
Kız Kulesi aşkın sembolü olarak Türkiyeye mal olmuş bir mekan. Resimlerine bakarak bile insanın duyguları şaha kalkar ki bir de hikayesini duyunca bam telimize dokunan Kız Kulesi.. sevdalı yüreklerin aşklarını haykırdığı yeri gelince romantizmin odak noktası seçilen ya da evlilik tekliflerine mekan seçilen Kız Kulesi… Dünyada eşi benzeri olmayan yapılar arasında yerini haklı gururyla edinmiş olan bu yapı Asya ile Avrupa’nın birlerştiği bir yerde boğazın ortasına kurulmuştur şahane görüntüsüyle.
Üsküdar’da Bizans devrinden kalan tek eserdir. M.Ö. 2475 yıllarına kadar uzanan tarihi bir geçmişe sahip olan kule, Karadeniz’in Marmara ile kucaklaştığı yerde minicik bir ada üzerinde kurulmuştur. Tarihi yarımadayi Üsküdar kıyılarından seyretmeyi sevenler, İstanbul panoramasının Kız Kulesi’yle nasıl bir renk ve canlılık kazandığını bilirler. Tarihin eski dönemlerinden beri bilinen bir mevki olan Kız Kulesi, sadece estetik zerafetiyle değil, efsaneleri ve anılarıyla da İstanbul’u zenginleştiriyor.
Kız Kulesi 2000 yılında restore edilerek, ziyarteçilerini lezzetli yemekler ve içecekler eşliğinde zaman geçirebileceği bir mekân haline dönüştürülmüştür. Kız Kulesin’de; kahvaltı, Fast Food tarzı yiyeceklerin yanı sıra asma katta belirli saatlerde yemek servisi alabiliyorsunuz. Kız Kulesi’ne ulaşım Salacak ve Ortaköy’den sandallarla yapılmaktadır.
Kız Kulesi’nin tarihi:
Kurulduğu yıllarda yani M.Ö. 341 yılında anıt mezar olarak kullanılan Kız Kulesi M.Ö. 410 yılında boğazın girişini kontrol etmek amacıyla kullanılmaya başlandı, Sarayburnu’ndan getirilen zincirler kuleye ve boğazın girişine bağlanarak gerdirildi böylece boğazdaki giriş ve çıkışlar kontrol altında tutulmaya başlandı. M.S. 1100 yıllarında inşa edilen kule kısmı İstanbul’un fethine kadar boğazı savunacak bir kule olarak kullanıldı adı o zamanlar Arcla idi.
İstanbul’un fethinin ardından gösteriş amaçlı kullanılan kuleye deniz feneri ilave edildi gemilere yol gösterme amaçlı kullanılmaya başlandı, ancak 1719 yılında deniz feneri kısmında çıkan yangın Kız Kulesi’ne zarar verdi. Zamanının Başmimarı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından onarılan kuleye camdan bir köşk ve kurşundan bir kubbe ilave edildi.Osmanlı Devleti’nin çöküş döneminde yeniden kale olarak kullanmasından önce hastane olarak kullanılan Kız Kulesi savaştan sonra 1959 yılına kadar radyo istasyonu olarak kullanıldı, 1982 yılında Türkiye Denizcilik İşletmesi tarafından devir alınan Kız Kulesi şimdilerde restoran olarak kullanılıyor.
Kız Kulesi Efsaneleri:
Kız Kulesi‘ne dair efsanelerden en eskisi ve en bilineni Atina kralı Hares’in kızını korumak için kuleyi inşa ettirmesi ve kızını oraya yerleştirmesidir efsanenin tamamı şu şekilde gelişiyor; İstanbul‘un Atina hükümdarlığı altında olduğu dönemde rahiplerden bir tanesi eşini henüz yeni kaybetmiş olan kral Hares’in yanına gelecek ” Kızınız bir yılan tarafından sokularak öldürülecek” der, bunun üzerine kral Hares denizin ortasına Kız Kulesi‘ni işna ettirir ve kızını bu kuleye yerleştirir, farklı efsanelerde farklı şekillerde Kız Kulesine gönderilen bir sepetten çıkan yılan prensesi sokarak öldürür, bu efsanalerden en yaygını prensese gönderilen bir üzüm sepetinden çıkan yılandır.