Bağarısız?m diyerek ayrıldığını ifade eden Fatih Terim’den çarpıcı açıklamalar….
Fatih Terim, merakla beklenen basın toplantısına Swissotel’de başladı. Tecrübeli hoca, konuyla ilgili “Vermek istediğim mesajlar var. Tespitlerimi, bilgi birikimlerimi payla?mak için bu toplantıyı yapıyorum” diye konuştu.
-”BU BİR PAYLA?IM TOPLANTISI”-
“Zaman zaman anlağamadığımız durumlar da oldu ve her görevin bitti?i gibi bu görev de sona erdi. Genellikle ayrılıkların ardından konuşmadım aileme içime döndüm. Ama bu sefer böyle yapmıyorum. Bugün Türk futboluyla ilgili tespitlerimiz sizlerle payla?mak istiyorum. Bu bir sorgulama, yargılama toplantısı değil bu bir payla?ma toplantıs?.”
-”P??MANLIKLARIM YOK MU? VAR!”-
“Bahanalerin arkasına s???nacak birisi olmadığımız biliyorsunuz. Görevde olduğum süre boyunca, kulüpten lige hakemlerle olan ilişkilere ve rakip takımlara kadar bütün detaylara baktığımda sağlam kararlar verdiğime inenıyorum. Pi?manlıklarım yok muş Tabii ki var. Kaşkelerim yok muş Tabii ki var. Ancak ilkelerime güvendiğim için hep iç sesimi dinledim. Ve ?unu da biliyorum ki yanl??larım doğrularımı götürmedi. Biliyorsunuz geçen sene bugünlerde sözleşmem 2012′ye kadar uzatıldı. Ancak 2010 Dünya Kupası finallerine gidebilmek en önemli hedeflerimizden biriydi normal olarak. Bunun gerçekle?mediği gün de istifamı açıklaamyı uygun buluyordum. Ancak yağanan bazı olaylar sonrası kararımı Belçika maçından sonra açıkladım ve Federasyon da bu kararımı uygun buldu.”
-”KARAR VERENLER HATALARININ BEDEL?N? ÖDER”-
“Ben hep karar veren mevkilerde bulundum ve karar verenler de hatalarının bedelini öder. Vedalar üzer, üzücüdür. Hangi veda üzmez! Bu toplantının amacı geçmişte yapılmış hataları, eksikleri vurgulamak ve benden sonra geleceklere de destek vurmak. Net ve objektif bir tablo çizmek amacındayım. Dönemimde Milli Takım’ın aldığı sonuç ortada. 2005-2009 arasında eğer bu sonuçları rakamlarla birle?tirercek olursak attı??mızın, yediğimizden ve galibiyetlerin ma?lubiyetlerden fazla olduğunu, özel maçlarda da %75′lik bir kaybetmeme oranı olduğunu yani istikrar göreceksiniz. Ancak istikrar sözcü?ünün başarı gerektirdiği sonucuna ben de katılıyorum. 4 sene görev yaptığıma bakacak olursak istikrar da var. Bu dört yılda sonuçlar dığında da çok önemli i?lere imza attı??mızı düşünüyorum. Mesela Euro 2008′de sempatik, yanilgi kabul etmeyen tavrımız. 2008′deki Almanya maçımızı tam 1.5 milyar insan izledi ki bu hiç değilse tanıtım için büyük bir başarıdır. Sponsor gelirlerinin de bir kaç kat artt???nı görüyoruz. Tabii ki yönetimin payızır ancak Milli Takım’ın ve Türk futbolunun marka değerinin de Avrupa ?ampiyonası sonrasında değer katladığına eminim. Neredeyse formamızda yer kalmadı. Bunlar mutlaka yönetim becerisidir. Ancak ürün kaliteli değilse, bu durumda değilse marifetiniz ne kadar büyük olursa olsun işiniz tam olmaz.”
-”25 YEN? OYUNCU VAR”-
“Benim sorumluluğumda A Milli Takım’a çaşırılan 25 yeni oyuncu var. Bunların ya? ortalaması da 20. Bunun karşılığıda nedirı Minimum bir kaç Dünya Kupası, Avrupa ?ampiyonası oynayabilecek bir alt yapımız var. Ama bana her zaman onlar değil, çaşırmadıklarım soruldu. Alt yapı milli takımlarında gerçekle?tirilen gözlemlerle gençlerimizin geleceğini çetin rekabetine hazırlandığını söyleyebilirim. Hangi stadyumda oynarsak oynayalım tam destek almakta bazı sıkıntılarımız oldu, bunu biliyorsunuz. Bazen ne yazık ki bu profili göremedik, ve bazı stadyumlarda bazı oyuncularımızın tedirgin olduğunu da biliyoruz.”
-”MEDYA GELECE?E YÖNEL?K PROJELER?M?ZE MESAFEL? DURDU”-
“Ne yazık ki medya, geleceğe yönelik projelerimize mesafeli durdu. Kaybettiğimiz zaman da hemen manıetleri süsledik. Herhalde normaldir. Devrim yapmaya çalışan herkes gibi ben de hatalar yaptım. Ama bence en büyük hatam inanmak, inanzırmak, kazanmak ve milyonlarca insanı mutlu ederek beklentileri yükseltmek oldu. Sahalarımızda, soyunma odamızda yanl?? ne varsa bunun Milli Takım’a yansımama ?ansı yoktur. Milli Takım, futbolumuzun aynasızır arkadaşlar.”
-”KULÜPLER, M?LL? TAKIMLARIN ALT YAPISI G?B?YD?”-
“Benim futbol oynadığım dönemde uluslararası rekabet dendiğinde önce Milli Takım gelirdi ve kulüp futbolu da Milli Takım’ın alt yapısı gibiydi. Global futbol artınca doğal olarak dengenin Milli Takım alyhine bozulmasını sağladı. Türkiye’de rakamlar artıyor ama bu hiçbir zaman alt yapıya yansımıyor. Türk futbolunun vücudu kocaman ama onu taşıyan bacaklar incecik. Bu da garip bir ?eyin ortaya çıkmasına sebep oluyor.”
-”ALT YAPILARIMIZ ÇOK ZAYIF”-
“Bu alt yapı yoklu?unda doğal olarak 70 milyonluk ülkemizden çıkması gereken yıldız adayları da çıkmıyor. Son zamanlarda yıldız adaylarımız beklentilerin çok altında. Bunların ço?u da Milli Takım’da tanındı. Tam tersi kulüplerde tanınmalıydı. Yabancı oyuncu kriterlerine dikkat etmezsek bu sorun giderek büyüyecek. Takımların ço?u defans ve orta saha göbe?i için yabancıları tercih ediyor. Bu pozisyonlardaki Türk gençleri yeterli süreleri alamıyor bu da Milli Takım’a oyuncu seçenleri zorluyor. Ben Milli Takım hocası olarak yabancıların serbest bırakılmasını söyledim ama kriter istedim her zaman.”
-”YABANCI SERBEST OLMALI AMA KR?TERLER OLMALI”-
“Bunca yabancı transferimize karıın ligimizin toplam kalitesi çok üst düzeyde değil. Kalbur üstü liglerde oynayan futbolcu sayımız çok az. Geçmemiz gereken Bosa’nın bu yıl kadrosuna çaşırdığı 25 oyuncu var 24′ü ülke dığında oynuyor. Belçika’nın bile Avrupa’da oynayan 15 oyuncusu var. Bizim Milli Takım’?mızın 28 oyuncusu ise Süper Lig’den. Türkiye’nin kalitesi yüksek rekabetin zorlu olduğu liglere ihrac ettiği futbolcuların mutlaka artması gerekiyor. Bir görev de futbolcularımızın. Yüzde yüz kararlı ve gitmek konusunda istekli olmaları lazım.”
-”MOT?VASYON ANCAK HAZIRLIKLA BA?ARILI OLUR”-
“Bizde motivasyona sihirli bir görev yüklendi ama dünyaya göre en iyi motivasyon hazırlıktır. Türkiye’de okul ile futbolu bir türlü karde? hale getiremedik. Her zaman söyledim futbol topunu ilk öğretimden içeriye atmamız lazım diye. Belki İstanbul’da deneme yapılan kulüpler olabilir ama düzgün bir adım atılmış değil. Türk futbolcusu algılamada, taktikte Avrupalı meslekta?larının maalesef gerisinde. Futbol sanki bilimden korkuyor böyle olunca bilim futboldan uzak duruyor.”
-”AVRUPA’DAK? TÜRK GENÇLERİN? ?Y? TARAMALIYIZ”-
“Avrupa’da do?muş büyümü? Türk çocukları artık kültürümüze çok uzak. Ço?u anadilimizi de konu?amıyor. Bu çocukların erken ya?ta keşfedilmesi lazım. Son hamlelerimizde rakam arttı ama bu geniş organizasyonu kulüplerimizi de desteklemeli ve 5-6 milyon gencimiz arasından futbolumuza kazanzıracaklarımız yükseltilmeli.”
-”SAKATLIKLAR ?Y? ANAL?Z ED?LMEL?”-
“Artan maç trafiği sakatlıkları da arttırdı. Yumu?ak doku sakatlanmalarında belki de Avrupa lideriyiz. Burada sadece sağlık ekibine bakmak s?ılık olur. Antrenman tesislerinden, antrenmanlara kadar dikkatlice bakılmalı. Nasıl penaltılara gidildiğinde milyonlarca kalp bir arada çarp?yorsa futbolumuzu ileriye taşımak için aynı birlikteli?i sergilememiz lazım.”
-”HASAN DO?AN’I BİR KEZ DAHA RAHMETLE ANIYORUM”-
“Bugüne kadar birlikte çalıştı??mız her başkanıma yöneticime, mesai arkadaşlarımın hepsine çok teşekkür ediyorum. Bu vesileyle Hasan Doğan’? da bir kez daha rahmetle anıyorum.”
-”BU AYRILIK FAZLA UZUN SÜRMEYECEK”-
“Geride bıraktı??mız 4 yılda teknik ekibimde yer alan biraz da olsa az da olsa dostlu?umuzun devam ettiği Mehmet Özdilek’e de ayrıca teşekkür ediyprum. O?uz ile Metin’e gelince. Onlar yine futbolculuklarında oldukları gibi ne kadar vazgeçilmez olduklarını gösterdiler. Karınca gibi sessiz sedasız çal??arak, gelecek için özellikle hazır olduklarını ifade eden mesajlar verdiler. Ürettiklerimizde payı olan herkese çok teşekkür ediyorum. Bizden desteğini esirgemeyen Türk insanına ?ükran borçluyum. Bizi her yerde takip eden siz medya mensuplarına bu ayrıl??ın fazla uzun süremeyeceğini de söylemek istiyorum.”
“Nasılsa bir gün başka bir yerde başka bir durumla beraber oluruz. Hepiniz hakkınızı helal edin.”
-”BEDEN E??T?M? SEÇMEL? OLURSA NASIL SPORCU YET??ECEK”-
“Beden eğitimi seçmeli derse dönüştürüldü. O zaman bu ülkeden nasıl sporcu yeti?ecek. Ben kendi branşımı öne çıkartıyorum ama bu her branı için geçerli. Her Olimpiyat’ın ardından konu?muyor muyuz halimizi!”
“Güzel ayrılmayı becerebilmeyi deniyorum, başaracaşıma inanıyorum. Giderken insanlar güzel gitmeli diye u?raşıyorum.”
-”BA?KA M?LL? TAKIMDA ÇALI?AB?L?R?M, NEDEN OLMASIN”-
“Başka bir Milli Takım’da çal??abilirim. Neden olmasını”
Ne Mahmut Özgener ne de herhangi biriyle TFF’de bir sorunum olmamıştır. Ancak sürece iyi bakmak lazım. Portekiz maçı sonrasına bakmak lazım. Çok çabuk unutuyoruz. Ben maa?tan ondan bundan bahsetmek istemiyorum. Bütün bunlar ve yağananlar Belçika maçı sonrası kararımı erken almama neden oldu. Hiçbir zaman bırakmayacaşım demedim.