<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Buraİstanbul.com &#187; Kültür</title>
	<atom:link href="http://www.buraistanbul.com/icerik/kultur/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.buraistanbul.com</link>
	<description>.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 May 2010 08:26:50 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İstanbul 9. AFM Bağımsız Filmler Festivali</title>
		<link>http://www.buraistanbul.com/istanbul-9-afm-bagimsiz-filmler-festivali.html</link>
		<comments>http://www.buraistanbul.com/istanbul-9-afm-bagimsiz-filmler-festivali.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 10:08:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraistanbul.com/?p=4527</guid>
		<description><![CDATA[Bağımsızlar&#8217; geliyor&#8230;İstanbul 9. AFM Bağımsız Filmler Festivali biletleri satışa sunuluyor.Festivali hızla yaklaşıyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın katkılarıyla gerçekleştirilen festival İstanbul’da 11 – 21 Şubat Ankara’da ise 25 ve 28 Şubat’ta gerçekleşecek.
Biletler yine www.mybilet.com’dan satışa sunulacak. İstanbul için 29 – 31 Ocak, Ankara için 12 – 14 Şubat indirimli ön satış tarihleri ile belirlendi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bağımsızlar&#8217; geliyor&#8230;İstanbul 9. AFM Bağımsız Filmler Festivali biletleri satışa sunuluyor.Festivali hızla yaklaşıyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın katkılarıyla gerçekleştirilen festival İstanbul’da 11 – 21 Şubat Ankara’da ise 25 ve 28 Şubat’ta gerçekleşecek.<span id="more-4527"></span></p>
<p>Biletler yine www.mybilet.com’dan satışa sunulacak. İstanbul için 29 – 31 Ocak, Ankara için 12 – 14 Şubat indirimli ön satış tarihleri ile belirlendi. İstanbul’da 1 Şubat, Ankara’da ise 15 Şubat’ta gişelerden bilet satışı başlayacak. Hafta içi gündüz seansları gnctrkcll’lilere özel “bir bilet alana bir bilet bedava” olacak. Gündüz seansları 5 TL olacağından gnctrkcll’liler 2,5 TL’ye filmleri izleyebilecekler.</p>
<p>!f istanbul tanınmış Amerikalı sinema sitesi The Auteurs işbirliği ile bu sene dünyada bir ilke imza atıyor. Festivalin en çok konuşulan beş filmi ilk defa Istanbul ile eş zamanlı Anadolu’da 15, komşu coğrafyalarda ise dört farklı noktada izlenir olacak. “!f²: İstanbul’dan Canlı” adlı bu yeni proje ile sinema salonları olmayan, veya salon olsa bile Festival filmine ulaşamayan bu noktalar kimi şehirde sanat merkezi salonu, kimisinde ise kadın derneğinde gerçekleşiyor.</p>
<p>Festivalin  merakla beklenen filmleri arasında şimdiden Oscar yolu görünen “Yaman Tilki/Fantastic Mr Fox”, “Precious”, “Hizmetçi/The Maid”, “An Education/Aşk Dersi”, “Çılgın Kalp/Crazy Heart”, tek gala olarak festival izleyicisine sunulacak olan Peter Jackson’ın son filmi “Cennetimden Bakarken/The Lovely Bones” ve “Un Prophet / Yeraltı Peygamberi” var. Festivalin çok konuşulacak uluslararası jürisi ise Gael Garcia Bernal’i uluslararası üne kavuşturan Oskar ödüllü “Günah” filminin prodüktörü Daniel Birman Ripstein, Sundance Film Festivali yöneticilerinden Caroline Libresco, NISIMASA’nın kurucusu Matthieu Darras, “Buzdan Hayaller / Nói the Albino” filmiyle tanınan ünlü İzlanda’lı yönetmen Dagur Kári ve ülkemizin en önemli senarist/yönetmenlerinden Ümit Ünal’dan oluşuyor.</p>
<p>Kari, ayrıca çok konuşulan son filmi The Good Heart / İyi Yürek’in Galası’nda hazır bulunacak.</p>
<p>Ayrıntılı bilgi için web adresi: www.ifistanbul.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraistanbul.com/istanbul-9-afm-bagimsiz-filmler-festivali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2. Abdülhamid Han</title>
		<link>http://www.buraistanbul.com/2-abdulhamid-han.html</link>
		<comments>http://www.buraistanbul.com/2-abdulhamid-han.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 13:49:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim Öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraistanbul.com/?p=4510</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı&#8217;nın en çok tartışılan padişahının hayatını anlatan titiz bir araştırma.Sultan II. Abdülhamid’in, 1876’da tahta çıkışıyla başlayan ve 1909’da tahttan indirilmesi ile biten 33 yıllık saltanat devri, Tarihçi Ziya Nur Aksun’un 632 sayfalık bu eseriyle gözler önüne seriliyor.
Reform ve çöküş çağında yüklendiği sorumluluk ve yaptığı hamlelerle son yüz elli yılın en çok tartışılan simalarından biri olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı&#8217;nın en çok tartışılan padişahının hayatını anlatan titiz bir araştırma.Sultan II. Abdülhamid’in, 1876’da tahta çıkışıyla başlayan ve 1909’da tahttan indirilmesi ile biten 33 yıllık saltanat devri, Tarihçi Ziya Nur Aksun’un 632 sayfalık bu eseriyle gözler önüne seriliyor.<span id="more-4510"></span></p>
<p><a href="http://www.buraistanbul.com/wp-content/uploads/imagescacbzt4i.jpg"><img class="size-medium wp-image-4512 alignleft" title="imagescacbzt4i" src="http://www.buraistanbul.com/wp-content/uploads/imagescacbzt4i.jpg" alt="" width="120" height="120" /></a>Reform ve çöküş çağında yüklendiği sorumluluk ve yaptığı hamlelerle son yüz elli yılın en çok tartışılan simalarından biri olan Sultan II. Abdülhamid, yüzlerce hatırat ve tarih kitabındaki bilgilerin mukayesesiyle ortaya çıkan bu çalışmada en ciddi ve dengeli bir üslupla ele alınıyor. Tarihi bir hesaplaşma değil, muhasebe alanı olarak gören Ziya Nur Aksun&#8217;un bu eseri Türk tarihinin temel dinamiklerini anlamak isteyenler için güvenilir bir kaynak ve ideal bir rehber niteliği taşıyor.</p>
<p>“II. Abdülhamid Han” adlı bu eser özellikle, Sultanın tahta çıkar çıkmaz önünde bulduğu anayasa ve I. Meşrutiyet, 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı ve sonrasında yaşanan gelişmeler, Ermeni meselesi ve 31 Mart Olayı gibi konularda farklı kaynaklar ve bakış açıları eşliğinde ayrıntılı bilgiler veriyor.</p>
<p>Eserde ayrıca, Sultan Abdülaziz’in ölümünden 5 yıl sonra kurulan Yıldız Mahkemesi, Düyun-ı Umumiye’nin kurulmasına sebep olan dış borçlar, İngiltere’nin müdahil olduğu Mısır meselesi, 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı ve Jön-Türklerin Avrupa ve Mısır’daki çalışmaları hakkında geniş çaplı bilgi sunuluyor. Erol Kılınç tarafından yayına hazırlanan eserde okuyucuya kolaylık sağlamak için bölümler ve başlıklar düzenlenmiş, resimler eklenmiş ve dizin hazırlanmıştır.</p>
<p>Onun idare ettiği topraklar üzerindeki milletler ve kavimler, onun indirilmesinden sonra, o kadar büyük facialarla karşılaşmışlar ve o derece azap çekmişlerdir ki, Sultan’ın rahat, mes’ûd ve bereketli devrini tatlı bir hâtıra olarak hafızalarında saklamışlardır. Bulgarlar, Rumlar, Arnavutlar, Makedonlar, Sırplar, Ulahlar, bütün Anadolu ve Ortadoğu halklarının hafızaları, hâlâ bu hâtıralarla doludur.</p>
<p>Sultân Hamîd’in en büyük meziyeti, dış politikadaki üstadlığıdır. Berlin Muahedesiyle Türkiye’nin içine düştüğü siyasî tehlikeler, ancak böyle bir politika dehâsıyla durdurulabilmiştir.</p>
<p>Sultan Hamîd, yeni zamanların ve günümüzün en büyük mücâdele vasıtalarından biri olan propaganda silâhını, en ucuz ve müessir bir tarzda kullanan hükümdardır.</p>
<p>Onun devrinde, sayılamayacak kadar çok bina, kışla, mektep, hastahâne, fabrika, şose, telgraf hattı ve demiryolu yapılmıştır. Her halde Sultan Hamîd, kendisinden sonra gelenlerin hâlâ kıramadığı bir rekor tesis etmiş demektir. Sultan’ı, bu icraatıyla, Türkiye ilerlemesinin mühim simalarından biri olarak görmek lâzımdır.</p>
<p>Sultan dış sahnede çok ince bir ihtimaller hesapçısıdır. Karşılıklı kuvvetleri, rekabetlerden istifâde ederek birbirine çatıştırmak, meydana yeni faktörler dikerek saldırgan tasarruflara sed çekmek yolunu bulmuştur.</p>
<p>Osmanlı mirası meselesi bugün de, yeni faktörlerin karışmasına rağmen, dünyayı meşgul eden en mühim problemlerden biridir. Sultan’ın 33 senelik idaresi esnasında bu hususta ektiği birleştirici tohumlar hâlâ mevcuttur ve kendine göre bir tesiri de vardır. İstikbâlin ne olacağı bilinemez. Fakat eski Osmanlı câmiasına dâhil olan memleketlerin kaderi ve geleceği ancak buna benzer bir topluluk ve devlet meydana getirmededir.</p>
<p><strong>Arka kapak yazısından:</strong></p>
<p><strong>D’İSRAELI:</strong> “Abdülhamid ne sefîh, ne müstebid, ne mutaassıp, ne de müfsid bir adam değil, âdil ve memleketini seven bir hükümdardı.”</p>
<p><strong>HUNTINGTON:</strong> “Bosfor’da oturan ihtiyar tikli, dünya çapında bir siyasî” idi.</p>
<p><strong>İNGİLİZ SEFÎRİ O’CONNOR:</strong> “Avrupa’da barışı koruyan adamdır.”</p>
<p><strong>LAMOUCHE:</strong> “Hodbin olmakla beraber zekî, kurnaz ve gâyet çalışkan”dı.</p>
<p><strong>JOAN HASLIP:</strong> “O asla câni ve zâlim değildi; târih bir gün onun, dâima milletinin saâdeti için çalıştığını yazacaktır.”</p>
<p><strong>İNGİLİZ SEFÎRİ LAYARD:</strong> “Çok sevimli, iyi niyetli, doğru sözlü, nâzik ve insanî duygularla mücehhez, tebaasının hayrı için elinden gelen her şeyi zevkle yapmaya hazır bir kimse olarak görünüyordu.”</p>
<p><strong>FRANSIZ ELÇİSİ BOMPARD:</strong> “Sultan Abdülhamid Han, kendisiyle oynanılır bir padişah değildir. Zamanında Avrupa’da onun kadar dış siyasete aşina bir diplomat yoktu…<br />
Büyük feraset sahibi bir diplomat olduğundan, politika işlerini tehlikeli yerlerden geçmeyerek idare ederdi.”</p>
<p><strong>LORD FICHER:</strong> “Üç sene süren Akdeniz Filosu amiralliğim esnasında iki şahsiyete tesadüf etmiştim: Sultan II. Abdülhamid ve Papa XIII. Leon… Şahsen II. Abdülhamid’e karşı derin bir hürmetim vardır. Hâlbuki bizim sefîrimiz, benim görüşüme katılmıyordu. Bu gibi işleri kavramış olanlar, Abdülhamid’in bütün Avrupa’nın en usta ve hızlı düşünen diplomatlarından olduğuna hükmetmekte gecikmez.”<br />
Bu kitap onun 34 yıla yaklaşan hükümdarlığının tenkitli tarihidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraistanbul.com/2-abdulhamid-han.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>New York’ta Beş Minare</title>
		<link>http://www.buraistanbul.com/new-york%e2%80%99ta-bes-minare.html</link>
		<comments>http://www.buraistanbul.com/new-york%e2%80%99ta-bes-minare.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 23:12:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraistanbul.com/?p=4484</guid>
		<description><![CDATA[Mahsun Kırmızıgül ve Haluk Bilginer Brooklyn Köprüsü&#8217;nün altında seccade serip namaz kıldı.New York’ta Beş Minare’ filmi için sarık ve cübbeyle New York sokaklarında dolaştı, Brooklyn Köprüsü’nün altına seccade serip namaz kıldılar.
Oyuncu, yönetmen ve müzisyen Mahsun Kırmızıgül, yazdığı ilk hikâye olan New York’ta Beş Minare’yi 11 yıl aradan sonra sinema filmi haline getiriyor. Filmin tanıtımı için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mahsun Kırmızıgül ve Haluk Bilginer Brooklyn Köprüsü&#8217;nün altında seccade serip namaz kıldı.New York’ta Beş Minare’ filmi için sarık ve cübbeyle New York sokaklarında dolaştı, Brooklyn Köprüsü’nün altına seccade serip namaz kıldılar.<br />
Oyuncu, yönetmen ve müzisyen Mahsun Kırmızıgül, yazdığı ilk hikâye olan New York’ta Beş Minare’yi 11 yıl aradan sonra sinema filmi haline getiriyor. Filmin tanıtımı için Amerika’da özel çekimler gerçekleştirildi. <span id="more-4484"></span><br />
Haluk Bilginer’in bir cemaat liderini canlandırdığı filmde Mahsun Kırmızıgül,Mustafa Sandal, Zafer Ergin, Salih Kalyon, Hüseyin Avni Danyal, Ali Sürmeli, Bora Sivri ve Murat Ünalmış diğer başrolleri paylaşıyor.</p>
<p><strong>İSLAMİ CEMAATLERİ TAKİP ETTİ</strong></p>
<p><a href="http://www.gazeteokuyun.net/wp-content/uploads/083a3e15286b444b18a45ba184368c7f_k.jpg"><img class="size-medium wp-image-65508 alignleft" title="083a3e15286b444b18a45ba184368c7f_k" src="http://www.gazeteokuyun.net/wp-content/uploads/083a3e15286b444b18a45ba184368c7f_k-300x175.jpg" alt="" width="300" height="175" /></a>Bir hafta boyunca Haluk Bilginer ve Mustafa Sandal’la birlikte Amerika’da tanıtım filmi çeken Kırmızgül, New York’ta Beş Minare için tekkeleri gezerek cemaatler hakkında bilgi topladı. Türkiye’de yaşayan İslami cemaatlerin zikir törenlerini izleyen Kırmızıgül’ün, çektiği zikir sahnesinin ise son derece etkileyici olduğu görüldü. Filmde, iki Türk polisini canlandıran Sandal ve Kırmızıgül’ün, FBI’ın yakaladığı Türk kaçakçıyı teslim almak için gittikleri New York’ta yaşadıkları anlatılıyor. Film, 5 Kasım tarihinde gösterime girecek.</p>
<p>GAZETE HABERTÜRK-HT MAGAZİN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraistanbul.com/new-york%e2%80%99ta-bes-minare.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;da müzeler 24.00 saat açık</title>
		<link>http://www.buraistanbul.com/istanbulda-muzeler-2400-saat-acik.html</link>
		<comments>http://www.buraistanbul.com/istanbulda-muzeler-2400-saat-acik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 16:05:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Müze]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraistanbul.com/?p=4415</guid>
		<description><![CDATA[Her köşesinde, kucak açtığı medeniyetlerin izlerini taşıyan İstanbul&#8217;un müzeleri ve tarihi mekanları &#8221;2010 Avrupa Kültür Başkenti&#8221; etkinliklerinin resmi açılış töreninin yapılacağı yarın kapılarını 24.00&#8242;e kadar açık tutacak.
AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, takvimlerin 2010&#8242;u göstermesiyle &#8221;Avrupa Kültür Başkenti&#8221; unvanını taşımaya başlayan İstanbul, yarın akşam Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile 20 ülkeden üst [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her köşesinde, kucak açtığı medeniyetlerin izlerini taşıyan İstanbul&#8217;un müzeleri ve tarihi mekanları &#8221;2010 Avrupa Kültür Başkenti&#8221; etkinliklerinin resmi açılış töreninin yapılacağı yarın kapılarını 24.00&#8242;e kadar açık tutacak.<span id="more-4415"></span></p>
<p>AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, takvimlerin 2010&#8242;u göstermesiyle &#8221;Avrupa Kültür Başkenti&#8221; unvanını taşımaya başlayan İstanbul, yarın akşam Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile 20 ülkeden üst düzey yetkililerin katılımıyla Haliç Kongre Merkezi&#8217;nde gerçekleştirilecek resmi açılış töreniyle etkinliklerine start verecek.</p>
<p>İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansının, İstanbul&#8217;un &#8221;Yedi tepeli&#8221; kent olmasından yola çıkarak, yedi noktasında düzenleyeceği etkinliklerle İstanbullular, &#8221;2010 Avrupa Kültür Başkenti&#8221; unvanını kutlayacak.</p>
<p>Etkinlikler kapsamında yarın akşam kentte kesintisiz sanat imkanı sunulacak. Bu özel gece için İstanbul&#8217;da birçok müze, saat 24.00&#8242;e kadar kapılarını açık tutacak.</p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Ayasofya Müzesi, Arkeoloji Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ile İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi yarın saat 24.00&#8242;e kadar gezilebilecek.</p>
<p>Milli Saraylar Daire Başkanlığına bağlı Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Maslak Kasrı, Ihlamur Kasrı, Küçüksu Kasrı ve Florya Atatürk Köşkü, Harbiye&#8217;deki Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığına bağlı Askeri Müze, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ&#8217;ye bağlı Yerebatan Sarnıcı Müzesi, Miniatürk ve Panorama 1453 Müzesi de saat 24.00&#8242;e kadar görülebilecek.</p>
<p>Aralarında Rahmi Koç Müzesi, Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul Modern Sanat Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, İstanbul Oyuncak Müzesi&#8217;nin de bulunduğu özel müzeler de kapılarını 24.00&#8242;e kadar açık tutacak.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraistanbul.com/istanbulda-muzeler-2400-saat-acik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;un tam 500 yıllık haritası</title>
		<link>http://www.buraistanbul.com/istanbulun-tam-500-yillik-haritasi.html</link>
		<comments>http://www.buraistanbul.com/istanbulun-tam-500-yillik-haritasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 15:51:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Müze]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraistanbul.com/?p=4412</guid>
		<description><![CDATA[&#8221;İstanbul Haritaları 1422-1922&#8221; kitabının tanıtımı ve kitaptan seçilen nadide haritaların yer aldığı serginin açılışı 19 Ocakta Rahmi Koç Müzesi&#8217;nde yapılacak.
2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul&#8217;un, 1422-1922 yılları arasını kapsayan haritalarının toplandığı kitap, Ağaoğlu Şirketler Grubunun desteğiyle Dr. Ayşe Yetişkin Kubilay tarafından yazıldı.
Bir grup İstanbul sevdalısının kişisel birikimleri, yıllar süren özel çabalarıyla hazırlanan ve 100 haritadan oluşan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8221;İstanbul Haritaları 1422-1922&#8221; kitabının tanıtımı ve kitaptan seçilen nadide haritaların yer aldığı serginin açılışı 19 Ocakta Rahmi Koç Müzesi&#8217;nde yapılacak.<span id="more-4412"></span></p>
<p>2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul&#8217;un, 1422-1922 yılları arasını kapsayan haritalarının toplandığı kitap, Ağaoğlu Şirketler Grubunun desteğiyle Dr. Ayşe Yetişkin Kubilay tarafından yazıldı.</p>
<p>Bir grup İstanbul sevdalısının kişisel birikimleri, yıllar süren özel çabalarıyla hazırlanan ve 100 haritadan oluşan kitabın tanıtımı 19 Ocakta yazarı Dr. Ayşe Yetişkin Kubilay, yayımcı Denizler Kitabevinin editörü Ülkem Özge Sevgilier, kitabın danışmanı Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu&#8217;nun katılımıyla Rahmi Koç Müzesi&#8217;nde gerçekleştirilecek.</p>
<p>Toplantı sonunda &#8221;İstanbul Haritaları 1422-1922&#8221; kitabından seçilen nadide haritaların yer aldığı sergi de sanatseverlerle buluşacak.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraistanbul.com/istanbulun-tam-500-yillik-haritasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kültür Başkenti olmanın 10 faydası</title>
		<link>http://www.buraistanbul.com/kultur-baskenti-olmanin-10-faydasi.html</link>
		<comments>http://www.buraistanbul.com/kultur-baskenti-olmanin-10-faydasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 15:39:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müze]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraistanbul.com/?p=4407</guid>
		<description><![CDATA[AB&#8217;ye aday olmayan bir ülkenin kültür başkenti çıkarması zor iş. Ve İstanbul, bu şartlarda başkentliğe kabul edilen son şehir. Peki bunun bize ne faydası var?
Gülüm Dağlı&#8217;nın haberi
Projenin eski yürütme kurulu başkanı Nuri Çolakoğlu soruları yanıtladı
İstanbul bugün resmen Avrupa Kültür Başkenti oldu. Peki bunun bize faydası ne? Benzer bir soru, basın toplantısında başbakana yöneltildi:
&#8220;Kültür başkenti olmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AB&#8217;ye aday olmayan bir ülkenin kültür başkenti çıkarması zor iş. Ve İstanbul, bu şartlarda başkentliğe kabul edilen son şehir. Peki bunun bize ne faydası var?<span id="more-4407"></span></p>
<p><strong>Gülüm Dağlı&#8217;nın haberi</strong></p>
<p>Projenin eski yürütme kurulu başkanı Nuri Çolakoğlu soruları yanıtladı</p>
<p>İstanbul bugün resmen Avrupa Kültür Başkenti oldu. Peki bunun bize faydası ne? Benzer bir soru, basın toplantısında başbakana yöneltildi:</p>
<p>&#8220;Kültür başkenti olmak İstanbul&#8217;a ne kazandıracak?&#8221; Başbakan gülerek, &#8220;İstanbulumuzu dünyaya kazandıracağız&#8221; diye cevap verdi. Bu yanıttan çok şey anlamayanlar ve &#8220;Şimdi ne olacak?&#8221; diyenler için bir rehber hazırladık. İşte 2010 Kültür Başkenti olmanın 10 faydası.</p>
<p>Yürütme Kurulu Başkanı Nuri Çolakoğlu, “AKM’yi iyileştirip güncel teknolojilerle donatılacak ve şehrin yeni salonlara kavuşmasına katkıda bulunulacak&#8221; diyor.</p>
<p>İBB Başkanı Kadir Topbaş, &#8220;Yenikapı’daki metro kazısında çıkan arkeolojik bulguları Brüksel’de sergileyeceğiz&#8221; diyor.<br />
Kentsel dönüşüm projeleri kentin çehresini değiştirirken, İstanbulluların da yaşam kalitesini yükseltecek.</p>
<p>İstanbullular böylece yaşadıkları şehrin tarihi ve kültürel değerlerini daha yakından tanıma şansı bulacak.</p>
<p>İBB Başkanı Kadir Topbaş, &#8220;23 bin yataklı otel inşaatları devam ediyor. İşsiz olan iş bulabilecek. 23 bin yatak, çarpı üç, 69-70 bin insana iş imkanı demektir.</p>
<p>Turizm aktivitesi olmasa iş istihdamının da doğması beklenemezdi” diyor.</p>
<p>Başbakan Erdoğan, İstanbul&#8217;un Kültür Başkenti olmasının Avrupa açısından da önemli olduğunu söylüyor: “İstanbul, Avrupa&#8217;yla bir bağ kuracak.</p>
<p>Sürdürülebilir pek çok projeyle Avrupa&#8217;nın önemli cazibe merkezlerinden biri haline getirilecek.&#8221;</p>
<p>Koordinasyon Kurulu Başkanı Hayati Yazıcı, &#8220;İstanbul’u güçlü ve zengin tarihi nedeniyle yarının en etkin kentlerinden biri yapmak bizlerin asıl önemli misyonu olmalı.</p>
<p>Avrupa Kültür Başkenti projesi kapsamında, İstanbul’un tarihi dokusunu ve değerlerini gün ışığına çıkarmak ve kültürel çeşitliklilerin artmasını sağlamak adına uygulama projeleri hayata geçireceğiz.&#8221;</p>
<p>Yeni açılacak sergi, konser, gösteri alanları sadece şehir merkezinde değil, uzak kalan semtlerde de faaliyet gösterecek. Proje kapsamında şehrin neredeyse her semtinde çeşitli etkinlikler düzenlenecek.</p>
<p>Yanından geçerken fark etmediğimiz tarihi yapılar canlanıyor, yollar yeniliyor, alt yapı yeniden düzen-leniyor. İstanbul&#8217;un Kültür Başkenti olması, altyapı projelerinin de hemen tamamlanmasını gerektiriyor.</p>
<p>Milliyet Cadde</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraistanbul.com/kultur-baskenti-olmanin-10-faydasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul Topkapı Panaroma Müzesi</title>
		<link>http://www.buraistanbul.com/istanbul-topkapi-panaroma-muzesi.html</link>
		<comments>http://www.buraistanbul.com/istanbul-topkapi-panaroma-muzesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 15:23:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oguzhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müze]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraistanbul.com/?p=4338</guid>
		<description><![CDATA[Fatih’in İstanbul’u nasıl fethettiğini gösteren Panorama 1453 Tarih Müzesi, büyük ilgi görüyor. 3 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulu müzede resmedilen 10 bine yakın figür, izleyenleri Mehter Marşı eşliğinde 29 Mayıs 1453′e götürüyor.
1      Yaklaşık üç hafta önce, eski Topkapı otogarının bulunduğu alanda açılan Panorama 1453 Tarih Müzesi, Fatih Sultan Mehmet’in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Fatih’in İstanbul’u nasıl fethettiğini gösteren Panorama 1453 Tarih Müzesi, büyük ilgi görüyor. 3 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulu müzede resmedilen 10 bine yakın figür, izleyenleri Mehter Marşı eşliğinde 29 Mayıs 1453′e götürüyor.<span id="more-4338"></span><br />
1      Yaklaşık üç hafta önce, eski Topkapı otogarının bulunduğu alanda açılan Panorama 1453 Tarih Müzesi, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u nasıl fethettiğini çarpıcı bir çalışmayla gösteriyor ve dünyadaki ilk tam panoramik müze olma özelliğini taşıyor. Yani buradaki devasa resim çalışması, 360 derecelik bir alana yayılarak, yukarıdan, sağdan ve soldan, izleyenin hangi yöne baksa bir parçasını görebildiği bir çalışma. Biraz sonra burada bu müzenin özelliklerini okuyacaksınız ama şimdiden söyleyelim, bu müze, içine girdiğinizde, kendiniz görmeden kesinlikle hissedemeyeceğiniz bir duygu oluşturuyor insanda.<br />
Merdivenlerden çıkarak ulaştığınız alanda önce açık havaya çıktığınızı sanıyorsunuz, çünkü ilk gördüğünüz şey 29 Mayıs 1453 sabahının gökyüzü manzarası. Hava güneşli, bulutların arasından ışık hüzmeleri süzülüyor. Sonra sırayla surları, surlara tırmanan askerleri, süvarileri, Mehter Takımı’nı, İstanbul’u ve bir ağacın altında, atının üzerinde Fatih Sultan Mehmet’i görüyorsunuz. Çevresinde, savaşın beyin takımıyla birlikte. Bir yandan Mehter Marşı, bir yandan top sesleri ve orijinallerinin replikaları olarak hazırlanmış maket toplar, oklar, kılıçlar, kazma küreklerle kendinizi bir savaşın ortasında buluyor, az sonra ‘Allah Allah!’ nidaları duyacakmış hissine kapılıyorsunuz. Ve Osmanlı’nın İstanbul’a giriş anını yaşıyorsunuz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından işletilen Panorama 1453 Tarih Müzesi, dünyadaki tek tam panoramik müze olma özelliğini taşıyor. İstanbul’un fethedildiği ve Fatih’in otağını kurduğu alanda, yani eski Topkapı Otogarı’nın bulunduğu yerde kurulan müze, o alanın Topkapı Kültür Parkı’na dönüştürülmesi sonucu yapılmış.<br />
Kültür A.Ş. Genel Müdürü Nevzat Bayhan “Dünyada şu anda 30 kadar panoramik müze var. Bu müzeler, genellikle tarihteki önemli olayları tablolaştırmak için yapılmış. Bu panoramaların çoğu, 1800′lü yıllarda yağlıboya tekniğiyle ve olayın geçtiği yerde yapılmış. Müzelerin bazıları yatay, bazıları da dikey olarak yarım panoramik özellikte. İstanbul 1453 Panoramik Müzesi’nin farkı ise hem yatay hem de dikey olarak tam panoramik olması. Gökyüzü de kubbesel olarak kesintisiz ve resmin üst bölümünü kapatıyor. Resim tam çerçevesiz ve sınırsız,” diyor. 3 bin metrekarelik bir alan içerisinde çerçevesi, yani sınırları olmayan 360 derecelik bir resim düşünün. Resmin en temel özelliği, ona baktığınızda üç boyut etkisi uyandırması. Bu çalışmada, resmin bittiği yer diye bir şey olmadığı için, resme bakan kişi önce eserin gerçek boyutlarını kavrayamıyor ve şaşırıyor. Üç boyut etkisinin sağlanması için izleyici resme ancak 14 metre uzaklıktaki bir platformdan bakıyor. Resmin 650 metrekarelik alanı gerçekten üç boyutlu ve alanda, kuşatmada kullanılan topların, top arabalarının, barut fıçılarının imitasyonları bulunuyor.<br />
2 bin 350 metrekarelik iki boyutlu resim alanı ise üç boyutlu bölgenin hemen arkasından başlıyor. Çalışma, birebir insan büyüklüğünden başlayıp, bütün detaylarıyla işlenerek ufka doğru küçülüyor. Eserdeki figürlerin sayısı ise 10 bin civarında. Bu arada müzeye girişte, esas resmin bulunduğu alana çıkmadan önce fethin tarihçesini okuyarak ve çizimler görerek bir ön bilgi de ediniyorsunuz.<br />
Panorama 1453 Tarih Müzesi, her gün 09.00-17.00 saatleri arasında gezilebilecek. Müze öğrenciler için ücretsiz, yetişkinler içinse 5 TL.<br />
Tel:   (0212) 415 14 53</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraistanbul.com/istanbul-topkapi-panaroma-muzesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cengiz Han&#8217;ın torunu Güyük Han Papa&#8217;ya tehdit mektubu</title>
		<link>http://www.buraistanbul.com/cengiz-hanin-torunu-guyuk-han-papaya-tehdit-mektubu.html</link>
		<comments>http://www.buraistanbul.com/cengiz-hanin-torunu-guyuk-han-papaya-tehdit-mektubu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 07:30:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraistanbul.com/?p=4267</guid>
		<description><![CDATA[Vatikan 1000 yıllık gizli belgelerini açtı. Cengiz Han&#8217;ın torunu Güyük Han&#8217;ın 1246da Papa Dördüncü Innocentiusa yazdığı mektupta, Bizzat gelip saygı sunmazsan, düşmanımız olacaksın dediği ortaya çıktı&#8230;
Bilim insanlarının girişine 1881den bu yana zaman zaman izin verilse de kamuoyuna hiç açılmayan Vatikan gizli arşivlerinin bir bölümü ilk kez gün ışığına çıktı. Vatikanın gizli arşivlerinde yer alan ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vatikan 1000 yıllık gizli belgelerini açtı. Cengiz Han&#8217;ın torunu Güyük Han&#8217;ın 1246da Papa Dördüncü Innocentiusa yazdığı mektupta, Bizzat gelip saygı sunmazsan, düşmanımız olacaksın dediği ortaya çıktı&#8230;<span id="more-4267"></span></p>
<p>Bilim insanlarının girişine 1881den bu yana zaman zaman izin verilse de kamuoyuna hiç açılmayan Vatikan gizli arşivlerinin bir bölümü ilk kez gün ışığına çıktı. Vatikanın gizli arşivlerinde yer alan ve kiminin tarihi 1000 yıl geriye giden tomarlar, parşömenler ve deri kaplı ciltlerin yüksek kaliteli kopyaları kitaplaştırıldı.</p>
<p><a href="http://www.buraistanbul.com/wp-content/uploads/turks4.jpg"><img class="size-medium wp-image-4269 alignleft" title="turks4" src="http://www.buraistanbul.com/wp-content/uploads/turks4-300x276.jpg" alt="" width="300" height="276" /></a><strong>Kızılderililerden teşekkür</strong></p>
<p>Kitapta yer alan 105 belgenin 19u daha önce kamuoyuna hiç açıklanmamış olayları içeriyor.<br />
Bunlardan en dikkat çekici olanı ise Büyük Moğol imparatoru Cengiz Hanın torunu Güyük Hanın, Papa 4. Innocenta yazdığı 1246 tarihli mektup. Güyük Han, Papanın bağlı krallarla Orta Asyaya gelip bağlılığını bildirmesini istiyor. Güyük Han davete icap edilmemesi halinde Düşmanımız olacaksınız uyarısında bulunuyor.<br />
Alışılmışın dışında mektuplardan biri de, Kanadalı Ojibwe Kızılderililerinin Papa 13. Leoya yazdıkları mektup. 1887nin mayıs ayında, tarihi çimenlerin çok olduğu, çiçeklerin açtığı ay olarak düşülen mektupta, Duanın Büyük Şefine (Papa) bize bir dua şefi (piskopos) tayin ettiği için teşekkürlerimizi sunarız deniyor.</p>
<p><strong>Michelangelo: Paramı verin</strong></p>
<p>Kitap Roma Katolik Kilisesinin bilim dünyası ve sanata karşı hasmane tutumunu da belgeliyor. Galileo, Erasmus, Voltaire ve Mozartla yapılan yazışmalar bunu gösteriyor. 1550 tarihli bir mektupta ise Rönesans döneminin ünlü ressam ve mimarı Michelangelo, Papalıktan 3 ay geciken ücretini talep ediyor.</p>
<p><strong>Hitlere de mektup gitmiş</strong></p>
<p>Belgelerin bazıları gayet iyi biliniyor. İngiliz din adamları, Papa 7. Clementten Kral 8. Henrynin Aragonlu Catherinele evliliğini iptal etmesini talep ediyor. Papanın bu talebi reddetmesi sonrası 8. Henry Anglikan Kilisesini kurarak Vatikandan ayrılmıştı. Belgeler arasında Hitlere başbakanlığa seçilmesi sonrası Papa 11. Piusdan yazılan 1934 tarihli bir mektup da bulunuyor.<br />
(Hürriyet)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraistanbul.com/cengiz-hanin-torunu-guyuk-han-papaya-tehdit-mektubu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;a Simgesel Gösteri Merkezi</title>
		<link>http://www.buraistanbul.com/istanbula-simgesel-gosteri-merkezi.html</link>
		<comments>http://www.buraistanbul.com/istanbula-simgesel-gosteri-merkezi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 11:24:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraistanbul.com/?p=4242</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Erdoğan Yer arayışı sürüyor
Anadolu Ateşi Dans Topluluğu Genel Sanat Yönetmeni Mustafa Erdoğan, İstanbul&#8217;un, 2010 Kültür Başkenti unvanına yakışır bir gösteri merkezine ihtiyaç duyduğunu bildirdi.
Troya gösterisi için Ankara&#8217;da bulunan Erdoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul&#8217;da İstanbul Gösteri Merkezi&#8217;nin yanmasının ardından ciddi bir sorun yaşandığını,Troya gösterisinin bu merkezin yanmasının ardından İstanbul&#8217;da sahnelenemediğini söyledi.
2010 Kültür Başkenti seçilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mustafa Erdoğan Yer arayışı sürüyor</strong></p>
<p>Anadolu Ateşi Dans Topluluğu Genel Sanat Yönetmeni Mustafa Erdoğan, İstanbul&#8217;un, 2010 Kültür Başkenti unvanına yakışır bir gösteri merkezine ihtiyaç duyduğunu bildirdi.</p>
<p>Troya gösterisi için Ankara&#8217;da bulunan Erdoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul&#8217;da İstanbul Gösteri Merkezi&#8217;nin yanmasının ardından ciddi bir sorun yaşandığını,Troya gösterisinin bu merkezin yanmasının ardından İstanbul&#8217;da sahnelenemediğini söyledi.</p>
<p>2010 Kültür Başkenti seçilen İstanbul&#8217;un büyük bir gösteri merkezine ihtiyacı olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;2010 Kültür Başkenti İstanbul&#8217;un simgesel bir gösteri merkezine ihtiyacı var. Bu gösteri merkezi, deniz kenarında, İstanbul&#8217;un tarihi dokusuna uygun ve simge olabilecek bir gösteri merkezi olmalıdır. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay&#8217;a ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş&#8217;a da bu ihtiyaçtan bahsettim. Önümüzdeki günlerde bu konuyla ilgili somut adımlar atılacağını düşünüyoruz. Yapılacak merkezin İstanbul&#8217;un sembollerinden birine dönüşmesini istiyoruz. Mimari konseptiyle ve içeriğiyle ilk kez denenecek teknikleriyle İstanbul&#8217;a özgü bir tiyatro merkezi olmasını istiyoruz. Bu projeye Kültür Bakanlığı büyük ilgi gösterdi. Yer arayışı sürüyor.&#8221;</p>
<p>Mustafa Erdoğan, gösteri merkezinin mutlaka deniz kenarında ve İstanbul manzarasına hakim bir yerde olması gerektiğinin altını çizerek, &#8221;Merkezin Haliç veya Boğaz&#8217;da olmasını istiyoruz. Tarihi yarım adayı gören bir açıda olması gerekiyor. Gösteri merkezine denizden ulaşımın sağlanması gibi detaylar var. Bu merkeze gelecek olan davetliler, önce İstanbul&#8217;un havasını soluyacaklar, ardından gelip burada İstanbul Dreams&#8217;i izleyecekler. Bu çok ciddi bir proje. Kültür Bakanımız Ertuğrul Günay bu konuyla yakından ilgileniyor. Şu an proje için yer aranıyor bildiğim kadarıyla, yakın zamanda sonuç alınacağını düşünüyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Troya&#8217;nın Ankara turnesine de değinen Erdoğan, Ankara&#8217;da gerçekleştirdikleri 5 gösteriyi yaklaşık 13 bin sanatseverin izlediğini, Türkiye turnesi kapsamında ilk kez Ankaralı seyircilerle buluştuklarını vurguladı.</p>
<p>Erdoğan, Troya&#8217;nın büyük ve kapsamlı bir gösteri olması nedeniyle, her gösteri merkezinde oynanamadığına dikkati çekerek, &#8221;Türkiye&#8217;de genel bir tiyatro sıkıntısı var. Bu çaptaki oyunları sergileyebileceğiniz yerler çok az. Ankara&#8217;ya 2 yeni gösteri merkezinin yapılacağını duyduk. Onlar bittiğinde tekrar Ankara&#8217;ya gelip orada oynamak isteriz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraistanbul.com/istanbula-simgesel-gosteri-merkezi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cem Yılmaz Yahşi Batı galasını Kanyon AVM&#8217;de yaptı</title>
		<link>http://www.buraistanbul.com/cem-yilmaz-yahsi-bati-galasini-kanyon-avmde-yapti.html</link>
		<comments>http://www.buraistanbul.com/cem-yilmaz-yahsi-bati-galasini-kanyon-avmde-yapti.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 08:37:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraistanbul.com/?p=4228</guid>
		<description><![CDATA[Senaryosunu Cem Yılmaz&#8217;ın yazdığı, yönetmenliğini Ömer Faruk Sorak&#8217;ın yaptığı &#8221;Yahşi Batı&#8221; filminin galası yapıldı. Galada Cem Yılmaz&#8217;dan peş peşe espriler geldi.
Cem Yılmaz ve Ömer Faruk Sorak ile oyuncular Ozan Güven, Demet Evgar ve Özkan Uğur, Kanyon AVM Cinebonus sinemalarındaki gala gösterimi öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Yılmaz, filmlerin konularının bazen evrensel, bazen lokal olabildiğini belirterek, &#8221;Bu, onların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Senaryosunu Cem Yılmaz&#8217;ın yazdığı, yönetmenliğini Ömer Faruk Sorak&#8217;ın yaptığı &#8221;Yahşi Batı&#8221; filminin galası yapıldı. Galada Cem Yılmaz&#8217;dan peş peşe espriler geldi.<span id="more-4228"></span></p>
<p>Cem Yılmaz ve Ömer Faruk Sorak ile oyuncular Ozan Güven, Demet Evgar ve Özkan Uğur, Kanyon AVM Cinebonus sinemalarındaki gala gösterimi öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p>
<p>Yılmaz, filmlerin konularının bazen evrensel, bazen lokal olabildiğini belirterek, &#8221;Bu, onların kaliteleriyle ilgili fikir vermez. Bir İngiliz, bir Amerikalı da gayret ederse bizim filmlerimizi anlayabileceğini düşünüyorum. Biz nasıl Avatar&#8217;ı anlamak için gayret gösteriyorsak&#8230; En azından gözlük takıyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Tür problemi olmadığını, iyi film yapmaya çalıştığını belirten Yılmaz, eğlenceli bir komedi filmi yaptıklarını söyledi.</p>
<p>Bir gazetecinin, &#8221;Neden hep aynı oyuncuları seçiyorsunuz?&#8221; sorusu üzerine Yılmaz, &#8221;Biz henüz birbirimize o kadar da doyamadık. Bizim şu ana kadar 40 film yapmamız lazımdı, ağırdan alıyoruz, işin başındayız&#8221; diye espri yaptı.</p>
<p>Bir başka soru üzerine, Mazhar Alanson ile iki film yaptıklarını anımsatan Yılmaz, &#8221;Yine yaparız, eğer sinemayı bırakmadıysa&#8221; dedi.</p>
<p>Cem Yılmaz, &#8221;Bazı filmler az bütçeyle çekiliyor, ama büyük bir gişe başarısı yakalıyor. Siz ise maliyetli bir film yaptınız, iyi bir ciro elde edemezseniz hayal kırıklığına uğrar mısınız?&#8221; sorusuna, &#8221;Hayır, bu bizim elimizde olan bir şey değil. Fikrinizin ne kadar pahalıya gerçekleşeceğini niyetlendikten sonra öğreniyorsunuz. Bu, filmi yapmamızdan vazgeçirmez. Bu, seyircinin problemi, bizim değil&#8221; yanıtını verdi.</p>
<p>Yeni bir film projesi olup olmadığının sorulması üzerine Yılmaz, &#8221;Yeni bir proje var ama bu arkadaşlarla çalışmıyorum&#8221; diyerek esprili bir yanıt verdi.</p>
<p>Uğur Yücel&#8217;in son filmi &#8221;Ejder Kapanı&#8221;nın da vizyona gireceğini anımsatan Yılmaz, işini iyi yapan arkadaşlarına her zaman saygı duyduğunu ve sevdiğini söyledi.</p>
<p>Bir gazetecinin, önümüzdeki günlerde Recep İvedik&#8217;in son filminin de vizyona gireceğini belirterek, &#8221;İki filmin gişede yarışacağı söyleniyor&#8221; demesi üzerine Yılmaz, &#8221;Bu, bizim dışımızda yaşatılan bir konu. Bu, seyirciyi ilgilendiren bir konu. Bu konuda yorum yapmaya ne boş vaktim var, ne de kafamda yer ayırıyorum. Böyle bir konu yok benim için&#8230; Böyle bir rakip, &#8216;Bu, bunu geçti&#8217; gibi bir konu yok&#8221; dedi.</p>
<p>&#8221;Ülkenin en komik insanı Cem Yılmaz mı?&#8221; şeklindeki soruya Yılmaz, &#8221;Ben, memleketin en komik insanı olmakla ilgili bir yarışma varsa, ona katılmıyorum&#8221; yanıtını verdi.</p>
<p>Filmin sadece kovboy filmi olmadığını, başka unsurlar da içerdiğini dile getiren Yılmaz, filme 7 yaş sınırı getirildiğini bildirdi.</p>
<p>Filmin adının anılmasının şahısların anılmasından daha önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, herkesin kabiliyeti ve emeği oranında filme dahil olduğunu, filmlerin bir kıymeti olması için çabaladıklarını anlattı.</p>
<p>Aralarında hiyerarşik bir düzen olmadığını kaydeden Yılmaz, &#8221;Mesela Ozan Güven bir film yapsın da oynayalım diye can atıyoruz. Hepsi birbirinden kıymetli, birbirini ve işini seven insanlarla çalışmak çok güzel&#8221; dedi.</p>
<p>Yılmaz, bir gazetecinin &#8221;Nuri Bilge Ceylan, Cannes Film Festivali&#8217;nde &#8216;En İyi Film&#8217; ödülü aldı, Mahsun Kırmızıgül&#8217;ün filmi Oscar aday adaylığına seçildi. Sizin böyle bir çabanız olacak mı?&#8221; sorusunu şöyle yanıtladı:</p>
<p>&#8221;Başka filmlerin yanında komedi filmlerinin işi festivallerde zordur, adaylıkları da nadirdir. Önemli olan iyi film yapmak. Yurt içinde de önemli festivaller var. Bunlar kıymetli şeyler, onları bayındır hale getirelim de benim için Oscar, yayınlandığı zaman televizyondan geç saatlerde izlediğim bir aktivite olarak durabilir.&#8221;</p>
<p>Cem Yılmaz, bir soru üzerine, Fatih Akın&#8217;ın son filmi &#8221;Soul Kitchen&#8221;ı izlemediğini ifade ederek, &#8221;Fatih Akın hepimizin gururu&#8221; dedi.</p>
<p>Filmin galasına, Yılmaz Erdoğan, Demet Akbağ, Pınar ve Yağmur Atacan, Kenan Doğulu&#8217;nun da aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı da katıldı.</p>
<p>&lt;strong&gt;FİLM 1 OCAKTA VİZYONA GİRECEK&lt;/strong&gt;</p>
<p>Senaryosunu Cem Yılmaz&#8217;ın yazdığı, yönetmenliğini Ömer Faruk Sorak&#8217;ın üstlendiği film, 1 Ocak 2010&#8242;da vizyona girecek.</p>
<p>Filmde Cem Yılmaz, Ozan Güven, Demet Evgar, Özkan Uğur, Zafer Algöz, Dilek Çelebi, Ferdi Sancar, İştar Gökseven, Demet Tuncer, Kaan Öztop, Mehmet Polat rol alırken, Süleyman Turan, Yılmaz Köksal, Uğur Polat, Cansu Dere, Mazlum Çimen ve Tuncay Özinel konuk oyuncu olarak izleyici karşısına çıkacak.</p>
<p>1800&#8242;lü yılların sonunda iki Osmanlı&#8217;nın dönemin padişahı tarafından gönderildikleri Amerika görevi sırasında başlarına gelen olayların anlatıldığı komedi Western türündeki film, Türkiye ile aynı anda Almanya, Hollanda, Belçika, İsviçre, Avusturya, Danimarka, İngiltere ve Fransa&#8217;da vizyona girecek.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraistanbul.com/cem-yilmaz-yahsi-bati-galasini-kanyon-avmde-yapti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
