
Ünlü İngiliz gazetesi, Türkiye’nin yeni dış politikasına geniş yer verdi.
Gazetenin analizinde Türkiye’nin Balkanlar’dan Bağdat’a kadar eski Osmanlı topraklarında artan etkinli?ine dikkat çekildi. Saygın finans ve siyaset gazetesi Financial Times, dün tam sayfa yayınladığı Türkiye analizinde Türkiye’nin son dönemdeki dış politikasını değerlendirdi. Gazetenin Türkiye muhabiri Delphine Strauss tarafından kaleme alınan “Osmanlı misyonu” başlıklı yazıda ABD Dışiİleri Bakan yardımcısı Philip Gordon’un, “Türkiye’nin Ortadoğu’da daha aktif bir rol üstlenmesine ne ?aşırıyoruz ne de rahatsız oluyoruz” şeklindeki sözlerine de yer verildi. İşte yazıdan satırbaşları:
YEN? ANGAJMAN:
Ankara, yıllarca yüzünü Bat?’ya çevirdikten sonra, bir zamanlar padişahları tarafından yönetilen topraklarla yeniden bütünle?ti. ?ktidardaki Ak Parti, Türkiye’nin, Müslüman dünyasının liderli?inde ve uluslararası diplomasinin en üst kademelerinde yeniden bir yer edinmesi amacıyla Balkanlar’dan Bağdat’a uzanan bu topraklarda yeniden angaje oluyor.
BOYUNU A?MA RİSKİ:
Ancak Müslüman dünyasında liderlik rolü üstlenmeye yönelik aray??, Türkiye açısından kapasitesini zorlayıp “boyunu a?ma” riskini de beraberinde getiriyor. Türkiye kendisini küçük bir ortak olarak gören ülkelerle rekabete giriİmesi durumunda, Ankara’nın Avrupa Birliği’yle sürtü?meleri artabilir. Türkiye’nin Ortadoğu ile ilgili tercihleri, ülkenin kimlik krizine başlı gibi görünüyor. Örne?in batılı diplomatlar, Dışiİleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, Fransa’nın İsrail’le Suriye arasında uzla?ma sağlanmasına yönelik çabalarını desteklemekte isteksiz olmasını not etti.
?RAN SINAVI:
Türkiye dış politikasında bundan sonraki ilk sınav? İran konusunda verecek. Washington ve Brüksel , Erdoğan’a bu konuda baskı yaparak ondan, İran’ın nükleer programını niçin barışçıl bulup desteklediğini açıklamasını isteyebilir. Türkiye’nin diplomatik girişimlerinin hızı ve kapsam?, hem Türk, hem de Batılı gözlemcilerin arasında soru işaretleri yaratıyor. Bu nedenle , yeni politikaların ne ölçüde eski müttefiklerini rahatsız edebileceğini değerlendirmesi gerek.
ZOR TERC?HLER:
Londra merkezli dü?ünce kuruluşu Centre for European Reform’dan Katinka Barysch’e bu durumu ?u sözlerle değerlendiriyor: “AB üyeli?i için müzakereler yapan NATO üyesi Türkiye’nin, ABD ve Avrupa’yla aynı doğrultuda hareket etmesi beklenir. Türkiye ayrıca bölgesel bir güç olarak, bağımsız hareket etmek ve komşularının düşmanlığını kazanmaktan kaçınmak isteyecektir. Ankara’nın, zor tercihler yapmaktan daha ne kadar süre kaçınabilece?i, net değil.”
S?LAHI D?N DE??L:
Türkiye’nin büyüyen ekonomik gücü ve diplomatik kabiliyeti Washington ve diğer başkentlerin karşı karşıya bulunduğu en zorlu sorunlar konusunda etkin olmasına imkan sa?lıyor. Ak Parti’nin açılımında en önemli silah? din değil ticaret. Ortadoğu ile ticaret 2004 yılında yüzde 12.5 iken, 2009’da bu rakam yüzde 20’yi a?t?. Ama diplomatik girişimlerinin hızı ve kapsam?, hem Türk, hem de Batılı gözlemcilerin arasında Türkiye’nin hepsi ile baş edebilmesine ilişkin soru işaretleri yaratıyor.
D?PLOMAS? ?NCEL?KLER?:
Son dönemde Ermenistan, Suriye ve Kuzey Irak gibi önemli dosyalarda adımlar atıldı. Ancak, diplomasi inceliklerini küçümseyen bir başbakan olan Erdoğan, yeni dostluklar kurma potansiyelinin eskilerine zarar verebileceğini gösterdi. İsrail ile ilişkilerin gerilmesine sebep olacak açıklamalar yapt?. Erdoğan’ın İran ile ilgili tutumu da Batılı diplomatlar arasında “kızgınlık” yarattı.
K?ML?K KR?Z?:
Türkiye’nin Ortadoğu ile ilgili tercihleri, doğru veya yanl?? ülkenin kimlik krizine başlı gibi görünüyor. Dini ibadetlerin giderek daha görünür ve kamuoyu daha büyük bir güç haline geldiği bir ülkede dış politikayı elbette ki İslam dünyası ile artan yakınlık şekillendirir. Erdoğan’ın Gazze veya İran’ın hükleer program ile ilgili açıklamaları, sokaktaki görüİlerin hem kabulü hem de güçlendiricisi gibi görünüyor. Dışiİleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Başbakan Erdoğan ile gitti?i Libya’da gazetecilerin sorularını yanıtlarken ‘Yeni Osmanlıcılık’ sözlerini yalanladı: “Bir gazetede, benim ’Yeni Osmanlıcı olduğumuzu’ söylediğim ifade edilmiş. Ben hiçbir zeminde, böyle bir tabir kullanmadım. Bu konuda son derece de hassasiyet gösteriyoruz. Başkaları kullandığında da bunu doğru bulmadığımızı defaatle söyledim. Türkiye Cumhuriyeti modern bir ulus devlet olarak bölgemizdeki ve çevre bölgedeki bütün devletlerle e?it statüde ve onlarla e?itler arası ilişki kuran bir diplomatik anlay??a sahiptir.