Tayyip Erdoğan: Açlık sorunu daha ne kadar gizlenecek

Perşembe, Kasım 19, 2009, 0:46
buraistanbul.com

Roma’da FAO Konferans?’nda konu?an Başbakan Erdoğan, Mars’ta bilimsel araştırmaların yapıldığı, Ay’da su bulunduğu bir dönemde açlıkta gelinen noktaya dikkat çekerek uyarılarda bulundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Mars’ta bilimsel araştırmaların yapıldığı, Ay’da su bulunduğu, 3 G iletişim teknolojisine geçildiği, atom parçacıklarının çarp??tırıldığı bir dünyada, açlığı, k?tlığı, çatışmaları, sava?ları, katliamları ve terörü gizlemek, daha da önemlisi belli sınırlar içinde tutmaya çal??mak ça?ın özüne aykırızır” dedi.

Başbakan Erdoğan, ”Yağama hakk?, eğitim, saılık, mülkiyet hakkı veya ifade özgürlü?ü gibi konular nasıl insanın en temel hakkıysa yeterli ve dengeli ölçüde gıdaya eri?im de temel bir insan hakkızır” diye konuştu.

Erdoğan, FAO 36′ncı Konferans?’nda delegelere hitap etti.

FAO’nun 36′ncı Genel Kurulu’nun, küresel bir ekonomik krizin içinden geçilen bir dönemde gerçekle?tirildiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

”2006 yılında yağanan gıda krizinin ardından, 2008 ve 2009 yıllarını etkisi altına alan finansal kriz, gıda ve gıda güvenli?i noktasında sınırları daha da zorlamaya başladı. Bakınız, ekonomi biliminin vicdanı olarak kabul edilen Nobel Ödüllü Amartya Sen’in ?u ifadelerine dikkatlerinizi çekmek istiyorum: ‘Dünyada apolitik gıda problemi diye bir şey yoktur’ diyor. Amartya Sen diğer bir deyi?le gıda konusunu, gıda güvenli?i konusunu, politikanın dığında, politikanın çerçevesi haricinde ele almak mümkün değildir.

Dünyadaki açlık sorunu, k?tlık sorunu, gıda krizi altını çizerek ifade ediyorum, iktisadi olduğu kadar, siyasi bir sorundur, insani bir sorundur. Bugün yaşadığımız durum, politikadan bağımsız olmadığından çözüm de yine öncelikle siyasetçiler tarafından üretilmek durumundazır.”

-”ET?YOPYA’DA 25 YILDA 1 M?LYON K??? AÇLIKTAN…”-

Erdoğan, geçen ayın sonlarında, Etiyopya Hükümeti’nin, çok ciddi bir gıda krizi içinde bulunduklarını ifade ettiğini ve çok acil olarak 6,2 milyon Etiyopyalı için gıda yardımında bulunulması ça?rısı yaptığını anı msatarak, şöyle devam etti:

”Yayınlanan raporlara göre Etiyopya’da son 25 yılda maalesef 1 milyon kişi, k?tlıktan dolayı hayatını kaybetti.

Sadece Etiyopya değil, bugün, başta Afrika ve Asya olmak üzere 5 k?tada açlık ve k?tlık, ölümlere, sava?lara, çatışmalara temel neden teşkil ediyor, dünya güvenli?ini ciddi şekilde tehdit altında bulunduruyor. 2005 yılında 850 milyon olan aç insan sayısı, bugün 1 milyarın üzerine çıkmıştır. Hepimizin bildiği, hepimizin gördü?ü ve eminim ki hepimizin farkında olduğu z?tlıklar, paradokslar yaşıyoruz.

Dünyanın bir ülkesinde, markete girip, dilediğiniz kadar yiyecek alabiliyorsunuz. Öte yandan, bir avuç pirinç için bir tam gün çalışması gereken ciddi bir ço?unluk bulunuyor. Dünyanın bir kısmında çocuklar saılıkl?, güvenli, geleceğe ilişkin imkan ve fırsatların içine do?arken bir kısmında çocuklar açl??a, ölüme, emniyetsiz, saılıksız bir yaşama adım atıyorlar. Bu tabloyu daha da vahim yapan, küreselle?me ve iletişim çağında her iki kesimin de birbirini anbean izliyor olmalarızır.”

-”BU?DAY, MISIR HAYVAN YEM? OLARAK KULLANILIYOR…”

Bugün dünyanın gelişmiş ülkelerinde, bu?day, mısır, ya?lı tohumlar temel tarım ürünlerinin, hayvan yemi olarak kullanıldığını ve biyoenerji kaynaşı olarak değerlendirildiğine dikkati çeken Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

”Araçlarında biyoenerji yak?tı kullananlar, ‘çevreyi kirletmiyoruz, iklimin dengelerini bozmuyoruz’ diyerek övünürken onların araçlarını çalıştıracak yak?tın ham maddesine, gıda olarak ihtiyaç duyan milyonlarca insan bulunuyor. Bu tabloya, nükleer silahları, kitle imha silahlarını, kimyasal silahları, su sorununu, iklim değişikli?i tehdidini de eklediğiniz zaman, ortaya çok daha iç karartıcı bir manzara çıkıyor.

Gıda güvenli?i esasen, insan onurunun, yaşamının ve gelişiminin temel gere?idir. Yağama hakk?, eğitim, saılık, mülkiyet hakkı veya ifade özgürlü?ü gibi konular nasıl insanın en temel hakkıysa yeterli ve dengeli ölçüde gıdaya eri?im de temel bir insan hakkızır.

Zira bugün, açlık ve yetersiz beslenmenin maliyetini, göç, sosyal gerilimin artması, ?iddet ve sava? olarak tüm dünya ödüyor.”

-”REFAH DA KÜRESELLE?MEL?”-

Erdoğan, bu tablonun sürdürülebilir olmadığının açık olduğuna işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Karamsar bir tablo çizmek niyetinde değilim. Umutsuz bir manzara ortaya koymak arzusunda değilim. Tam tersine, bu fotoğrafın tersine çevrilebilece?ine, dünyanın bu gidi?atının olumlu bir istikamete yönlendirilebilece?ine inanıyor ve buna dair çok güçlü umutlar taşıyorum.

Türkiye olarak, başta G20 Zirveleri olmak üzere, her platformda, bu tabloya dikkat çekiyor, bu tablonun sürdürülebilir olmadığını ifade ediyor ve dayanışma ça?rısı yapıyoruz. Küresel finans krizinin çıkış nedenleri, açık bir şekilde israf olmuştur, sınırsız tüketim olmuştur, yüksek kar elde etme h?rsı olmuştur.

Krizi a?mak için dayanışmaya ihtiyacımız olduğu kadar, bu ve benzeri krizlerin tekrar yağanmaması için de dayanışmayı sürdürmek, empati kurmak, dünya fotoğrafının tümünü görmek zorundayız. ?u hususun özellikle altını çiziyorum, sermaye küreselle?ti?i kadar refah da küreselle?melidir.”

Dünya genelinde ve hayatın her alanında adaletin tesis edilmesi gerekti?ini vurgulayan Başbakan Erdoğan,”Dünyamız küçük bir köye dönüşürken bu köyün tüm sakinleri, yaşamlarını refah ve huzur içinde sürdürebilecek imkanlara kavu?malıdır. Aksi takdirde, bugün alarm veren küresel ekonomi, yarın telafi edilemez, geri dönülemez noktalara gelecektir” diye konuştu.

-”TÜRK?YE UYARIYOR”-

Her fırsatta, her platformda, bu acil duruma ilişkin uyarıları yaptıklarını anı msatan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

”Küreselle?menin nimetlerine olduğu kadar, ortaya çıkardığı risklere de dikkatleri çekiyor ve tedbirlerin alınması noktasında girişimlerde bulunuyoruz.

Bakınız, ben, değerli dostum İspanya Başbakanı Sayın Zapatero ile birlikte ‘Medeniyetler ?ttifakı Giri?imi’nin e? başkanlığını yürütüyorum. Birle?miş Milletler çatısı altında başlattı??mız bu girişim, sadece farklı dinlerin, farklı kültürlerin değil, Kuzey ile Güney’in, Doğu ile Bat?’nın her yönden birbirini anlaması, birbirini ötekinin yerine koyması çabasına dikkatleri çekiyor.

?u hususu burada bir kez daha vurgulamak durumundayım. Dünyanın bir noktasında, bir ülkesinde, bölgesinde meydana gelen olumsuz gelişmelere duyarsız kalmak, tepkisiz kalmak, görmezden gelmek artık imkansız hale gelmiştir.

Mars’ta bilimsel araştırmaların yapıldığı, Ay’da su bulunduğu, 3 G iletişim teknolojisine geçildiği, atom parçacıklarının çarp??tırıldığı bir dünyada, açlığı, k?tlığı, çatışmaları, sava?ları, katliamları ve terörü gizlemek, daha da önemlisi belli sınırlar içinde tutmaya çal??mak ça?ın özüne aykırızır.

Etiyopya’da açlıktan ölen çocuklar topyekun bizim çocuklarımız. Banglade?’teki umutsuz insanlar topyekun bizim insanlarımız. Gazze’de katledilen, sa? kalanların da umutsuzlu?a terk edildiği toplum, bizim toplumumuz.”

AA

Bu haberin bağlı bulunduğu kategori Şehir Şu ana kadar bu haber için 0 tane yorum yapılmıştır.

Yorum yapın

Dost siteler: Tekirdağ - Ankara | Copright 2010 - buraistanbul.com