Saran anlatıyor: Yüksekova’da küçük çocuklar polise, gelenlere ta? atıyor. Topladım etraf?ma, ‘Ta? atmayın, söz mü’ dedim. ‘Tamam abi’ dediler. Ama arabalara bindik başladılar ta?lamaya. Çünkü … “
Adı, Fenerbahçe ve Hülya Avşar ile özde?le?en Saran Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Saran TBMM’deki gergin açılım tartışmalarının yaşandığı cuma günü başkentteydi. İspanyol Fersa ?irketi ile Türkiye’de yapacakları enerji yatırımları ortaklığının imza töreni Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın katımlımıyla Meclis’in karşısındaki Rixos Oteli’nde gerçekle?ti. Saran, törenin ardından AK?AM’a verdiği mülakatta açılım, Kürt sorunu ve siyasete ilişkin görüİlerinin yanı sıra yeni iş projelerini ve isminin sadece Fenerbahçe ve Hülya Avşar ile birlikte anılmasından duydu?u rahatsızlığıanlattı…
Açılım tartışmalarını siz ve iş dünyasının diğer isimleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu konuyu merakla izliyoruz tabii. Ama işadamları da dahil insanlar pek konuya hakim değil. Çok anlamamakla beraber takip ediyoruz. Güneydoğu’yu gezen, bilen bir vatandaş olarak ?imdiye kadar yapılanların dığında bir şeyler yapılması beni heyecanlanzırıyor. 10 sene önce 5 bin 600 terörist vardı. ?imdi 5 bin 400. Demek ki ?imdiye kadar yapılanlar çok da işe yaramamış. O nedenle bu yeni çabayı sayg?yla karşılıyorum. Sonucun iyi olmasını umut ediyorum.
Güneydoğu’ya işadamlarına yapılan ça?rı üzerine mi gittiniz?
Hayır ben ça?rılmadan gittim. ?yilik de kötülük de bumerang gibidir, size döner. ?ansımız yaver gitti iş hayatında 5-10 kuru? kazandık. Bir şeyler vermek lazımdı topluma. İlk gidiğim 1998’de Tunceli’ye oldu. Güvenlikten sorumlu bir tümgeneral dostum vardı. Çocukları sünnet ediyorlardı. Gidince biz de katkıda bulunduk. O sırada Keskinspor bana aitti. Komutan, ‘Başkan getirir misin takımı buraya’ dedi. Getirdim ve Tuncelispor’la maç yaptırdık. Tüm Tunceli halkı oradaydı. O günden bu yana sosyal projelere devam ediyorum. Doğu Beyazıt’a bir spor salonu açtık. Her sene bir spor salonu yaptıracaşım. Önce Patnos’a sonra da Ardahan’a yapılacak. Hakkari, A?rı, Çalzıran’daki okullara destek kampanyası düzenliyoruz.
Bir gün Hakkari’den yardım talebi içeren bir mektup geldi. Dört gün içinde gittik. Buralara ne yapılabilir, diye baktık. Sinema aklımıza geldi. Salonları vardı ama film yoktu. ‘Her hafta film gönderelim’ dedik. Hâlâ da gönderiyoruz Çukurca, ?emdinli ve Yüksekova’ya. ?imdi bana diyecekler ki ‘Asker değilsin, siyasetçi değilsin ne konu?uyorsunı ’ Çünkü ben oradaki insanların hayatında bir fark yaratmaya çalığıyorum.
Sizce Güneydoğu ya da Kürt sorununun temelinde ne yatıyorı
Doğu’da birçok yere gittim, askerlerden tutun sokaktaki halka kadar herkesle görü?tüm. Oradaki temel sorun ilgi. İnsanlara bir u?ra? verilmesi lazım. Yüksekova’da küçük çocuklar polise, gelenlere ta? atıyor. Topladım etraf?ma, ‘Ta? atmayın, söz mü’ dedim. ‘Tamam abi’ dediler. Ama arabalara bindik başladılar ta?lamaya. Çünkü ellerine üç be? lira verip ‘Ta?la’ deniyor. İşte bunun çözülmesi lazım. Adama, çocu?a yapacak bir şey vermezsen böyle olur. Ben de aynı koşullar içinde, orada büyüsem ben de atardım. Bunun adı ‘çevre baskısı’. Gençlerin de orada yapacak hiçbir ?eyi yok. Beyinleri yıkanıyor ve dağa çıkmak, itibar gören, sempatik bir konum olarak önlerine konuyor. İşte bu gençlere imkan yaratılır, sen çok daha iyi bir yere gelebilirsin denebilirse sorun çözülür.
ABD’DE ÇOK DAYAK YED?M
PKK’lı ilk grubun dönüşü sırasında Habur’daki manzarayı siz nasıl değerlendirdiniz?
Benim memleketim Kırıkkale ve bizim ailemizde de ?ehitler var. Bizim de içimiz kan a?lıyor. Ama birkaç teröristin silah bırakması demek birkaç kişinin daha az ölmesi, daha az ?ehit vermek anlamını taşır. Bu da önemlidir.
Kırıkkale milliyetçi bir şehir. Nasıl bu görü?lere sahip oldunuz?
Biz de tabii milliyetçi bir ortamda büyüdük. Ben Amerika’da da çok dayak yedim Türkiye sevgim yüzünden. Ama buradaki asıl soru ‘şehitlerimizi nasıl en aza indiririz’e yanıt aramak. Güneydoğu’da daha fazla ?ehit verilmesini önlemenin yollarından bir tanesi hoşgörü. Bunların konu?ulması gerekli. Bir zamanlar Kürtçe konuşmak bile yasakt?. Zaman içinde konu?ulamayacak konular telaffuz edilir hale geldi. Bir sürü tabu yıkıldı ve bunun için de bu hükümeti çok takdir ediyorum. Bölgede bir polis bana artık baskınlarda ‘galo? giydiklerini ve yanlarında tercüman bulundurduklarını’ söyledi. Eskiden böyle miydi?
Hayatımın aşkı Lal
Röportaj sırasında Saran’ın cep telefonu çalıyor. Arayanın 11 yaşındaki kızı Lal olduğunu görünce izin isteyip yanıtlıyor. İlk sözü ‘Aşkım’ oluyor. “Hayatınızdaki en önemli insan kızınız m?” sorusuna “Evet şüphesiz o” yanıtını veriyor. Kızının basında yer almaması için özel çaba gösteriyor. “Hangisiyle daha çok anılıyorsunuz, Hülya Hanı m ile mi Fenerbahçe ile mi?” sorusuna sürpriz bir yanıtı var: “Biz onun araştırmasını yaptık. Genelde Fenerbahçe ile daha çok tanınıyorum.” Bundan rahatsız olup olmadığını da soruyoruz. İşte yanıt?: “Rahatsız etmez mi, ediyor tabii. Ama yapacak bir şey yok. Ben buyum. Gülü seven dikenine katlanıyor.”
Röportaj sırasında Saran’ın cep telefonu çalıyor. Arayanın 11 yaşındaki kızı Lal olduğunu görünce izin isteyip yanıtlıyor. İlk sözü ‘Aşkım’ oluyor. “Hayatınızdaki en önemli insan kızınız m?” sorusuna “Evet şüphesiz o” yanıtını veriyor. Kızının basında yer almaması için özel çaba gösteriyor. “Hangisiyle daha çok anılıyorsunuz, Hülya Hanı m ile mi Fenerbahçe ile mi?” sorusuna sürpriz bir yanıtı var: “Biz onun araştırmasını yaptık. Genelde Fenerbahçe ile daha çok tanınıyorum.” Bundan rahatsız olup olmadığını da soruyoruz. İşte yanıt?: “Rahatsız etmez mi, ediyor tabii. Ama yapacak bir şey yok. Ben buyum. Gülü seven dikenine katlanıyor.”
Arkada?larıma soruyorum: Niye Doğu’ya yatırım yapmıyorsun
Siyaset planlarınız var mış
Siyaset planlarınız var mış
Evet ama kısa dönemde değil. Hayat ‘hep iş hep i?’ olmamalı. Artık söyleneni dinlemek ve konuşmak yerine kendim söylemek istiyorum. Ta?ın altına elimi sokmak istiyorum. Bazı spor yorumcuları TV’de atar tutar ya. Hadi al yap desen yapamaz. Ben öyle olmak istemiyorum.
Hangi partiden girersiniz siyasete?
Parti konuşmam ama sol tandanslı biri değilim.
Sizin farkınız ne olacak?
Siyasetçinin iş hayatından anlaması gerek. S?fırdan bir devlet memuru çocuğu olarak bugün iyi bir noktadayız. Ekonomiyi anladığım ağaşı yukarı belli. Bilgi birikimim, liderlik anlay???m, insanlara olan sevgim ile fark yaratacaşıma, başarılı olacaşıma inanıyorum.
Etrafınızı da sosyal projeler konusunda te?vik ediyor musunuz?
U?raşıyorum. Arkada?larımı zorluyorum. Laf? da sokuyorum ‘Ulan yiyorsun içiyorsun ?uraya da bir şey yapsana’ diyorum. Yapıyorlar da. Yapanlarla daha samimi oluyorum.
Doğulu işadamlarının kendi bölgelerine yatırım yapmadıkları doğru mu?
Ben de gittim oraya ve yerel halkla konuştum. Benim yaptığım yatırımları, oranın kendi işadamları yapmıyor. Ço?u da benden daha zengin. Gelip parayı İstanbul’da harcıyorlar. ?stisnalar var ama geneli böyle.
KÜÇÜK GÖLDE BÜYÜK BALIK
KIrIkkale’de do?an Saran, eğitimini Ankara’da tamamladıktan sonra ABD’de Kentucky Üniversitesi’nde sporcu bursu ile makine mühendisli?i okudu. Üç ağabeyinin Harvard, Stanford ve Berkeley gibi ABD’nin en prestijli üniversitelerinde okudu?unu anı msatarak, “Bir ben dandik okulda okudum. O da spor bursuyla” diyen Saran öğrencilik yıllarında barlarda bodyguard’lık, havuzlarda cankurtaranlık yaparak para kazanmış. Amerika’dan dönüşü için ise şunları söyledi: “Amerika’da güzel bir i?im vardı. 7-8 bin dolara gül gibi geçinip giderdim. Ama orada kalıp büyük gölde küçük balık olmaktansa, Türkiye’de küçük gölde büyük balık olmayı tercih ettim, 1988’de döndüm. Geldiğimde ilk i?im memuriyetti. Turizm Bakanlığı’nda T?naz Titiz’in bakan danı ?manı oldum. Ama bakan değişince beni attılar. Ben de Türkiye’de ne iş para getirir diye tahminler yürüttüm ve haklı çıktım. Önce TV, sonra medya ve spor iİlerine girdik.”
FENERBAHÇE SEVG?S? B?TMEZ
Yaptırdığınız tüm okulları sarı lacivert mi boyatacaksınız?
Evet, taviz vermem. Bu da benim damgam.
Fenerbahçe yönetimi ile sorunlar yaşıyorsunuz. Fener aşkınız biter mi?
Ben be? yaşındayken ‘hangi takım’ diye sormu?lar. Ben de dönüp babama baktım: ‘Fener oğlum’ dedi. O günden bu yana 40 yılzır Fenerliyim. ?mkanı yok bitmez bu sevgi. Sayın Aziz Yılzırım’ın beni kötü gösterme çabasına rağmen taraftarın ilgisinde hiçbir değişiklik yok. Ankara’da gece yürüyü? yapayım dedim. Herkes fotoğraf çektirmek için sıraya girdi. Be? sene olmuş istifa edeli, hâlâ ‘Başkanım sana ayıp oldu’ diyorlar.
Siz yönetime gelseniz neyi daha iyi yapacaksınız?
Fener’i dünya kulübü yaparım. 11 senede Aziz Bey 800 milyon dolar harcamış ama Avrupa’da hiç başarı yok. Böyle bir potansiyel için çok az ilerleme var. Sporun içinden gelen bir insan olarak daha insancıl, daha sevgi dolu bir kulüp yapıp Avrupa’da başarılı hale getirece?im.
Kriz iki yıl daha sürer, önce ABD’de biter
Kriz bitti mi?
ABD’de başladı, orada bitecek önce. Daha atlatmadık. Sancılı süreç bir buçuk-iki yıl daha sürer. Ben de fazla açılmadan, temkinli hareket etmeye çalığıyorum. Bankalarla kredi başlantılarında çok dikkatliyim.
Hangi alanlara öncelikli yatırım yapacaksınız?
Türkiye’de ciddi enerji sıkıntısı var. Bizim gücümüz yetmez ama yabancılarla yapabiliriz dedik. İspanyollarla tanış?p flört ettik, söz ni?an derken bugün de nikahlandık. 1 milyar dolarlık yatırımla hidroelektrik, rüzgar ve güne? enerjisi santralları kuracağız. Hidroelektrik santrallerının özellikle Doğu’da olmasını istedik. Tunceli, Erzurum ve Mersin’de yapacağız. ?nı aat aşamasında 1500 kişiye istihdam sağlanacak. Yabancı bir ortakla elektrik dağıtım i?ine de girece?iz.
Gazete ya da TV kanalı almayı düşünüyor musunuz?
Biz zaten televizyona içerik sa?lıyoruz. Zaman zaman özellikle spor kanalına girelim mi diye düşündük. Spor gazetesi pazarlığıyaptık olmadı. İleride olabilir ama açıkçası internetin gücü düşündürüyor bizi.
Yeni hedefleriniz nelerı
Sanal bahis lisansını aldık, yılbaşında başlıyoruz. Krom madeninde yatırım?mız büyüyecek. Sağlık sektöründe çikolata ve ?eker formunda vitaminler getiriyoruz. Çocuklar bayılıyor, anneler de yediriyor.
(Ak?am)