayanışmanın bilgi ve tecrübe paylaşımının önemli olduğunu vurguladı.
Azerbaycan topraklarının yüzde 60′?nın sismik zonda yer aldığını ve halkın yüzde 50′sinin de alanda yaşadığına işaret eden Haydarov, bunun da tehlikenin büyüklü?ünü gösterdiğini, bu nedenle daha fazla iş birliği yapmaları gerekti?ini kaydetti.
AA