Tayyip Erdoğan Muhalefeti ele?tirdi

Salı, Aralık 1, 2009, 17:46
buraistanbul.com

Partisinin grup toplantısında partililere hitap eden Başbakan Erdoğan, ?sviçre’ye minare referandumu konusunda yüklenirken Avrupa ülkelerine ?u tarihi ça?rıyı yapt?. Muhalefeti yerden yere vuran Erdoğan, köşe yazarlarına da çattı.
”GEÇEN ZAMAN GÖSTERM??T?R K? ÜLKEM?ZDE FARKLILIKLAR ARASINDAK? ÖNYARGILARIN KIRILMASINA, FARKLI KES?MLER ARASINDAK? MESAFELERİ G?DERECEK BİR TOPLUMSAL ZEM?N?N OLU?MASINA HER ?EYDEN DAHA ?VED?L?KLE ?HT?YACIMIZ VAR”

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Kurban Bayramı bir kez daha göstermiştir ki Türkiye, 780 bin kilometrekare topraşıyla, 72 milyon vatandaş?yla bir bütündür, yek vücuttur, sarsılmaz bir kardeşlik iklimine sahiptir” dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya, milletvekilleri, vatandaşlar ve İslam dünyasının Kurban Bayramını kutlayarak başladı.

Kurban Bayramının, Türkiye’de olduğu gibi İslam dünyasının tamamında yeni bir heyecanla, taptaze umutlarla idrak edildiğini ifede eden Erdoğan, şunları söyledi:

”Gerçekten bütün dünyaya ilham veren, kardeşlik, dostluk ve dayanışma manzaralarına ?ahit olduk. Kurban Bayramı bir kez daha göstermiştir ki Türkiye, 780 bin kilometrekare topraşıyla, 72 milyon vatandaş?yla bir bütündür, yek vücuttur, sarsılmaz bir kardeşlik iklimine sahiptir. ?nanıyorum ki hepimizin gayretleriyle bu kardeşlik iklimi, bu dostluk ve dayanışma manzaraları güçlenerek, kalıcı hale gelecektir. Geçen zaman göstermiştir ki ülkemizde farklılıklar arasındaki önyargıların kırılmasına, farklı kesimler arasındaki mesafeleri giderecek bir toplumsal zeminin oluşmasına her ?eyden daha ivedilikle ihtiyacımız var.

Amacımız; hoşgörüyü, barış?, kayna?mayı yeniden bu ülkenin belkemi?i, omurgası haline getirmek, ‘biz birlikte Türkiye’yiz’ anlay???nı daha da güçlendirmektir. Tarihte nasıl yaptıysak, tarih boyunca bu ülke nasıl adaletle, hukukla yönetildiyse, tarih boyunca nasıl ki bütün farklılıklar bu topraklarda barış içinde bir arada yağadıysa, bunu nasıl başardıysak yine yaparız, yine başarırız. Milli mücadele sırasında nasıl kenetlendiysek, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra millet olarak, nasıl seferberlik ruhuyla hareket ettiysek, bugün de aynı anlay??la ülkemizi kalkınzırmak, milletimizi güçlendirmek için canla başla çalışmaya devam edece?iz.”

Türkiye’nin yurt içinde her alanda elde ettiği başarıların, Türkiye’nin dış politikada güçlendiği rollerin, bu durumun en büyük ispatı olduğunu anlatan Erdoğan, ”Cami, kilise ve havrayı yan yana, hoşgörü içinde yağatan yüzlerce yıllık tarihi tecrübesi Türkiye’yi, çaşımızın en büyük küresel barış projesi olan Medeniyetler ?ttifakının sembol ülkesi haline getirmiştir” dedi.

”K?FAYETS?Z, ÖZ GÜVENS?Z, UFUKSUZ HÜKÜMETLERİN BA?ARAMADIKLARINI BA?ARMI? OLDU?UMUZ ?Ç?N, GÜVEN VE ?ST?KRARI BU ÜLKEDE KALICI HALE GET?RDış?M?Z ?Ç?N ?EREF DUYDUK, ?EREF DUYUYORUZ”

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, statükoculu?a, hukuksuzlu?a, yolsuzlu?a, yasakç? anlay??lara prim vermedikleri için gurur duyduklarını ifade ederek, ”De?i?imin, dönüşümün, yenili?in, reformculu?un adresi olmaktan, ezberleri bozmaktan, dar kalıpları yıkmaktan, siyasete yeni bir itibar kazanzırmaktan dolayı başımız diktir” dedi.

Erdoğan, geçen hafta Kız?lcahamam’da geleneksel hale getirdikleri ”i?tira toplantıs?”nın 14′üncünü gerçekle?tirdiklerini hatırlattı. Erdoğan, bu toplant?da ülkenin ve milletin sorunlarının masaya yatırıldığını anlattı.

Toplant?da, Hükümet ve parti olarak yürüttükleri ve gelecek dönem gündeme alacakları konuları değerlendirdiklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

”Türkiye’nin dış politika vizyonundan, KÖYDES, BELDES projeleri kapsamında köylerimizin içme suyu projelerine, AB katımlım sürecinden Alevi çalıştayına, K?brıs gibi Ermenistan gibi protokolü oluşmuş bu tür adımları, Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci gibi makro politikalarımızdan, tarım, ula?tırma, sağlık ve milli eğitim gibi mikro politikalara kadar geniş bir yelpazede değerlendirme, isti?are etme fırsatını bulduk.

İlgili bakanlarımız bu konuda sunumlarını gerçekle?tirirken, siz değerli milletvekili arkadaşlarım da zaten haberdar olduğunuz, yakinen takip ettiğiniz bu çal??malar hakkında daha detayl?, daha teferruatlı ve bu müzakereye zenginlik, güç katacak fırsatlar hazırladınız. Bu isti?are toplantımız vesilesiyle geçmişin muhasebesini yaptık. Milletimizle birlikte başlattı??mız adalet ve kalkınma mücadelemizde, medeniyet yürüyü?ümüzde, nereden nereye geldiğimizi, ne kadar mesafe aldığımızı görme imkanı bulduk. Açıkças?, yaptığımız bu muhasebe, yaptığımız öz ele?tiriler, değerlendirmeler neticesinde bir kez daha yüzümüz ağardı, gö?sümüz kabardı. ?nanıyorum ki 7 yılda ortaya konulan her bir başarı, AK Parti’li olsun olmasın, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaş?nın gö?sünü kabartmıştır. 7 yılda ortaya koydu?umuz emekler, yaptığımız reformlar, köylerimize varıncaya kadar en ücra köşelere ulaştı??mız hizmetler, Türkiye’nin dört bir yanında 81 vilayetinde inşa ettiğimiz eserler büyük bir başarı tablosunun parçalarızır.”

-”BA?KALARI BU BA?ARILARI GÖLGELEMEK ?STEYEN OLAB?L?R”-

”Başkaları bu başarılarla onur duymaya bilir. Başkaları bu başarıları gölgelemek isteyebilir. Başkaları bu başarılardan rahatsız olabilir” diyen Erdoğan, 7 yılda yaptıkları her hizmetle, ülkeye kazanzırdıkları her eserle gurur duyduklarını söyledi.

Erdoğan, ”Başkaları rahatsız olsa da bizler 133 bin yeni derslik, 11 bin kilometre duble yol inşa etmekten, 63 yeni üniversite kurmaktan, Cumhuriyet tarihinin en büyük toplu konut seferberli?ini başlatmış olmaktan ?eref duyuyoruz. T?pkı paramızdan 6 sıfır atarak Türk lirasının itibarını yükseltirken, milli gelirimizi 2008 sonu itibariyle 742 milyar dolara yükseltirken, Türkiye’yi dünyanın 17. en büyük ekonomisi konumuna yükseltirken, yüzde 30′larda aldığımız enflasyonu yüzde 5′e çekerken ne duyduysak, hangi hazzı yağadıysak, bütün başarılardan nasıl gurur duyduysak yine gurur duymaya devam ediyoruz” diye konuştu.

-”K?MSESİZLERİN K?MSES?”-

Kimsesizlerin kimsesi olmaktan, yoksula sahip çıkmaktan, yakacak kömürü bulunmayan, yiyecek ekme?i bulunmayan vatandaşlara umut kapısı olmaktan da gurur duyduklarını ve gayretlerini bu yönde devam ettireceklerini anlatan başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Aynı zamanda hem işçinin hem i?verenin hem çiftçinin hem sanayicinin hem üreticinin hem tüketicinin hem esnafın hem memurun destekçisi olmakla, imtiyaz değil, adalet üretmekle gurur duyduk, gurur duyuyoruz. Başkaları bu ülkeyi ‘üç yanı denizlerle, dört yanı düşmanlarla çevrili’ diye tanı mlarken, bizler komşularla problemlerimizi minimize etmekten, komşularla ticaretimizi hayallerin de ötesine taşımaktan gurur duyduk, gurur duyuyoruz.

Statükoculu?a, hukuksuzlu?a, yolsuzlu?a, yasakç? anlay??lara prim vermediğimiz için gurur duyuyoruz ve bunu başarıyla sürdürdük, sürdürüyoruz. De?i?imin, dönüşümün, yenili?in, reformculu?un adresi olmaktan, ezberleri bozmaktan, dar kalıpları yıkmaktan, siyasete yeni bir itibar kazanzırmaktan dolayı başımız diktir. Kifayetsiz, öz güvensiz, ufuksuz hükümetlerin başaramadıklarını başarmış olduğumuz için, güven ve istikrarı bu ülkede kalıcı hale getirdiğimiz için ?eref duyduk, ?eref duyuyoruz. Bir çok alanda sessiz devrimler gerçekle?tirdik. Ekonomik alanda tarihi göstergelere ulaştık. Dış politikada, tarihinin en saygın, en aktif, en güvenilir konumuna ulaştık. Demokrasinin, hukukun, özgürlüklerin standartlarını tek tek ele aldık ve hamdolsun onları yükselttik. Sosyal devlet alanında ilkleri başardık. Terörle, mafyayla, çetelerle mücadelede kararlılığımızı gösterdik. İşte bunlarla gurur duyduk, gurur duyuyoruz.”

ERDO?AN, ?SV?ÇRE’DE YAPILAN ”M?NARE” REFERANDUMUNU DE?ERLEND?RD?: TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER OYLAMA KONUSU YAPILAMAZ. ?NSAN HAK VE HÜRR?YETLERİN?, HALKIN YA?AM ÖZGÜRLÜ?ÜNÜ, ?NANÇ ÖZGÜRLÜ?ÜNÜ KALKIP DA REFERANDUMA SUNAMAZSINIZ

Erdoğan, demokrasilerde referandumların da bir ölçüsü olduğunu ve her konunun referanduma taşınmasının yanl?? olduğunu belirterek, ”Temel hak ve özgürlükler oylama konusu yapılamaz. Bir insanın insan hak ve hürriyetlerini, bir toplumun, halkın yaşam özgürlü?ünü, inanç özgürlü?ünü kalk?p da referanduma sunamazsınız” dedi.

Partisinin TBMM grup toplantısında konu?an Erdoğan, ?sviçre’de yapılan referandumu değerlendirdi. ?sviçre’de hafta sonunda, Müslümanlara ait mabetlerdeki minarelerin yapımına yasak getiren bir referandum yapıldığını hatırlatan Erdoğan, ”Bu durum, Avrupa’da yükselen ?rkç? ve aşırı milliyetçi dalgaların tezahür etmesi bakımından oldukça manidarzır” dedi.

Daha önce antisemitizmin insanlık suçu olduğunu söylerken, ”Antisemitizm ne kadar insanlık suçu ise islamafobiya da o denli insanlık suçudur” dediklerini hatırlatan Erdoğan, Varıova’da bununla ilgili bir karar çıktı??nı , ancak o günden bugüne saılıklı bir gelişmenin Müslümanlar açısından olmadığını söyledi. ”Bir zamanlar ‘İslami Terör’ ifadelerini kulandılar ki o yeni yeni gündemden dü?meye başladı, ?imdi de böyle bir dalga esmeye başladı” diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

”Bakınız, inanç, dü?ünce ve bu tür özgürlükler insanın doğu?la birlikte kendisinin en doğal haklarıdır. Bunlar sonradan verilmez, bunlar doğu?la birlikte var olan haklarızır, özgürlü?üdür. ?imdi dünyadaki bu yeni gelişme, maalesef sizin niçin ?u ?rktan do?du?unuzu veya ?u inançla, ?u dü?ünceyle do?du?unuzu sorgulayacak ça?dığı, ilkel bir anlay??ın tezahürüdür ve Batılı bir anlay??ın tezahürüdür. Temenni ediyorum ki başta AB üyesi ülkeler, A?HM, ilgili merciler, -Bu konuda duyarlılıklarını ortaya koyan ülkeler var- hep birlikte duyarlılıklarını ortaya koysunlar ve dünyayı başta Avrupa olmak üzere böyle bir gerilime sevketmesinler.

Medeniyetler ?ttifakının bir e? başkanı ve kurucusu olan ülkenin Başbakanı olarak bu yanl??tan bir an önce dönülmesinin gere?ini hatırlatmak, bizim görevimiz. Bu ?ovenist yaklaşımların ortadan kalkması lazım. Dünya artık bu ça?da bunları yağayamaz, görmek de istemez.”

?SV?ÇRE’YE SERT ELE?T?R?: AKLISEL?M VE SA?DUYU ÇA?RISI YAPIYORUM

?sviçre Adalet Bakanını n, gelen uluslararası tepkiler üzerine yasaklamanın Müslümanları değil, İslamcı köktencili?i hedeflediğini söylediğine işaret eden Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

”Caminin minaresinin köktencilikle ne alakası varı Yani, O da ?ecaat arzederken sirkatin söylemi?. Bu ifadeyi kurmak, birbiriyle mütenasip iki ayrı yanl??tır. Tehlikelidir, kabul edilemez bir değerlendirmedir. ?sviçre gibi güya demokrasinin be?i?i sayılan, özgürlüklerin rahatça yağanabildiği bir ülkede böyle bir referandum sadece İslam dünyasını değil, medeniyetler çatışması noktasında endişesi olan büyük bir kesimi de rahatsız etmiştir. Bu tür konular referanduma götürülemez. Yanl?? buradadır. Ülkemizde de zaman zaman böyle bu tür konuları konu?anlar oluyor. Bu tür konular referanduma götürülmez. Bunlar doğu?tan verilmi?, alınmış haklarzır, bunu referanduma götüremezsiniz.

Bakınız ben, cami, havra ve sinagogun yüzyıllarca aynı cadde üzerinde ahenk içinde varolabileceğini kanıtlamış olan bir medeniyeti temsil eden ülkenin Başbakanı ve Medeniyetler ?ttifakı Projesinin e? başkanı olarak bunları ifade ediyorum. Biz bir taraftan kalk?p da bu tür mabetleri devletin kasasından restore ederken, bunların kalk?p da bu adımları atması, anlaşılabilir bir şey değil. Bu topraklar farklı medeniyetlerin yüzyıllar boyunca nasıl hoşgörü, uyum ve ahenk içinde yağayabildiğini ve yaşadığını kanıtlamıştır. Kaldı ki demokrasilerde referandumların da bir ölçüsü vardır. Her konuyu referanduma taşımak yanl??tır. Temel hak ve özgürlükler oylama konusu yapılamaz. Bir insanını insan hak ve hürriyetlerini, bir toplumun, bir halkın yaşam özgürlü?ünü, inanç özgürlü?ünü kalk?p da referanduma sunamazsınız. Ne yazık ki ?sviçre’de bu yapılmıştır, yanl?? yapılmıştır. Ben bu kürsüden bir kez daha aklıselim ve sa?duyu ça?rısı yapıyorum.”

”B?Z? BU ÜLKEY? BÖLMEKLE SUÇLAYAN ZEVAT, S?VAS’IN ÖTESİNE G?TMEYE ÇEK?N?YOR. BUNDAN DAHA BÜYÜK BÖLÜCÜLÜK OLUR MU? N?YE G?TM?YORSUN? ORAYA G?TMEK ?Ç?N PASAPORTA GEREK YOK K?…”

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Bizi bu ülkeyi bölmekle suçlayan zevat, Sivas’ın ötesine gitmeye çekiniyor. Bundan daha büyük bölücülük olur muş Niye gitmiyorsunı Oraya gitmek için pasaporta gerek yok ki…” dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’yi AB ile müzakere eden ülke konumuna yükseltmekle, medeniyetler ittifakının baş aktörü haline getirmekle, dünyanın dört bir yanında küresel barış için aktif görevler üstlenmekle, Türkiye’yi 48 yıl aradan sonra BM Güvenlik Konseyi üyesi yapmakla, dünyanın en büyük enerji projelerinin merkezine Türkiye’yi yerleştirmekle, bu ülkenin itibarını yükselttiklerine inandıklarını söyledi.

”Bunu göremeyenler yok muş Var” diyen Erdoğan, ”Gözleri var ama görmezler. Ne yazık ki birileri bu başarılardan rahatsızlık duydu ve duymaya da devam ediyor” dedi. Erdoğan, bu kişilerin proje, hizmet, eser üretmeyen siyasete al??tıklarını belirterek, AK Parti’nin üretken siyasetinden rahatsızlık duyduklarını kaydetti.

Başbakan Erdoğan, ”Ben muhalefetten proje beklerim. Var mı projeleriş Yok. Muhalefeti, beyaza kara demekle tanı mlıyorlar, ‘muhalefet budur’ diyorlar. Muhalefet bu değil. Muhalefet, yanlığıgösterip doğruyu söylemektir. Eğer siz yanlığıgösteremiyor, doğruyu söyleyemiyorsunuz, görevinizi yapmıyorsunuz demektir, halkın nezdinde de itibarınız olmaz. Onun için de tarih boyunca muhalefette kalmaya mahkum olursunuz” diye konuştu.

-”AK PART?, GÖZYA?ININ D?NMESİN? ?ST?YOR”-

Muhalefetin, enflasyonda, K?brıs’ta, Kuzey Irak’ta, eğitimde, saılıkta, dış politikada çözümsüzlü?e al??t???nı ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

”AK Parti’nin çözüm üreten siyasetinden rahatsızlık duyuyorlar. Terörde çözümsüzlü?ü kabullenmi?ler. Terörizmi bu ülkeden izole etmek konusunda acizliklerini kabullenmi?ler, AK Parti’nin çözüm üreten siyasetinden rahatsızlık duyuyorlar, korkuyorlar. İşte bugünlerde de milletin talepleri doğrultusunda atılan demokratikle?me adımlarından, milletle devletin bütünle?me arzusundan, milletimizin kayna?ma muradından rahatsız oluyorlar, korkuyorlar.

Korkakların en büyük paranoyası barıştır. Kifayetsizlerin en büyük çekincesi demokrasidir. Ba?nazların, çapsızların, jakobenlerin en büyük kaygısı özgürlüklerin gelişmesidir. Çünkü onlar barış?, demokrasiyi, hukuku taviz olarak, tehdit, tehlike olarak algılarlar. Çünkü onlar, acıları, gözya?larını dindirmeyi, çığlıkları susturmay?; vatanperverlikten, milliyetçilikten, cumhuriyetçilikten ödün vermek sanırlar. Bu yüzden barışa düşmanlık besliyorlar, bu yüzden demokrasinin gelişmesinden rahatsızlık duyuyorlar, özgürlüklerin gelişmesini endişe ile karşılıyorlar. AK Parti, annelerin, babaların, insanı mızın gözyaşının dinmesini istiyor. ‘Öyleyse toprak tavizinde bulunacak, terörle pazarlık masasına oturacak, bölünmeye kapı açacak’ diyorlar. Bu akıl almaz tezleri öne sürenlerin yardakçıları, milletimizin hassas değerlerini istismar ederek, karalama kampanyalarıyla alttan alta kin ve nefret duygularını tahrik ederek, AK Parti’nin öncülük ettiği milli birlik, kardeşlik ve barış sürecini provoke etmeye çalığıyorlar. Bu planlı haberlere, milletimizi galeyana getirmek maksadıyla yayımlanan bu türden sipariş haberlere kimse itibar etmesin.”

KÖ?E YAZARLARINA SERT ELE?T?R?: YARIM SAATTE BİR KÖ?E YAZISI YAZAB?L?YORLAR

Bir köşe yazarının, ”Siyasetçiler ne kadar az konu?ursa ülke o kadar huzur bulur” şeklindeki yazası bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

”Ne kadar güzel… Ben de diyorum ki ‘Siz köşe yazarları ne kadar az yazarsanız,ülke o kadar huzur bulur.’ Geçmi?te bir köşe yazarı haftada bir ya da iki kez yazardı. Ama ?imdi her gün… Yarım saatte bir köşe yazısı yazabiliyorlar, ne kabiliyetli insanlar. ?? bu noktaya geldi. Bunların yaptıkları, açık bir tahrikten başka bir şey değil. Bu tezleri ileri sürenler millet, devlet, barış düşmanlarıdır. Bunlar çok partili hayata, serbest piyasa ekonomisine geçerken de Boğaziçi Köprüsü yapılırken de rahatsız oldular. Küresel sermayenin Türkiye’ye yatırım yapmasından, Türkiye’nin AB’ye katımlımından ve K?brıs sorununun çözülmesinden de rahatsız oldular, bunlar budur. ?imdi 3. köprü yapılıyor yine rahatsız olmaya başladılar.”

-”DED?KODU KÜÇÜK ?NSANLARIN S?YASET YÖNTEM?D?R”-

Başbakan Erdoğan, bu süreçte herkesin sözünü ölçerek ve tartarak söylemesi gerekti?ini belirterek, ”Dedikodu küçük insanların siyaset yöntemidir. Vesvese ve vehimler üretmek korkakların siyasetidir” dedi. Bu yöntemin, TBMM çatısı altında bulunan hiç bir salonda me?ru yöntem olarak benimsenmemesi gerekti?ine işaret eden Erdoğan, milletin bu tahriklere alet olmayacağını bildirdi.

”Kimse AK Parti ile milletin arasına giremez” diyen Başbakan Erdoğan, halkın kimin ne olduğunu çok iyi bildiğini ifade etti.

Başbakan Erdoğan, kimsenin kendileriyle milliyetçilik ve cumhuriyetçilik yarı??na giremeyeceğini ifade ederek, şöyle konuştu:

”Çünkü biz cumhurun içinden birer ferdiz ve cumhurun ta kendisiyiz. Kimse bizimle vatanperverlik yarı??na giremez. Bunlar öyle bir vatanperverlik icat etmi?ler ki her şey soyut, lafta. Vatanseveriz diyorlar, icraatları yok. Bu vatan toprakları üzerinde bir tek dikili ağaçları, eserleri, hizmetleri yok. Kuru hamasetle milleti kanzırmaya çalığıyorlar. Slogan milliyetçili?i yapıyorlar. Vatanın sizin ç???rtkanlıklarınıza, nutuklarınıza, hamasetinize ihtiyacı yok. Vatanseverlik emek, çaba, fedakarlık, proje ister. Eski şehir’e hızlı tren yaptık, Hakkari’ye teknoloji sınıfları kurdum, hastaneler yaptım, Antalya’yı turizmde lider yaptım, İstanbul’u dünya ekonomisinin kalbi haline getirdim. ?imdi Trabzon, Edirne, Nev şehir, Konya, Kayseri, Diyarbakır, Hatay, Mersin için ne yapmalıyım diye dü?ünmektir, i?te vatanseverlik budur.”

-”ÇAPSIZ MUHALEFETTEN ÜLKEYE FAYDA GELMEZ”-

”Memleketin hangi meselesine yönelik bir çözüm öneriniz, projeniz var Allah aşkına” diyen Erdoğan, şunları söyledi:

”Tembel muhalefetten, çapsız muhalefetten, kifayetsiz muhalefetten, vizyonsuz muhalefetten hiç bir ülkeye fayda gelmez, bu bir gerçektir. Demokrasinin gere?i, iktidarın da muhalefetin de güçlü ve etkin olmasıdır. Bu ülkede on yıllarca iktidar sorunu yaşandı. Güçlü dirayetli, başarılı bir iktidar gelemedi. Türkiye, 7 yılzır da muhalefet sorunu yaşıyor. Hiç kimsenin Türkiye’yi eksik demokrasiye mahkum etme lüksü yoktur. ‘Türk milliyetçisiyim’ diyenler iktidara geldiklerinde Türk lirasının, Türkiye’nin itibarı için ne yapmışları Ak?am yatmışlar bir sıfır, sabah kalkmışlar bir sıfır koymu?lar. Hani Türk lirasının değerini koruma? Böyle mi Türk milliyetçisisinı Gurbetçilerimizin sorunları ile ilgili ne yapmışları Bu sorularımızın hiç birine cevap alamadık.

Kendilerine ‘cumhuriyetçi?iz diyenler’ iktidara geldiklerinde, cumhuriyetin kazanımlarına bir yenisini eklemi?ler miş Bir tek eser kazanzırmışlar mış Sorarsan, ‘Biz koalisyondaydık.’ Sen zaten koalisyondan kurtulamayacaksın ki… Ancak girebilirsin, koalisyonla, kenarından, köşesinden…. Bu millet size tek başına iktidar vermez. Niye? Güvenmiyor da onun için.”

-”SOSYAL DEMOKRATIM DİYENLERİN…”-

”Sosyal demokratım” diyenlerin, sosyal adalet ilkesinin kök salması ve özgürlükleri geliştirmek için ne yaptıklarını soran Başbakan Erdoğan, bunların hep özgürlüklerin önüne set çektiklerini söyledi. Erdoğan, bunların demokrasinin zay?flatılmasına hizmet ettiklerini belirtti.

Başbakan Erdoğan, ”Bizi bu ülkeyi bölmekle suçlayan zevat, Sivas’ın ötesine gitmeye, siyaset yapmaya çekiniyor. Soruyorum; bundan daha büyük bölücülük olur muş Niye çekiniyorsun, niye gitmiyorsunı Samimi söylüyorum. Oraya gitmek için pasaporta gerek yok ki… Dış politika yapmıyorsun ki… Niye gidip oradaki vatandaş?nla kucakla?mıyorsunı Bölge ve zümre siyaseti güderek, hizipçilik, kafatasçılık yaparak bu milleti birbirine düşman kılamazsınız, kılamayacaksınız” diye konuştu.

Milletin birlik ve beraberli?inin çok sınandığını, ama bu milletin her seferinde bu sınav? geçti?ini dile getiren Erdoğan, ”1915′te bir uçta Çanakkale’de, bir uçta Sarıkamış’ta vurularak, donarak ?ehit olanlar aynı halktır. 1921′de Sakarya’da, 1922′de Dumlup?nar’da bu ülkeyi düşmana dar edenler aynı halktır. O aziz ?ehitlerden biri de benim büyük dedemdir. 1915′te Sarıkamış’ta Allahuekber Da?larında gözya?ları donarak ?ehit oldu. İşte onun için biz, şehitlerimizin anıldığı, İstiklal Marşımızı her okudu?umuzda gururla, onurla ama bir o kadar da yüreklerimiz sızlayarak okuyoruz. ‘Bast??ın yerleri toprak diyerek geçme tanı , dü?ün altında binlerce kefensiz yatanı , sen ?ehit oğlusun incitme yazıktır atanı , verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı .’ Bu satırlar bizim için hem anıttır hem de aşıttır” ifadelerini kullandı.

Başbakan Erdoğan, bu aziz ?ehitler sayesinde bu milletin yeniden dirildiğini, ülkenin küllerinden yeniden do?du?unu belirtti. Bu ülkenin birliğini hiç kimsenin sarsamayacağını vurgulayan Erdoğan, ”Onun için birliğimize, dirli?imize kimse kastedemez” dedi.

”YILLAR ÖNCE ALEV?LERE, CHP’N?N KAPISINI KAPATAN SEN DE??L M?YD?N?”

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a, ”Yıllar önce Alevilere CHP’nin kapısını kapatan sen değil miydinı Evet, Alevi kardeİlerimiz sizin arka bahçeniz değildir. Olmayacaktır da…” diye seslendi.

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a yanıt verdi. Milletin, kimin hamaset ürettiğini, kimin eser ürettiğini yakından izlediğini kaydeden Erdoğan, kendilerini asıl rahatsız edenin, siyasetin kısır çeki?melere, kör bir nefretin içine sürüklenmiş olması olduğunu bildirdi. ”Bizi asıl rahatsız eden, siyasetin barışa erme aracı olarak değil de savaşı, çatışmayı körükleme aracı olarak görülmesidir” diyen Erdoğan, şunları söyledi:

”Öyle bir kör muhalefet yapıyorlar ki ‘AK Parti’ye muhalefet edece?im’ diye bu ülkenin tarihine, kaderine muhalefet ediyorlar. Annelerin evlat acılarına, parçalanmış, yaralanmış yerlere tuz basıyorlar. Yürüklerdeki yangını körüklüyorlar. Dersim için söylenen sözler nedeniyle bütün ülke infiale kapılıyor, kendi partisindeki insanlar hayrete dü?üyorlar, ‘bu sözler gerçek olamaz’ diyorlar. Ama sözlerin sahibi çıkıyor, piİkinlikle, ‘evet, yanl?? anlamadınız. Dersim’de analar a?lamıştır, bugün de anaların a?lamasında bir sakınca yoktur’ diyor. Bunları gö?sünü gere gere söylüyor. ?ecaat arz edeyim derken, sirkatin söylüyor. Anamuhalefet lideri de kendi genel başkan yardımcısının sözleri karşısında ?aşkına dönmü?, ne yapacağını bilmez halde, yine pervasızca AK Parti’ye salzırıyor. Tepkileri savu?turmaya, maniple etmeye çalığıyor. Ne söylediğini bilmez halde ’60 yıl öncesinden medet umma, Alevilerden sana hayır yok, başka kapıya’ diyor. Sayın Baykal; sen o kapının bekçisi misinı Yıllar önce Alevilere, CHP’nin kapısını kapatan sen değil miydinı CHP İstanbul ?l Kongresinde, il başkanlığına desteklediğiniz, benim hemşehrimdir, Ahmet Güryüz Ketenci’yi seçtirince sevinç ve co?kuyla basına, ‘İşte İstanbul ?l Başkanlığına seçti?imiz arkadaş?mız; hem Türk, hem Sünnidir, Alevi değil’ diye mutlulukla verdiğiniz beyanat unutulmadı, bunlar hep kayıtlarda var Sayın Baykal. Bir beyanatınızla hem Kürt kökenli, hem Alevi vatandaşları dı?ladınız. CHP’deki ikinci döneminizde bu unsurların temsilcilerini partinizden ihraç etmediniz mi, uzaklaştırmadınız m?, istifaya zorlamadınız mış Bunları inkar etseniz bile, bunlar kayıtlara geçti. Sizin ne kadar hizipçi olduğunuz dillere destanzır, iyi tanınırsınız, iyi bilinirsiniz.”

-”ALEV? KARDE?LER?M?Z S?Z?N ARKA BAHÇEN?Z DE??L”-

Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in gerekli cevabı verdiğini, ”Aleviler sizin arka bahçeniz değil” dediğini hatırlatan Erdoğan, ”Evet, Alevi kardeİlerimiz sizin arka bahçeniz değildir. Olmayacaktır da… Siyasi iradelerine sizin ipotek koyma hakkınız ve yetkiniz yoktur, olamaz. Siz, bölge partisi, siz hizip partisi oldukça, siz zümre partisi oldukça, insanları dinlerine, etnik kökenlerine, mezheplerine ve me?replerine göre ayırmaya devam ettikçe, Türkiye’de hiçbir sosyal kesime hitap edemeyeceksiniz. Siz tarihinizle, milletinizle barışmadıkça bu halk sizi siyasetin dığına atacaktır, atıyor da” diye konuştu.

Alevi çalıştaylarına işaret eden Erdoğan, ”Eğer Alevi vatandaşlarımın meselelerini önemsiyorsanız, bu konuda samimiyseniz, gelip bu konuda AK Parti’nin başlattı?? demokratik açılım sürecine destek olun. Çünkü, onun içinde Alevi çalıştayları da var. Bak orada bu çal??malar yapılıyor ve şu ana kadar çok büyük mesafeler katettik. ?nı allah yakın bir zamanda çalıştaylarımız tamamlandıkça, çok daha büyük bir yol katetmiş olacağız. Ama anlaşılıyor ki ne CHP ne MHP bu konudaki çalışmaları dikkatle takip ediyorlar” diye konuştu.

ERDO?AN’DAN MHP’N?N KÜFÜR ETT? ?MASINA TEPK?: KEND? K?ML?K VEYA K???L?KLERİN? SANIYORUM B?ZDE GÖRMEK ?ST?YORLAR. B?Z ASLA ONLARIN K?ML?K VE K???L???NDE OLMADIK, OLMAYACA?IZ DA

Erdoğan, ”Kendi kimlik veya kişiliklerini sanıyorum bizde görmek istiyorlar. Biz asla onların kimlik ve kişili?inde olmadık, olmayacağız da. Bizim kitabımızda olmayan şeyleri, bizim ahlaki yapımızda olmayan şeyleri asla bize isnat edemezler” dedi.

Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yanıt verdi. Erdoğan, ”Yeni bir şey daha çıktı ortaya, benim haf?za kayıtlarımı okumakta da bu MHP’liler çok mahir olmuşlar. Yok dudak okuma varmış, dudak okumaktan bir şeyler çıkarmışlar filan… Bundan dolayı da ayrıca bir salzırma mekanizması. Çok garip şeyler öğreniyoruz. Yani siyasetin bize bu yönde hakikaten ö?reticili?i çok çok farklı. Kendi kimlik veya kişiliklerini sanıyorum bizde görmek istiyorlar. Biz asla onların kimlik ve kişili?inde olmadık, olmayacağız da. Bizim kitabımızda olmayan şeyleri, bizim ahlaki yapımızda olmayan şeyleri asla bize isnat edemezler. Buna hakları yoktur” dedi.

-”TUNCEL?’DE NE OLDU?UNU NE B?TT???N? SAYIN BAHÇEL? B?LMEZ K?…HAYATINDA TUNCEL?’DEN GEÇMEM??… HAR?TADAK? YERİN? SORSANIZ ONU DA B?LMEZ”

Bahçeli’nin son grup toplantısında, Alevi vatandaşlara yönelik olarak atılması gereken adımları sıraladığını kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

”Ama ne yazık ki sıraladığı öneriler, somut olmasına karıın hiçbiri yeni değil, hepsi zaten dönemimizde uygulamaya konulan ya da yürümekte olan çal??malar. Sayın Bahçeli, Türkiye Alevilik Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin kurulması ve bunun devlet tarafından finanse edilmesi gerekti?ini söylüyor. Sayın Bahçeli, Tunceli Üniversitesi bünyesinde Alevilik Araştırma ve Uygulama Merkezi resmen kurulmuştur. Devlet tarafından desteklenen, finanse edilen bir araştırma ve uygulama merkezi olarak kurulmuştur ve ilk yayınlarını da yapmaya başlamıştır. Ama tabii Tunceli’de ne olduğunu ne bitti?ini Sayın Bahçeli bilmez ki… Hayatında Tunceli’den geçmemi?… Haritadaki yerini sorsanız onu da bilmez.

Merkezin ilk yayını da büyük hacimli bir ‘Kerbela Mersiyeler’ isimli kitap olmuştur. Yine 2008 yılında Hacıbektaşı Veli Araştırma ve Uygulama Merkezi, Çorum Hitit Üniversitesinde kurulmuştur. Daha önce Türklük ve Hacıbektaşı Veli Araştırmaları Merkezi de bir zamanlar kendisinin de öğretim görevlisi olarak ders verdiği Gazi Üniversitesi bünyesinde zaten mevcuttu. O yüzden bunu çok iyi biliyor olması gerekir, bunları devlet finanse ediyor. Türkiye’de şu anda 3 saygın ve önemli üniversitemizde Alevilik ve Bekta?ilik ile ilgili araştırma merkezi var.

MEB’deki ders kitaplarında müfredatla ilgili, Alevilikle ilgili bazı adımların atılması gerekti?ini söylüyor. Anladığım kadarıyla bundan da haberi yok. şu anda okullarımızda okutulmakta olan ders kitaplarında, Alevilik ve Bekta?ilik ile ilgili bölümler mevcut. Bu yapılırken, sadece Alevi vatandaşlarımızın çocukları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde bunları öğrensinler diye değil, aynı zamanda Sünni vatandaşlarımızın çocukları da Alevili?i doğru öğrensinler diye yapılmıştır.”

Erdoğan, Bahçeli’nin, Diyanet ?İleri Başkanlığı’nın yapması gereken bazı faaliyetlerden söz ettiğini belirterek, Diyanet’in 14 ciltlik Alevilik ve Bekta?ilik ile ilgili kitap yayınladığını, 7 cildi de yayın aşamasında olduğunu anlattı.

Alevi vatandaşların kabul ettiği ve makbul gördü?ü klasiklerin, Diyanet ve devlet tarafından finanse edilerek yayınlandığını ve bunun sürdüğünü kaydeden Erdoğan, ”Diyanet ?İleri Başkanlığının faaliyetleri bunlarla da sınırlı değil. Alevilerin yoğun olarak yaşadığı birçok ilimizde, camilerdeki imamlara Alevilikle ilgili hizmet içi kurs vermiştir. Onların da Alevili?i doğru öğrenmeleri ve anlatmaları… Sünni olan din adamlarına da Alevilikle ilgili dersler verilmiştir. Yurt dığından gelen istek üzerine her yıl Diyanet, Alevilik konusunda uzman olan birçok kimseye gri pasaport vererek, yurt dığındaki Alevi vatandaşlarımızın özel günlerinde, onlarla eğitim bilgilendirme çalışması yapmak üzere görevlendirmiştir. Bunlar Türkiye’de ilktir ve bunları biz gerçekle?tirdik Sayın Bahçeli” dedi.

Başbakan olarak farklı iftar sofralarına katıldığını, düzenlenen Muharrem iftarlarında yer aldığını, orada kendileriyle bir atmosfer oluşturmak istediğini ifade eden Erdoğan, birçok yerde Alevi vatandaşların düzenlediği programlarda Bakan ve milletvekilleri ile parti yöneticilerinin de bulunduğunu anlattı. Devlet Bakanı Faruk Çelik başkanlığında bugüne kadar geniş katımlımlı 5 çalıştay yapıldığını, 2 çalıştay daha yapılacağını belirten Erdoğan, ”Bu konuda yapılması ve yapılmaması gereken, nihai çözüm anlamına gelen adımları da bu sayede netle?tirmiş olacağız” diye konuştu.

-”F?ZAN’A KADAR” TABİR?-

Erdoğan, iç politikada olduğu gibi dış politikada hızlı trafiğin devam ettiğine dikkati çekerek, Kasım ayında Türkiye’de ve bazı dış ülkelerde gerçekle?tirdiği temaslar hakkında bilgi verdi. Libya ziyaretine de?inen Erdoğan, şunları kaydetti:

”Memnuniyetle ve mutlulukla ifade edebilirim ki şu ana kadar yaptığım ziyaretlerin içinde müstesna ziyaretlerden biri oldu. Türkiye’ye karşı olan bakışlarını görmek, duyduklarımızın çok çok dığında bir ilgi ve alakaydı. Bu seyahatte vizeleri kalzırdık. Artık Türkiye ile Libya arasında vize yok. Türkçe’mizde bir yerin çok uzak olduğunu belirtmek için ‘Fizan’a kadar’ diye bir tabir vardır. Bu vizeyi kalzırmak suretiyle Fizan ile aramızdaki mesafeleri kalzırmış oluyoruz. Libya ile Türkiye arasındaki kardeşlik başlarını daha da güçlendiriyoruz. Bu arada Fizan’da havaalanı inşaatını da bir Türk ?irketi yapıyor. Böylece Fizan, sadece Türkiye’ye değil, tüm dünyaya yakınlaşıyor. Vizelerin kalzırılması, yatırımların karşılıklı te?viki ve korunması da olmak üzere, Libya ile imzalanan bu 8 anlaşmay?, hazırlamakta olduğumuz yeni bazı anlaşmalar takip edecek.”

Erdoğan, 6 Aralık’ta ABD’ye ziyaret gerçekle?tireceğini, ardından Meksika’ya geçeceğini bildirdi.

-KEY ÖDEMELER?-

Türkiye’deki her haksızlığıgidermek ve mağduriyetleri ortadan kalzırmak için ellerinden geleni yaptıklarını bildiren Erdoğan, ”Bizden önceki haksızlıkları da giderme gayreti içindeyiz. Bunlardan biri nemalar meselesiydi. 13,5 katrilyonu, bizden önceki iktidarların borçlanmış olduğu parayı biz ödedik. Ne yaptınız diyenlere cevaptır bu. Bizden önceki iktidarların hepsi buna dahildir. MHP’si, CHP’si de buna dahildir. Bu parayı biz ödedik. Benim işçimden, memurumdan bu parayı biz kesmedik, onlar kesti. Biz ana paraları ve faiziyle beraber, geldik, ödedik” dedi.

Kendilerinden yıllar önceki haksızlıkları giderme gayreti içinde olduğunu anlatan Erdoğan, 11 Kasım 2009 itibariyle 5 milyon 397 bin hak sahibine 2.5 milyar Türk lirası civarında KEY ödemesi yaptıklarını, yapmaya devam ettiklerini anlattı. Ancak KEY’e hak kazandıklarını ileri sürenlere ilişkin işlemlerin, uygulamadaki sorunlar nedeniyle ilgili kurumlarca süresi içinde tamamlanamadığına dikkati çeken Erdoğan, bu nedenle bildirim sürelerini uzatan, sorunların giderilmesine ilişkin süreçleri yeniden tanı mlanan, kayıtları deprem, sel ve yangın gibi sebeplerle zayi olan hak sahiplerinin, ödemelerden yararlanmasını sağlayan bir yasa tasarısı hazırladıklarını ve bunun bugün ilgili komisyonda görü?eceğini sözlerine ekledi.

Haber 7-AA-C?HAN

Bu haberin bağlı bulunduğu kategori Şehir Şu ana kadar bu haber için 0 tane yorum yapılmıştır.

Yorum yapın

Dost siteler: Tekirdağ - Ankara | Copright 2010 - buraistanbul.com