
Ahmet Kaya’nın 1999′da “Kürtçe türkü okuyacaşım” dediği gece kendisine sahnede tepki gösterenler arasında bulunan Serdar Ortaç’ın büyük pi?manlığı: Ahmet Kayanın o gece linç edilmesinde rol oynadığım için çok pi?manım!
- şarkılarım birbirine benziyorsa gurur duyarım, benzemiyorsa üzülürüm – Hit ?arkının formulü yok. Bir formül varsa, bu da Serdar Ortaç olmaktır
Geçen haftalarda Disko Kralı programında Okan Bayülgen ve Ye?im Salkım arasında Serdar Ortaç şarkıları basittir cümlesiyle akıllarda kalan ?iddetli bir tartışma yaşandı. H?zını alamayan Salkım stüdyoyu terk etti. Ortaçla hem bu tartışmayı hem Tenin bu sezon ilk kez ürettiği erkek pijama koleksiyonun yüzü olmasını konuşmak üzere Re?itpaşadaki evinde buluştuk.
Ortaç be? katlı müstakil evinin çok göz önünde olmasını istemiyor. Bu nedenle foto?raflarda mermer koridorlardaki ??k çiçeklikleri, yuvarlak aynaları ve süslü avizeleri göremiyorsunuz. Ben biraz gözünüzde canlanzırmaya çal??ayım. Modern bir dekorasyonu var. Renk olarak kahverengi ve ah?ap tonları hakim. Sanatç? iş dığında hemen hemen tüm vaktini burada geçiriyor. Evin bir diğer özelli?i ise laptopu anzıran kocaman bir kumandayla idare edilebilmesi. Diyelim ki canınız kahve çekti, kumandanın üzerindeki bir dü?meye bas?p ikinci kattaki kahve makinesini çalıştırabiliyorsunuz. Ya da yatak odasındaki televizyonu biraz sola doğru çevirmek mi istedinizı ?mdadınıza yine o her derde deva kumanda yeti?iyor.
Ortaçla salondaki gri kanepeye oturup Karabiberimden başladık, Tenin yeni marka yüzü olmasına kadar geldik. Derin sohbetimizi bölen tek ?eyse Ortaçın 15 yılzır asistanlığını yapan Ali beyin kahve servisiydi.
Karabiberim ?ark?s?yla hayatımıza girmenizin üzerinden tam 15 yıl geçti. Bu işe başlarken ?u an bulunduğunuz noktaya geleceğinizi dü?ünmü? müydünüz?
Hay?r, hiç tahmin etmiyordum. Tahmini bırakın, hayal dahi etmiyordum. Karabiberim 1994 yılının kas?m ayında çıktı. Bu benim için de sürpriz oldu çünkü Şarkıcılıkla hiç alakam yoktu. Çocukken ?arkı söylemeyi severdim, insanlar Sesin çok güzel derlerdi ama önemsemezdim. Babamın torna atölyesi vardı, zamanla iİleri büyütüp fabrika açmıştı ve benim de onun yanında çal??mamı istiyordu. Haydarpaşa Teknik Lisesi torna tesviye bölümünde okudum. Baktım ki bu i?i yapmak istemiyorum, Bilkent Üniversitesinde Amerikan Filolojisi okuma bahanesiyle Ankaraya kaçtım. 800 sayfalık mitoloji kitabını görünce oraya da ait olmadığımı anlayıp İstanbula döndüm. Hayatım 23 yaşına kadar aray?? içinde geçti.
Müzik nereden çıktı?
O dönem Commodore 64 bilgisayarlar vardı. Oyun amaçlı aldım, sonra da ?ans eseri bir müzik programı keşfettim. Programı kurcalarken farkında olmadan kendi melodilerimi yaratmaya başladım.
Sonra i?i ilerlettim. Stüdyo stüdyo gezip yaptığım besteleri satmaya başladım. Co?kun Sabaha ?tirazım Var, ?htiyacım Yok diye bir ?arkı vermi?tim. Di?er yandan da müzik aletleri satın al?p çalmayı öğreniyordum.
Hiç ders almadan darbuka, kanun, cümbü? ve piyano çalmayı öğrendim.
Çok isteyince böyle hemen yapılabiliyor mu bu i?lerı
Parmaklarım ve beynim beni farkında olmadan müzi?e doğru yönlendirdi. Bu Allahın bana verdiği bir yetenek. Ama benim farkım, yetene?imi aklımı kullanarak ilerletebilmem.
Radyoculuk geçmişiniz de var…
Özel radyoların açıldığı dönemde hem konuşmayı seven hem de hızlı ve mantıklı konuşmayı becerebilen bir adam olarak radyolara yöneldim. İki sene program yaptım. Bir gün program?mda Karabiberimi m?rıldandığımı duyan bir yapımcı stüdyoya geldi ve apar topar ilk albümüm yapıldı.
Karabiberimin klibi çok konu?ulmuştu. ?imdi izlediğinizde nasıl buluyorsunuz?
O ?arkıyı yaptığım sene Türkiyede pop diye bir şey yoktu. İnsanlar yabancı şarkılara söz yazıp ?arkı diye okuyorlardı. Ben Türk müzi?inden etkilenerek besteler yapıyorum ve bununla da gurur duyuyorum. Klibi izlediğim zaman kendimle dalga geçiyorum. Sonuçta 23-24 ya? cehaletiyle yapılmış bir ?ey. Saçlarım, Mickey Mouselu pantolonum ve zeytinleri göbe?e pat pat atarak yemem çok komik. ?imdi olsa yapmazdım. Ke?ke çekilmeseydi dediğim oluyor ama utanmıyorum çünkü o da benim.
?öhret olduğunuzu ilk fark ettiğiniz zamanı hatırlıyor musunuz?
Çok hızlı ünlü oldum. Hiç unutmam, ilk arabamı aldım ve Etilerde bir lisenin önünde kırmızı ???klara yakalandım. Bahçedeki tüm çocuklar arabaya hücum etti. A?layanlar, başıranlar, sarılmak isteyenler… Orada anladım ki artık dönüşü olmayan bir yola girmi?im. ?öhretin insana kazanzırdıkları kadar götürdükleri de var. Geçen 15 sene boyunca çok yoruldum. Stresten midemde ülser, konserlerde ko?turmaktan boynumda kireçlenme var, kafamı dinlemek için tek başıma İstinye Parka gidip bir kahve içme lüksüm yok ama Serdar Ortaç olmakla gurur duyuyorum.
Siz tam anlamıyla bir beste fabrikas?sınız. Nasıl oluyor da bu kadar çok beste yapabiliyorsunuz?
Öncelikle ilham denilen ?eye inanmıyorum. ?lham yoksa sen nasıl yazıyorsunı diyorlar. Cevab?m basit: Çok çalığıyorum. Bestenin şekillenme döneminde uyak kitapları, şiir antolojileri okuyorum. Bu bir seçim aslında. Allah yoluyla gelen bir yetene?in varsa önünde iki seçenek varzır: Birincisi Nasıl olsa ilham gelir. Ben sanatç?yım deyip öylece durmak, ikincisi ise bu yetene?i bir adım ileri götürmek için çal??mak. B ??kkı diyorum.
Sanatçılardan Beste yapacaşım dönemlerde uykularım kaçar, ses kayıt cihazımla uyurum gibi açıklamalar duymu?uzdur. Siz beste yaparken neler yaşıyorsunuz?
Sanatçılar kendilerini farklı göstermekten ho?lanırlar. Hikayeler uydururlar çünkü değişik olmakla gurur duyarlar. Bahsettiğiniz açıklamalar buradan çıkmıştır. Ben farklı bir adam olduğumu zaten biliyorum. Beste yaparken ilham gelmesi denilen garip hallere dü?müyorum. Bir profesör gibi ara?tırıyorum, okuyorum ve yaratıyorum.
şarkılarınız çok tutuluyor ama birbirine benzediği söylenir…
Dünyada birbirine en az benzeyen şarkılar Türk şarkılarıdır. Ayrıca bu parçaları aynı adam yapıyor, aynı beyin ve yüre?in ürünü. şarkılarım birbirine benziyorsa gurur duyarım, benzemiyorsa üzülürum.
Ajda Pekkan Resim ?arkımı baştan yarattı
Sizin bestelerinizi söyleyenler çok başarılı oluyor. şarkılarınızı vereceğiniz isimleri nasıl seçiyorsunuzı Belirli kriterleriniz var mış
Benden ?arkı alan herkes başarılı olacak diye bir kaide yok. Bu beste kadar Şarkıcının yetene?iyle de ilgili. Ama katı kriterlerim yok. 15 yılzır tahtımdayım. ?imdi televizyonu
açıp da Murat Dalkılıç, Murat Boz ve Yalın gibi yeni isimleri görünce gurur duyuyorum. Bu isimler benden daha çok sevilecek, kızlar artık onlara hayran olacak diye içim rahatlıyor çünkü ben doydum. Hiçbir Şarkıcının altın çaşı
20 yıl sürmez, benimki sürdü. Bitsin istiyorum. Artık konserleri h?ncah?nç dolduran adam yerine ön sırada alk??layan adam olmak istiyorum.
Sizden ?arkı almak için ne yapmak gerekliş Sezen Aksu gibi sizin de kapınızda yatanlar oluyor mu?
Hay?r. Ben bu i?i daha profesyonel yapıyorum. Bir edisyon ?irketim var. Beste kütüphanesi gibi dü?ünün.
Tüm bestelerim orada. ?arkı isteyen oraya gider, görü?ür. Sonra teklif bana gelir. Ben de o isme göre olan
parçaları ayıklar, yollarım.
Be?enirse resmi işlemler yapılır.
Ben ?arkının kayıt edilme aşamasına gelindiğinde işe dahil olurum. Nasıl aranje edilecek, aranjör kim olacak, hangi canlı enstrümanlar kullanılacak, vokal nasıl yapılacak belirlerim.
Bugüne kadar şarkılarınızı okuyan isimler arasında sizce en başarılı kim?
Padi?ah ve Kanasın
şarkıları Sibel Cana çok yak??mışt?. Bengü ile yaptığımız tüm çal??malar süper oldu. Kız her ?arkının hakkını verdi. Ama en özel ismi sorarsanız cevabım Ajda Pekkan olur. O Resim şarkısına bırakın ruh katmay?, hayat verdi. Ba?tan yarattı.
Sizce hit ?arkının formülü ne? Bir ?arkıyı duydu?unuz zaman Tamam bu kesin tutacak diyebiliyor musunuz?
Bence bir formülü yok.
Eğer bir formülü varsa da bu Serdar Ortaç olmaktır. şarkılarımı yaparken hangi noktaya varacaklarını önceden bilirim. Başka birinin
bestesini dinlediğimde de ne kadar sevileceğini yüzde 99 tuttururum.
Okan Bayülgen bana değil kendine hesap versin
Geçenlerde Okan Bayülgen ve Ye?im Salkım arasında sizin hakkınızda bir tartışma yaşandı…
Okanın yaptığı programın formatı bu. Ben zaten bu i?i yapmaya başladığım gün medyanın elinde oyuncak olmayı da kabul ettim. Bu noktadan sonra çık?p ciddi açıklamalar yaparak oyuncaklarını ellerinden alamam. Okan ya da bir başkası namus sınırlarını a?madığı sürece benimle dalga geçebilir.Ye?im Salkım yılların solisti, bunca yıllık kariyerinde ilk defa bu sene iki tane Serdar Ortaç şarkısı okuyacak. Okanın programına da bu şarkıları okumak için gitmi?. E sen bir televizyoncu olarak kadın şarkısını okuduktan sonra karşısına geçip Serdar Ortaç şarkısı ucuzdur dersen olmaz. Ajdanın şarkısını okudu?u bir bestekarla, ülkende kitleler tarafından sevilen bir adamla bu şekilde dalga geçersen insanlara ayıp olur.
Bu olaydan sonra Ye?im Salkımı veya Okan Bayülgeni gördünüz mü?
Ye?ime şarkılarını okumak için seni yoracak programlara gitme lütfen diye mesaj attım. Okanı da görmedim. Zaten
sekiz tane konu?u yuvarlak bir masaya oturtup 3,5 saat içinde üçer cümle
söz hakkı tanınan bir programa ne katılırım ne izlerim. Beyazı tercih ederim.
Okanla arkadaş değiliz. Bundan sonra da olamay?z
Okan Bayülgen uzun bir süre programlarında sizinle dalga geçtikten sonra programına konuk olduğunuzda Esasında yakın arkadaş?z demişti…
Okan Bayülgen 15 sene boyunca benimle Japon, e?cinsel, tiz sesli gibi deyimler kullanarak dalga geçti. Hiçbir zaman arkadaş olmadık. Bu saatten sonra istesek de olamay?z. Sanatçıların kimseye yukardan bakma özgürlü?ü olmadığını düşünüyorum. Biz Beyaz Türküz, farklıy?z, elit ve üstünüz diyerek hareket etmek karmağa yaratır. Okan ve benzeri beyin yapısına sahip insanların yaptıkları şey bu. Sen orada benim müzi?imi ağaşılayarak onu dinleyen milyonları da ağaşılamış oluyorsun. Bu vicdan meselesi. Gece yattı??nda içi rahatsa sorun yok. Yani Okanın bu tavrı için bana değil kendine hesap versin.
Ahmet Kayanın Kürtçe söylemesine izin verilmeliydi
O gün Onuncu Yıl Marşını okudu?um için pi?man değilim ama zamanlamam çok hatalıydı
Kürt açılımıyla birlikte Ahmet Kayanın içinde sizin de bulunduğunuz bir grup tarafından salzırıya u?radığı görüntüler yeniden gündeme geldi. İzleyince neler hissettiniz?
Bu konuyla ilgili ilk cümle: Çok pi?manım. 1999da bırakın Kürtçe
?arkı söylemeyi, yolda Kürtçe konu?ulamıyordu bile. Ben de genç ve cahildim. Bence o gece yağananlarda Ahmet Kayanın hiçbir suçu yoktu. Ben Ahmet Kayanın konuşmasının ardından sahnedeydim ve bir anda her Türk genci gibi gaza gelip Onuncu Yıl Marşını okumaya başladım. Marşı okudu?um için pi?man değilim tabii ki ama zamanlamam çok hatalıydı. K?sacası bence Ahmet Kayanın Kürtçe ?arkı söylemesine izin verilmeliydi.
Aynı şey bugün olsa ne yaparsınız?
Bugün aynı şey olsa böyle bir tepki asla göstermem. ?imdiki hükümetimiz bize birlikte yaşamayı ö?retiyor. Bunu anlamamızı gerçekten istiyor. Osmanlı İmparatorlu?unda nasıl onca millet bir arada yağadıysa, ABDde o kadar etnik grup bir bütün olabiliyorsa biz de başarabiliriz. Bağarmalıy?z.
Bu konuda son sözüm: Ahmet Kayanın o gece linç edilmesinde rol oynadığım için çok pi?manım. Bugün olsa bu tepkiyi asla vermem. Kürtçe ?arkı okunmasını destekliyorum ama asla ?ehit görmek de istemiyorum. Birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerekli.
Tabii ki Etilerin ahlakı ayrıdır. Her semtin ahlakı kendine hastır
Bir dönem Etiler deyince akla sizin adınız gelirdi. Sahneyi bırakmanızla da semtteki eğlence sektörünün dü?ü?e girmesi e?zamanlı oldu.
Etilerin dü?ü?ünü gece hayatında olan insanlar yapt?. E?lenmek yerine kavga etmeyi tercih etmeye başladılar. 1994te Etiler yoktu. Sadece iki tane kulüp vardı. Dalmaz Centerda program yapmam yeni kulüplerin açılmasına ön ayak oldu. Semt bir anda eğlence merkezi haline geldi.
Bar programı yapmayı neden bıraktınız?
Yeni bestelerimi yapmış?m, albüm çıkmadan Dalmaz Centerda okuyayım da dinleyicilerimle paylağayım diyerek sahneye çıkıyorum. Daha ?arkıya başlamadan öndekiler birbirlerine sandalye fırlatmaya başlıyor. Ne zevk aldım ben bundanı Bu insanlara niye okuyayım ki şarkılarımış
Türkiye Cumhuriyetinin küçük bir ilçesini ayrı tutması tehlikeli
RTÜK Başkanı Prof. Davut Dursun, geçenlerde Etiler ahlakından bahsetti. Sizce de bu semtin kendine has bir ahlak anlay??? var mış
Bu açıklamayı yanl?? buluyorum çünkü bence hiçbir yetkili ülkesinin herhangi bir yerini diğer topraklarından ayrı gösteren cümleler sarf etmemeli. Osmanlının barınzırdığı milletler bir arada yağayamasaydı imparatorluk o kadar büyüyebilir miydiş Koskoca Türkiye Cumhuriyeti küçücük bir ilçesini ayrı tutmaya başladıysa tehlikeli bir durum. Kaldı ki tabii ki Etilerin ahlakı ayrıdır. T?pkı her semtin içinde yağayan insanların hayata bakış açıs?, eğitimleri, gelir düzeyleri gibi etkenler tarafından şekillenen kendine has bir yapısı olması gibi. Etiler daha ahlaksız, bilmem nere daha ahlaklı diye bir şey söylenemez.
1,65 boyunda, ufak tefek bir adam?m. Seksi de değilim
Ten bu sezon ilk defa bir erkekler için iç çamaşırı koleksiyonu hazırladı. Siz de marka yüzü oldunuz. Neden sizi tercih etmiş olabilirlerı
Markanın sloganı Tüm ailenizin iç çamaşırıymış. Yani seksi ve çekici bir erkek figüründen çok; kitleler tarafından sevilen, ailelerin kabullendiği bir adama ihtiyaç varmış. Herhalde bu yüzden beni tercih ettiler. Yoksa 1.65 boyunda, ufak tefek bir adam?m. Seksi de değilim. Yani benden model falan olmaz. Ama zaten modelli?ini yaptığım Edora bir pijama koleksiyonu; iç çamaşırıyla poz vermedim. Böyle bir talep gelse kabul etmezdim. Benim kitlem bunu kabullenemezdi.
Kendinizi seksi bulmadığınızı söylediniz. Oysa be?enilen bir erkeksiniz…
Ben kendimi hiçbir zaman arzulanan ve seksi bir adam olarak görmedim. Ama kampanya foto?raflarına bakınca ho? bir adam gördüm. Artık 39 yaşındayım, galiba olgunluk insana seksilik katıyor.
39 göstermiyorsunuz. Sanki hiç ya?lanmıyor, zamana meydan okuyor gibisiniz…
Benimki ?ans. Özel bir bakım uygulamıyorum. Krem sürmem. T?ra?tan sonra bazen nemlendirici o kadar. Bir tek sahneye çıkarken göz altlarıma kapat?cı sürüyorum. O da dinleyicilerime sayg?mdan. Uykularım düzensiz, beslenmeme dikkat etmiyorum, spor yapmıyorum ve çok yoğun çalığıyorum. Yani esasında tüm yıprat?cı unsurlara sahibim.
Milliyet-Pazar
mehmet Cumartesi, Şubat 26, 2011, 2:33
Son Pismanl?k faydaa etmio be sertaçç hep?n?z murad?n?za ward?n?z