
Kadim bir ülkücü dostumun bana gönderdiği mektubu önemine binaen sizlerle payla?mak istedim:
Birileri ülkeyi süratle 12 Eylül öncesine götürmek istiyor. Yurdun hemen her köşesinden başlayan sokak gösterileri, siyasi cinayetler, kundaklamalar artarak devam ediyor. ?u an akıllar tutulmuş vicdanlar kararmış empati yok olmuş…
Sokağa indirilen gençler akıl ve mantıkla değil, tamamen duygularıyla hareket ediyor. Ya onları sokağa dökenlerı Ba?ta Mamak Zindanı olmak üzere çeşitli cezaevlerinde yaklaşık oniki yıl tutsak kalan birisi olarak görüyorum ki; bu yağadıklarımız 12 Eylül öncesinin adeta bir fotokopisi. DTP taraftarlarının gösterilerine karşı çıkan bir arkadaş, “Meydanları onlara mı bırakacağız?” diye tepkisini dile getiriyordu. 12 Eylül öncesi bizler de, “Bu ülkeyi komünistlere mi bırakacağız?” diyorduk. Devrimci gençlikte aynı şekilde meydanı fa?istlere bırakmamak için sokaklara dökülmü?tü. Oysa ülke ne milliyetçilere ne de devrimcilere bırakıldı. Bizleri sa?cı solcu diye kırzıran bu derin güçleri çok aşır bedeller ödedikten sonra fark edebilmi?tik. ?htilale me?ru(!) zemin hazırlamak isteyen odaklar, gençlerin birbirlerini kırmasını bazen seyrederek bazen de tahrik ederek olayların “olgunla?masını” beklediler.
Bugün sokağa indirilen milliyetçi gençler bilmelidirler ki dün aynı şekilde bizleri de sokağa indirenler ihtilalden sonra, “Size mi kaldı vatan kurtarmak?” diyerek alay, hakaret ve i?kence ediyorlardı.
?htilal öncesi “Kahrolsun Komünizm!” diye çok başırdık. Komünizm bizim başırmamızla kahrolmadı. Bizi meydanlara dökenler ihtilalden sonra bizlerle alay ettiklerinde, i?kence yaptıklarında, arkadaşlarımızı dar ağaçlarında sallanzırdıklarında; asıl o zaman biz kahrolduk.
Lütfen, oyuna gelmeyelim! Derin yapı aynı oyunu yeniden sahneye koydu. Figüranları olmayalım. Bin yılzır bizleri karde? yapan değerleri yeniden tesis etmezsek o zaman ülkeyi bölmek isteyenlerin ekme?ine ya? sürmü? oluruz.
Kimileri kabul etmese de ?u bir gerçek ki seksen yılzır Kürt vatandaşlarımız yok sayıldı, hakir görüldü, çeşitli baskı ve zulümlere maruz bırakıldı. Onlara bu zulmü Türk halkı değil bu düzenin sahipleri yapt?. Sonra da kimine Alevi, kimine Kürt, kimine dindar, kimine sa?cı , kimine solcu diye benzeri zulümleri reva gördüler. Bizleri “ötekile?tiren” derin yapı bir kesime zulüm yaparken diğer kesim alkış tuttu. Aynı şey bizim başımıza geldiğinde feryat ettik… Köle sahipleri köleleri birbirlerine kırzırdıkları için kendilerini kimse fark edemedi.
Artık yeter! Edi Bese! Sahiplerimizin oyunlarını bozalım. Olaylara kendi ideolojik penceremizden bakmayalım. Bizim doğrularımızın dığında da doğruların olabileceğini kabul edelim.
Eylemler yapan Kürt halk?! Bilmelisiniz ki 80 yılzır sizlere bu zulümleri Seraplar değil,
bu düzenin sahipleri yaptı . Sizler Serap’? öldürmekle Kürt halkının haklı taleplerini elde edemezsiniz. Mücadelenin en basiti, eline silah? bombayı al?p eylemler yapmaktır.
Amaç gerçekten Kürt halkının hakları ise ellerinizde çiçeklerle sokaklara çıkın. ?nanıyorum ki böyle bir direniş Türk halkının desteğini arkasına alacaktır. İşte o zaman “Bin yıllık kardeİlik” tekrardan tesis edilir.
Buradan birkaç kelam da Sayın Baykal ve Bahçeli’ye etmek istiyorum.. Bu zatlar açılımla birlikte ülkede ayrımcıl??ın yapıldığını, huzurun bozuldu?unu, birlik ve beraberli?in baltalandığından dem vurmaktazırlar . Allah aşkına sizler hangi birlik beraberlikten , hangi huzurdan bahsediyorsunuzı Otuz senede 50 bin can binlerce faili meçhul cinayetler, söndürülen ocaklar başka bir ülkede mi yapıldı?
Sokağa indirilen gençler bu oyunların farkında değiller. Peki ya sizlerı Üç be? oy u?runa bu süreci baltalamak hangi akla izana s??arı Eğer bu gemi batarsa o koltuklar sizi kurtarmaz.
Barış ve sevgiyle …
Adnan Baran
Mehmet MET?NER / Star