
Başbakanlık Devlet Arıivleri Genel Müdürlüğü, Ermeni i?gali altındaki Karabaş’ın tarihini belgelerle anlatan, ”Osmanlı Belgelerinde Karabaş” isimli bir kitap yayımladı.
Sibel Ertürk Kurtoğlu’nun haberi
Tek cilt halinde 660 sayfadan oluşan kitap, konuyu, Osmanlı arıivi belgeleri üzerinde yapılan taramalar sonucunda çeşitli fon ve kalemlerden 119 konu başlığıaltında anlatıyor.
Bölge, Osmanlıların hakimiyeti döneminde oluşturdukları idari yapılanma itibariyle Gence Beylerbeyli?i altında yönetildiği için çal??manın sonuna Gence’nin 1732 senesi timar ve zeamet tahvil kayıtları da eklendi. Bölgede bulunan en küçük idari düzenlemeler, bunların timar ve zeamet durumları ile ekonomik seviyeleri hakkında bilgi verilen kayıtların analizinden, Osmanlı Devleti’nin bölgeyi klasik Osmanlı toprak yönetim sistemi içerisinde değerlendirerek yönettiğini ortaya koydu.
Kitabın sonuna haritalar fonunda bulunan 1914 tarihli Rus salmanelerine göre Kafkasya’nın nüfus istatistikleri ile bunlara karşı Osmanlı ordusu tarafından yapılan değerlendirme sonucu oluşan bir belge de eklendi.
-”BİRÇOK DEVLET?N HAYATINDA ÖNEML? ROL OYNADI”
Kitabın önsözünü kaleme alan Devlet Arıivleri Genel Müdürü Doç. Dr. Yusuf Sarınay, bugün Ermeni i?gali altında bulunan Karabaş’?n, Azerbaycan Cumhuriyeti’ne başlı Kür, Aras nehirleri ve Gökçe Göl arasındaki daılık alan ile bu bölgeye başlı ovalardan oluşan stratejik bir bölge olduğunu vurguladı.
Sarınay, 18. yüzyılda Ruslar’ın Kafkas Birlikleri Komutanı Sisianov’un, Karabaş’? coğrafi konumu itibariyle Azerbaycan’?n, Dolayısıyla da İran’ın kapısı saydığını ve devletine buranın elde tutulup tahkim edilmesine daha fazla gayret edilmesi tavsiyesinde bulunurken, bölgenin Hindistan yolunu bile rahatça açacak anahtar konumuna işaret ettiğini anlattı.
Azerbaycan’ın en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Karabaş’?n, zengin doğal ve stratejik önemi nedeniyle birçok devletin hayatında önemli rol oynadığını belirten Sarınay, bölgenin, Safeviler döneminde beylerbeylik haline getirildiğini kaydetti.
Osmanlı Devleti’nin Kafkasya siyasetinin ayrılmaz parçalarından biri olan bölgenin, 1590 yılında fethi ile başlayıp, 1918 yılına kadar çeşitli zaman dilimlerinde ve fasılalı olarak Osmanlı hakimiyetinde kaldığını belirten Sarınay, 18. yüzyılın ortalarına doğru Nadir ?ah’ın ölümüyle İran i?galinden kurtulan Azerbaycan topraklarında kurulan 18 hanlıktan biri olan Karabaş Hanlığı’nın, özellikle İbrahim Halil Han döneminde Osmanlı Devleti ile diğer hanlıklara nazaran daha yakın bir ilişki kurdu?unu kaydetti.
-RUSYA’NIN ETK?S?-
Kitabın, bölgenin fetih tarihi 1590 yılından Mondros Mütarekesi çerçevesinde bölgedeki Osmanlı askerlerinin çekilmesi kararına, hatta çekilmesinden sonra Azerbaycan Cumhuriyeti safahatına kadar geçen süre içinde Osmanlı Devleti’nin bölge ile olan ilişkilerini ortaya koydu?unu anlatan Sarınay, yazısında ?u bilgilere yer verdi:
”Azerbaycan’ın devlet olarak Rusya ile ilişkilerinin tarihi, 15. yüzyılda Rusya’nın ?van döneminde (1462-1505) merkezi devlet oluşumunu tamamlamasına kadar ulaşır. 15. yüzyıldan Safevi-Rusya arasında başlayan ve esasen ticari ilişkiler biçiminde ortaya çıkan süreç, Rusya’nın sıcak denizlere çıkma biçiminde formüle edilen dış politika anlay???nda Kafkasya’y?, bu arada Azerbaycan’? Rusya açısından önemli bir duruma getirmiştir. Hazar kıyılarına inmeyi amaçlayan I. Petro’nun Prut seferinde (1711) Osmanlı tarafından yenilgiye u?ratılması bile Rusya’nın Hazar bölgesine ilgisini azaltmamıştır. I. Petro’nun Hazar’a inme girişimleri 1723 Petersburg ve 1724 İstanbul anlaşmalarıyla Derbent, Bakü, Salyan, Lenkeran gibi bölgelerin Rusya’ya verilmesi ile sürmü?tür ki bu safhaları Osmanlı belgelerinden takip etmek mümkün olmaktazır.
Rusya, 19. yüzyılın başına kadar bölgede önemli bir ilerleme sağlayamamış, Azerbaycan’daki yeni Rus ilerlemesi 1801 yılında Kuzey Gürcistan’ın bazı bölgelerinin Rusya tarafından i?gali ile yeni bir ağamaya girmiştir. 1804 yılında Gence Hanlığı’nın i?gali, bunun ardından 1806 yılında başlayan Rusya-İran Savaş?’nın sonunda 1813 yılında imzalanan Gülistan ve 1826-1828 yıllarındaki ikinci savaşın ardından imzalanan Türkmençay anlaşmaları ile Azerbaycan’ın kuzey bölgelerinin Rusya’nın egemenli?i altına geçmesi tamamlanmıştır.
Rusya’nın bölgeye bu süreçte yerleşmesiyle Azerbaycan için Rus-İran ve Osmanlı Devleti arasında bir nüfuz mücadelesi başlamıştır. Azerbaycan hanlıklarının bu süreçte özellikle Osmanlı Devleti’nden yardım talepleri yoğunla?mış, Osmanlı Devleti için ise önceli?in ‘hanlıkların kendi aralarındaki problemleri çözerek, birlikte hareket etmeleri sağlamak’ olduğu ele alınan belgelere yansımıştır.”
-K?TAP 2 BÖLÜMDEN OLU?TU-
Sarınay, kitabın ”Siyasi, Askeri ve Diplomatik İliİkiler” ve ”Muhacerat” adlı iki bölümden oluştu?unu belirterek, ilk bölüme yansıyan belgelerde, bölgede nüfus dengelerinin Ermeniler lehine değiştirilme çabaları ve Ermeniler’in bölgede çıkarmış oldukları kargağa girişimlerinin göze çarptı??nı bildirdi.
Rusya tarafından bölgeye yönelik uygulanan Ermeni iskan politikası neticesinde İran’dan ve Anadolu’dan bölgeye göçürülen yoğun Ermeni kitleleri ile Karabaş’ın demografik yapısının Ermeniler lehine değiştirilmeye başlamış olmasına rağmen Ermeniler ile Türkler’in uzun yıllar huzur içinde yağadıklarını kaydeden Sarınay, ancak 1877-1878 Osmanl?-Rus savaşı ve sonrasında imzalanan Ayastefanos ve Berlin anlaşmalarından sonra Anadolu’da başlayan Ermeni olaylarının 1905 Rus ?htilali sonrasında Kafkasya’da da kendisini gösterdiğini belirtti.
Sarınay, önsözde şunları kaydetti:
”Bölgede tek hakim unsur olarak bağımsız bir Ermeni devleti kurma idealinde olan Ermeniler, Türkler’e karşı silahlı mücadeleye giri?mi?lerdir. Azerbaycan topraklarında 1905-1907 yılları arasında yaklaşık 2 yıl süren Türk-Ermeni çatışmaları esnasında yüzlerce Türk köyü Ermeniler’in salzırılarına maruz kalmış, bu salzırılarda Müslüman ahali katledilmiş ve malları ya?malanmıştır.”
Yusuf Sarınay, ”Muhacerat” başlığıaltında ise özellikle Ermeniler tarafından can ve mallarına kastedilerek başlatılan hareketler sonucunda yurtlarını terk etmek zorunda kalan Karabaşlı Müslüman Türkler’in Anadolu’ya hicretleri, bu sırada karşıla?tıkları problemler, bunların çözümü konusunda Osmanlı devletinin çabaları ve Anadolu’da iskanlarına dair konuları içeren belgelere yer verildiğini bildirdi.
AA