Sinemada Kıyamet 2012

Cuma, Kasım 13, 2009, 12:32

’2012′nin de içinde bulunduğu dört yeni film bu hafta gösterimde

Bu hafta ikisi yerli dört film gösterime giriyor. Haftanın en fazla ilgi görmesi beklenen filmi ’2012′.

Haftanın yabancı filmlerinden olan ”2012” nin yönetmenliğini Roland Emmerich, yapımcılığını Harald Kloser, Mark Gordon ve Larry Franco, yönetici yapımcılığını Roland Emmerich, Ute Emmerich ve Michael Wimer, ortak yapımcılığını ise Volker Engel ve Marc Weigert üstlendi.

Senaryosunu Harald Kloser ile Roland Emmerich’in kaleme aldığı filmin görüntü yönetmenliğinde Dean Semler, yapım tasarımında Barry Chusid, kurgusunda Peter S. Elliot ve David Brenner, kostüm tasarımında ise Shay Cunliffe’in imzası bulunuyor. ”2012”nin müziklerini ise Harald Kloser ve Thomas Wander yapt?.

John Cusack, Chiwetel Ejiofor, Amanda Peet ile Oliver Platt’in rol aldığı filmin konusu şöyle: ”Yazar Jackson Curtis’in, romanına fazla zaman ayırması, evlili?inin yıkılmasına ve ailesinin gelgitler yaşamasına neden olur. Ama Jackson hep çocuğuna dü?kün bir baba olur ve bıçak kemi?e dayandığında ailesini kurtarmak için her ?eyi yapacağını kanıtlar. Jackson’ın eski e?i Kate, kocasının i?ine duydu?u ilgiyle rekabet etmekten bıkt??? için ondan ayrılmış, ama onunla arkadaş kalmıştır. Dünyada dengeler değişmeye başlayıp Los Angeles’? yerle bir edince, Jackson ve ailesi hayatta kalıp yeni dünyayı görmek için karadan ve havadan umutsuzca bir yolculu?a koyulur.

Bu arada, dünyadaki hükümetlerin en yüksek zirvelerinde bir plan yapılmıştır. Tüm insan ?rkını kurtarmaları mümkün olmayacaktır ama bir kısmını kurtarabileceklerdir. Bu insanlar yeni bir toplum kurma imkanına sahip olacaktırlar. Başkan Thomas Wilson dünyanın karşı karşıya olduğu krizi çok çabuk anlar ama kitlesel bir isteriye meydan vermemek için de bu bilgiyi gizli tutmaya aynı hızla karar verir. Başkanın bilim başdanı ?manı Adrian Helmsley, dünyanın mesaj kodlarını kırmayı başarmıştır ve olabildiğince çok insanı kurtarmaya kararl?dır. Genelkurmay başkanı Carl Anheuser kibirli ve çabuk öfkelenen biri olmakla beraber, toplumun –en azından parası yetenlerin- kurtuldu?unu görmeye aynı ölçüde kararl?dır. Başkanın kızı Laura babasının hükümetinin dünyadan sakladıkları şey karşısında ?ok geçirir. Aslında, görünen odur ki hükümetten olmayıp da olacaklar hakkında bir fikri olan tek kişi bir radyo sunucusu (ve belki bir peygamber) olan Charlie Frost’tur. Frost öngörülerini radyodan dinleyicilerine aktarır.”
2012 HAKKINDA

”2012”nin çekimleri be? aylık bir dönemde Kanada’nın Vancouver kentinde tamamlandı. Prodüksiyonda, be? değişik tesiste bulunan 13′ten fazla setin yanında palmiye ağaçları ve mavi perdesiyle tamamlanan, devasa bir ”sarsıntılı zemin” den oluşan, yapma dış ”setler” kullanıldı.

Kamloops civarındaki bölgeler Yellowstone Parkı ve ekibin bir hafta boyunca çekim yaptığı Tibet’in yerine geçti. Ana çekimler Los Angeles’ta yapılan birkaç dış çekimle sona erdi.

BORNOVA BORNOVA

?nan Temelkuran’ın yönettiği ve Öner Erkan, Kadir Çermik, Damla Sönmez ile Erkan Bekta?’ın oynadığı ”Bornova Bornova”, bu hafta seyirciyle buluşuyor.

Hayallerin iyice küçüldü?ü, ruh sağlığını bozmadan yaşamanın zorla?t??? bir dönemde geçen filmin konusu özetle şöyle: ”Sıradan hayatlar büyük umutlara dönüşmü?tür. ‘Ah bize de bir ?ans verilse’ diye mahalle bakkalının önünde günlerini geçiren Salih ve Hakan ağabey-karde? gibidirler. Askerden yeni dönen ve sakatlık yüzünden futbolculuk kariyeri başlamadan bitmiş olan Hakan, vasıfsız ve işsizdir, taksici olmayı bekler. Mahallenin psikopatı Salih ağabeyi onu dinleyen ona kendince ö?ütler veren tek kişidir. İyi ve eğitimli bir aileden gelen Salih, mahalledeki her türlü yasa dığı işe bulaşır. Çevredeki herkes ondan korkar. Hakan’ın ‘hasta olduğu’ ama konuşmaya cesaret edemediği liseli Özlem de buna dahildir.

Erotik fanteziler yazarak geçimini sağlayan felsefe doktora öğrencisi Murat, Salih’in çocukluk arkadaş?dır. Murat, Hakan’a, Salih ve Özlem arasında geçen ve erotik fantezi olarak kullandığı bir olayı anlatır. Hakan, hayal kırıklığına u?ramış ve kafası karışık olarak anlatılanların tamamını öğrenmek için Özlem’in evine doğru yola çıkar. Özlem ise Hakan’? görünce ondan korkar. Ancak hiçbir şey anlatıldığı gibi değildir. Olaylar buradan sonra gelişir.”

SULUBOYA TABLOLAR F?LME DÖNÜ?TÜ

Senaristli?ini, yönetmenliğini ve yapımcılığını Cihat Hazarda?l?’nın yaptığı ”Suluboya/The Watercolor”da çocuk oyuncu Sarp Alemdaroğlu’nun yanısıra Haluk Bilginer, Savaş Dinçel, Cansel Elçin, Asu Emre, Altan Erkekli, Ahmet Gülhan, Tamer Karada?l?, Bedri Koraman, Fergan Mirkelam, Metin Uca, Tuba Ünsal, Ay?enur Yazıcı, Serra Yılmaz ve Selçuk Yöntem rol aldı.

Filmin çekiminden sonra hayatInı kaybeden Savaş Dinçel’i ise yakın dostu Müjdat Gezen seslendirdi.

Hazarda?l?’nın üzerinde üç yıl boyunca çalıştı?? filmde maketler, çizimler ve fotoğraf sanatı ile dijital efektli suluboya tekni?i bir araya getirildi.

İngilizce dublaj ve Türkçe alt yazılı olarak sinemaseverlerle bulu?acak filmin müziğini Fazıl Say yapt?.

Türkiye’de basılan ilk dijital film olma özelliğine de sahip olan ”Suluboya/The Watercolor”da bilgisayar ortamında hazırlanan tüm mekanlar maket olarak yapıldı.

Film kareleri için oyuncular tek tek fotoğraflandı. Film gösterime hazırlanana dek tam 3 milyon işlemden geçti. Mekanların maketleri yapıldı, sanatçılar özel bir teknikle boyandı, çekilen binlerce kare fotoğraf ve suluboya efektleri birle?tirildi. Oyunculuk ve renkler bir araya getirildi.

Cihat Hazarda?l?’y?, yıllar önce yaptığı Plastip Show’lar veya basındaki çizgileri ile tanıyan seyirciler, bu kez bambaşka bir teknikle izleyecek.

Farklı tarz?yla sinemaseverleri salOnlara çekece?i tahmin edilen filmin hikayesi şöyle:

”Filmin konusunun merkezini sanat oluşturuyor, resme çok yetenekli ve meraklı olan 12 yaşındaki Marco’nun hayalleri, hedefleri, babasının onu bir gün üç sokak ressamı ile tanıştırmasıyla bambaşka bir boyuta geçer.

Yalnızca üç ihtiyar ressam değildir Marco’yu büyüleyen. Bir de ressamların birlikte büyüttü?ü 18 yaşındaki Lorella, hayatının merkezine girer küçük Marco’nun. Lorella’nın, Marco’ya resim dersi vermesiyle sürer bu ilişki. Marco bu güzel resim ö?retmenine aşık olmuş sanatla birlikte aşkı ve cinselli?i de keşfetmeye başlamıştır artık.

Ama Marco’nun aşkı karşılıksızzır, Lorella suluboyayı küçümseyen bir sanat koleksiyoncusuna aşıktır. Marco ise geleceğin en büyük suluboya koleksiyoncusu olmak için bulduklarını biriktirir. Marco 30′lu ya?larında koleksiyonunun kutularını açar. Ya?lıların geçmişini ara?tırır, buldukları hayatını değiştirecektir.”

SU?KASTÇ?LER TURNUVASI

Scott Mann’ın yönettiği ve Robert Carlyle, Kelly Hu, Ving Rhames ile Scott Adkins’ın oynadığı ”Turnuva/ The Tournament”, haftanın diğer yabancı filmi.

Robert Carlyle, Kelly Hu, Ian Sommerhalder, Liam Cunningham ve Ving Rhames’ın rol aldığı filmin konusu özetle şöyle:

”Her yıl, gözden uzak ve dikkat çekmeyen bir kasabada, dünyanın en tehlikeli 30 suikastçisi arasında, hayatta sadece tek bir adam kalıncaya dek, kazananın 10 milyon dolarlık büyük ödüle ulaşacaşı bir turnuva düzenlenir. Yüksek bahis oynamaktan keyif alan bir milyarderler konsorsiyumu tarafından düzenlenen turnuva, katımlımcıları tarafından kapalı devre bir yayınla sonuna kadar takip edilir.

Turnuvaya katılan suikastçilerin her birine birer takip cihazı ve düşmanlarının yerini tespit edebilecekleri birer el bilgisayarı verilir. Ancak suikastçilerden biri takip cihazından kurtulmanın bir yolunu bulur ve alkolik bir rahip olan Macavoy cihazı yanl?ılıkla yutar. Oldukça güzel bir kadın olan Lai Lai de turnuvanın gözde katillerinden biridir ve son hedefini, masum bir hamile kadın olduğunun farkına varmadan, öldürür. Turnuva organizatörlerinden intikam almaya kararlı olan Lai Lai, milyarderlerin bahis oynamaya devam ettiği merkeze ulaşana kadar rahibi koruması altına alır. Suikastçilerin birço?unu altetmeyi başarırlar fakat uzun yıllarzır ?ampiyonlu?u kimseye kaptırmayan Joshua tarafından avlanırlar. Ölen hamile kadın onun karısı Mary’dir ve neden kendisi yerine karısının öldürüldü?ünü öğrenmeye çal??maktadır. Lai Lai ile beraber Mary’nin turnuvanın başından beri hedef olduğunu öğrenirler. Turnuvayı organize eden güçler, Joshua’nın turnuvaya katılacaşından emin olmak istemi?lerdir. Joshua çok kanlı bir intikam yolculu?una çıkar.”

Bu haberin bağlı bulunduğu kategori Haberler, Kültür Şu ana kadar bu haber için 0 tane yorum yapılmıştır.

Yorum yapın

Dost siteler: Tekirdağ - Ankara | Copright 2010 - buraistanbul.com