
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, ”Bir PKK’lının etkisiz hale getirilmesinin bu ülke insanına maliyeti 10 milyon dolardır. Yani 15 milyon Türk Liras?’dır. Herkes ?apkasını önüne al?p dü?ünmek zorundazır.” dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, ”Demokratik Açılım Projesi”nin bir devlet projesi olduğunu ancak AK Parti Hükümeti eliyle yürütüldü?ünü bildirdi.
Çelik, İstanbul Aydın Üniversitesinde öğrencilere ”Demokratik Açılım Projesi”nin anlattı.
Bir Televizyon programı için çekilen ”Söz Kampüsten ?çeri” programına konuk olan Çelik, millet olmak için tek ?rktan olmak gerekmediğini belirterek millet kavramının ortak bir geçmi?i, ortak bir vatanı , ortak bir gelecek planlaması, ortak değer ve paydaları olan insanların gönüllü birlikteli?inin adı olduğunu söyledi.
Farklı ana diller, farklı etnisiteler, farklı bölgeler, farklı mezhepler olabileceğini ancak bu durumun sizin farklı millet olacağınız anlamına gelmediğini belirten Çelik, demokratik toplumun ço?ulcu toplum olduğunu dile getirdi.
Çelik, AK Parti’nin iktidara geldiğinden bu yana ço?ulcu, demokratik yapıyı peki?tirmek, Cumhuriyeti demokrasiyle peki?tirmek için ortaya konulan hedef doğrultusunda, birçok ?eyin yapıldığını, ancak 4 ay önce bu programın daha sistematik hale getirildiğini söyledi.
Programda soruları yanıtlayan Çelik, ”Bu bir devlet projesi miş yoksa AK Parti’nin kendi inisiyatifiyle geliştirdiği bir durum mudurı” soru üzerine ”Bu bir devlet projesidir. Fakat AK Parti Hükümeti eliyle yürütülmektedir. Olması gereken de budur. Tarihin hiçbir döneminde devlette bu kadar uyum olmamıştır. Bu ülkenin Cumhur başkanı, Meclis Başkanı, Başbakanı, Genelkurmay Başkanı, sivil ve askeri bürokrasisi memleketin kaderiyle ilgili bir konuda hiçbir zaman bu kadar uyum içinde olmamıştır. Bu Türkiye için ?anstır ” diye konuştu.
-TERÖRLE MÜCADELE-
Çelik, ”Demokratik Açılımın” bir ayaşının Türkiye’de demokrasinin ve özgürlüklerin standardını geliştirmek, diğer bir ayaşının ise 25 yıldan beri devam eden terörü bitirmek ve terörle mücadelenin yeni bir safhaya girmesini sağlamak olduğunu anlattı.
Bugüne kadar terörle mücadele denildiği zaman akla hep güvenlik tedbirlerinin geldiğini, sadece polisiye ve askeri tedbirlerle bu mücadelenin yapılamayacağını ifade eden Çelik, bunun ekonomik, siyasi, kültürel, sosyal, psikolojik ve sosyolojik boyutunun olduğunu söyledi.
Çelik, bugüne kadar bir siyasi iradenin bu iş için ”oy” ve ”ele?tiri alırım” kaygısıyla ortaya çıkmadığını ifade ederek, ”Biz bu i?i ne kadar geciktirirsek o kadar daha çok kan kaybederiz. O kadar daha çok kaynak ve enerji kaybederiz” dedi.
?RA’nın Kuzey ?rlanda’daki bir as?rlık faaliyetleri sonucunda ölen insan sayısının bin 800 kişi olduğunu, İspanya’daki ETA terör örgütünün uzun yıllar süren faaliyetleri sonucundaki insan kayb?nın ise sadece 800 olduğunu dile getiren Çelik, ?unları kaydetti:
”Bizim 25 yıllık terör sonucu kaybettiğimiz insan sayısı 40 bin küsurdur. Birçok insanın ocaşına ateş dü?mü?tür. Annelerin gözya?ları sel olmuştur. Babalar evlatsız, çocuklar babasız kalmıştır. Böyle bir durumla karşı karşıyay?z. Türkiye doğrudan 300 milyar dolar bu işe harcamıştır. Bugünkü kurlarla 450 katrilyon. Bugüne kadar ölü ya da sa? etkisiz hale getirilen PKK’lı sayısı yaklaşık 30 bindir. Bir PKK’lının etkisiz hale getirilmesinin bu ülke insanına maliyeti 10 milyon dolardır. Yani 15 milyon Türk Liras?’dır. Herkes ?apkasını önüne al?p dü?ünmek zorundazır.”
-TÜRK?YE’N?N 3 BÜYÜK PROBLEM?-
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, uluslararası diplomaside Türk devlet adamlarının önüne çıkan 3 büyük problem olduğunu, bunların K?brıs meselesi, Ermeni diasporasının propagandaları ve PKK terörü olduğunu söyledi.
Hükümet’in yürüttü?ü aktif bir dış politika sayesinde başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere PKK terör örgütünün lojistik desteğinin kesildiğini ve ona olan sempatinin önemli bir k?smının ortadan kalzırıldığını dile getiren Çelik, Suriye, İran, Irak’la birçok anlaşma yapıldığını hatırlattı.
Çelik, bu çalışmaları sadece polisiye tedbirlerle değil diplomasi, bölgenin ekonomik olarak ayağa kalzırılması ve bölge insanının gönlünü kazanarak yürüttüklerini kaydetti.
Çelik, Habur’dan 34 kişinin gelişindeki görüntülerin herkesi çok rahatsız ettiğini ve bunun kabul edilebilir ve savunulabilir görüntüler olmadığını söyledi.
-SÜREC?N ZORLUKLARI-
Doktorların bir hastayı ameliyat etmesi gerekti?inde narkozun başlı başına bir risk olduğunu, ameliyatın ayrı bir risk olduğunu, sonrasında başka türlü acıların yağanacağını ve ardından iyile?me sürecinin geleceğini anlatan Çelik, şöyle devam etti:
”Ama siz bu risk ve zorlukları göze alamazsanız o hastayı iyile?tiremezsiniz. Türkiye’de maalesef gözümüze ve gönlümüze batan bazı problemler olabilir, ama başkalarının yanl??larından hareket ederek biz doğrularımızdan vazgeçemeyiz. Ülkemiz ve milletimiz adına doğruları yapmaktan vazgeçersek, korkarım ki daha birçok anne a?lamaya devam edecek, daha birçok evladımız toprağa dü?ecek, daha birçok kaynaşımız heba olacak. O yüzden sergilenen olumsuz tablolar nedeniyle bu süreç durduruldu, ama mesele makul bir düzeye geldiği, bu iş güven vermeye başladığı, kötü niyetler ortadan kalkt???, birileri oradan gelişleri zafer sarhoğluşu haline getirmediği zaman bu mesele tekrar değerlendirilir ve tekrar başlatılabilir. Da?dakilerin silahlarını bırak?p normal hayata dönmesi gerekiyor. Elbette lider kadrosu değil, suça bula?mamış olanlar. Bir taraftan da dağa çıkışların engellenmesi gerekiyor.”
-R?SK ALMAK-
Çelik, bu süreçte akıllarını duygularının önüne çıkardıklarını, bazı şeyler gözlerine ve gönüllerine batsa bile sabırlı olacaklarını ve toplum olarak bunun üstesinden gelineceğini anlattı.
”Siyasi ve sosyal problemlere askeri tedbir bulamazsınız” diyen Çelik, siyasi ve sosyal olayların siyasi ve sosyal çözümleri olduğunu vurguladı.
Çelik, ”Hiç kimse Hükümetimizden ?apkadan tav?an çıkarmayı beklemezin. Okus pokus yöntemiyle bu sorunlar hallolmaz. Hükümetimiz, devletimiz doğru yoldazır ve bu süreç devam edecektir”diye konuştu.
Bu sürecin riskleri altında kalmayacaklarını dile getiren Çelik, ”Atatürk’ün Samsun’a çıkması bir risk değil miydiş Ama eğer çıkmasaydı bu iş olmazdı. Eğer risk alan ülke, yönetim, siyasi irade değilseniz hiçbir şey yapamazsınız. Halkımız bu demokratik açılım sürecinin hedefinin sadece Ahmet, Mehmet, Doğu, Güneydoğu olmadığını, 72,5 milyon insanı ilgilendiren bir mesele olduğunu biliyor. Bu iş rayına girdiği zaman da halkımızın bu endi?eleri giderilecektir” dedi.
-”TÜRK?YE’N?N ÜN?TER YAPISI ASLA TARTI?MA KONUSU DE??LD?R”-
Çelik, ”halkın endi?elerinin yanl?? enformasyondan kaynaklandığını” dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
”Bir kara propaganda yapılıyor. Türkiye’nin üniter yapısı asla tartışma konusu değildir. Biz tek devletiz, tek milletiz, tek vatanı mız var. Bayraşımız ay yıldızlı Türk Bayraşı, İstiklal Marşımız da Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşı’dır. Ve resmi dilimiz de Türkçe’dir. Bunlardan taviz verilmesi ve tartışma konusu yapılması asla söz konusu değildir. Terör örgütünün elebaşıyla, illegal örgütlerle AK Parti’nin masaya oturması, birilerinin iddia ettiği gibi mücadelenin bırakıl?p müzakereye geçilmesi de asla söz konusu değildir. Biz legal, me?ru zeminlerde, legal ve me?ru kurumlarla görü?ürüz. Bunu herkesin bilmesi gerekir.”
Çelik, TBMM’deki tartışmadan sonra birçok kişinin endi?elerinin ortadan kalkt???nı , endi?e edenlerin ”çok da endi?e edilecek bir şey yokmu?” noktasına geldiğini anlatarak bu konuda ümitsiz olmadığını, halkın da ümitsiz olmadığına inandığını ifade etti.
Hüseyin Çelik, Türkiye Cumhuriyeti’nde her vatandaşın kendisini ‘öteki hissetmemesi’ gerekti?ini kaydetti.
Türkiye’de seçimlerin zamanında yapılacağını söyleyen Çelik, bir soru üzerine ”Türkiye’de toprak bölünmesi olacaşına asla inanmıyorum. Gönüllerdeki bölünme daha tehlikelidir” dedi.