Domuz gribine karşı ilaç uyarıları

Cumartesi, Ekim 24, 2009, 12:21

Domuz gribi önlemlerinde antiviral ilaçların H1N1 virüsüne karşı etkili olması tedavide bir avantaj sa?lıyor. Fakat bu ilaçların sağlık personeli tarafından verilmesi reçete ile satılması önemli.
Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji UzmanlığıDerne?i (EKMUD) Başkanı Prof. Dr. Gaye Usluer, mevcut antiviral ilaçların yeni grip virüslerine karşı etkili olmasının tedavide önemli bir avantaj sağladığını, ancak bu ilaçların mutlaka sağlık personeli tarafından reçete edilmesi halinde kullanılması gerekti?ini söyledi.

Sağlık Bakanlığı’nın Bilim Kurulu üyesi ve Eski şehir Osmangazi Üniversitesi T?p Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi de olan Usluer, direnç geliştirece?i için antivirallerle korunmanın birincil hedef olarak asla dü?ünülmemesi gerektiği uyarısında da bulundu.

Usluer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada domuz gribi salgınına yol açan A (H1N1) virüsünün mevsimsel gribe göre yüksek atak hızına ve özellikle 5-25 ya? arasındakilerde hızlı yayılıma sahip olduğunu söyledi.

Domuz gribinin genel olarak hafif belirtilerle seyrettiğini, ancak bazı olgularda daha aşır bir seyir izleyebildiğini kaydeden Usluer, hastalık süresince ortaya çıkan istenmeyen gelişmeler (komplikasyon) nedeniyle hastaların hayatını kaybedebildiğini anlattı.

Usluer, hastaların yüzde 15′inde grip ilişkili zatürre ve benzeri komplikasyonlar gelişti?ini, yüzde 5′inin de yine bu komplikasyonlar nedeniyle hastaneye yatırıldığını belirtti.

Salgın yapan domuz gribi virüsüne başlı yüzde 0.1-0.2 oranında ölüm bildirildiğini kaydeden Usluer, ”Atak hızı özellikle genç ve risk faktörü taşımayanlarda daha yüksek. KiŞilerin zemindeki hastalıkları ve başı??klık sistemleri hastal??ın seyrini önemli ölçüde belirliyor” dedi.

Prof. Dr. Usluer, mevsimsel gripte atak hızının yüzde 5-15 arasında değişmesine karşın, domuz gribinde bu atak hızının yüzde 30 olarak tanı mlandığını ifade ederek, ”Hastalıkta kuluçka süresi 1-7 gün arasında değişiyor. Hastalar belirti ve bulguların ortaya çıkışından bir gün önce başlayarak 5-7 gün boyunca bula?tırıcı oluyor. Çocuklarda, ya?lılarda, kronik hastalığıolanlarda ve başı??klık sistemi yetersiz kişilerde bu süre daha uzun olabiliyor” şeklinde konuştu.

”EN GEÇ 48 SAATTE TEDAV?YE BA?LANMALI”

”Mevcut antiviral ilaçların yeni grip virüslerine karşı etkili olmasının tedavide önemli bir avantaj olduğunu” kaydeden Usluer, ?unlara dikkati çekti:

”Ancak bu ilaçlar mutlaka sağlık personeli tarafından reçete edilirse kullanılmalıdır. Domuz gribine karşı oseltamivir ve zanamivir etken maddeli iki antiviral ilaç etkili, ancak virüs amantadin ve rimantadin isimli antivirallere karşı dirençli. Antiviral tedavi ile grip ilişkili istenmeyen durumların gelişmesi engellenebilir. ?stenen etkinli?in sağlanabilmesi için bulgular ortaya çıktıktan sonra en geç 48 saat içinde tedaviye başlanmalızır, ancak direnç geliştirece?i için antivirallerle korunma birincil hedef olarak asla dü?ünülmemelidir. Yaygın ve kontrolsüz antiviral kullanı m?, antivirallere direnci artıracaktır.”

Domuz gribi aşısının güvenilirli?i ve özellikle aşının içerdiği ”skualen” maddesi ile ilgili tartışmalara da de?inen Usluer, Türkiye’de adjuvan (aşının başı??klık yapma gücünü artıran madde) olarak, ”skualen” maddesini içeren H1N1 inaktif aşısının uygulanacağını belirtti.

Usluer, ”Skualen bir çok aşıda kullanılan, deneyimin olduğu bir adjuvandır. Kayron firmasının 1997 yılında ürettiği, skualen içeren grip aşılarının, uygulanan 20 milyon dozunda ciddi bir yan etki görülmemiştir” şeklinde konuştu.

Türkiye’de domuz gribi aşısının Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri çerçevesinde risk gruplarına uygulanacağını hatırlatan Usluer, aşının eczanelerde satılmayacağını, sadece sağlık kuruluşları tarafından uygulanacağını söyledi.

KORUNMA

Usluer, domuz gribinden korunmak için el hijyenine dikkat etmek, kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunmaktan kaçınmak, hap??rırken ve öksürürken a?zı mendille kapatmak gerekti?ini bildirdi.

Hasta kişilerin maske kullanmalarını da öneren Usluer, ameliyathane tipi maskelerin korunmada yeterli olduğunu, özel koruyucu N95 tipi maskeye gerek bulunmadığını söyledi.

AA

Bu haberin bağlı bulunduğu kategori Haberler Şu ana kadar bu haber için 0 tane yorum yapılmıştır.

Yorum yapın

Dost siteler: Tekirdağ - Ankara | Copright 2010 - buraistanbul.com