
Türkiye günlerdir Yargıtay Cumhuriyet Ba?savcılığıtarafından DTP’ye açılan kapatma davasının sonucunu bekliyordu. Anayasa Mahkemesi’nde görülen davanın sonucunda parti kapatıldı
Genel Başkan Ahmet Türk ve Milletvekili Aysel Tuğluk da dahil 37 DTP’liye 5 yıl siyaset yasaşı geldi. 4 gün süren mesai sonunda oy birliği ile DTP’nin “terörün odağı” olduğuna hükmeden yüksek mahkeme, partinin tüm mal varlığının da hazineye devredilmesine karar verdi.
Bu noktadan sonra gözler Güneydoğu illeri ile metropollere çevrildi. Zira DTP sözcülerinin davanın görüldü?ü günlerde yaptığı açıklamalar kamuoyunda endişeye neden olmuştu. DTP yöneticilerine göre parti kapatılırsa halk buna büyük bir tepki gösterecek, Türkiye kaos ve çatışma ortamına sürüklenecekti.
Fakat kararın açıklandığı saatten ?u ana geçen zaman dilimi gösterdi ki; DTP’nin kendisini tek temsilcisi olarak gördü?ü Güneydoğu halkı ve metropollerde yağayan Kürtler, kapatma kararını ve bu sancılı süreci sa?duyulu ve soğukkanlı bir şekilde karşıladı. Tüm kışkırt?cı açıklamalara ve ajitasyon içeren söylemlere rağmen bazı illerdeki 100-150 kişilik küçük çapta protestonun dığında, Türkiye dün geceyi ve bugünü sakin geçirdi. Hakkari, ?emdinli, Yüksekova ve Van’da toplanan küçük kalabalıklar taşkınlık çıkardı ama olaylar korkulan boyutlara ula?madı. DTP lideri Ahmet Türk’ün bugünkü MYK toplantısının ardından yaptığı “Grup olarak parlamentodan çekiliyoruz”
açıklaması bile halkın sa?duyusunu kaybetmesine neden olmadı.
Böylece partilerinin kapatılması halinde seçmen kitlesinin topyekün ayaklanacağını dü?ünen ve bu iddialarını da kamuyounu etki altına almak için bir tehdit unsuru olarak kullanmaya çalışan DTP’li “?ahin” yöneticilere en iyi cevabı yine halk vermiş oldu. Dün manıetimize taşıdığımız Taraf gazetesinin haber-analiz yazısına da atıfta bulunmuş olursak; bölge halkının, terör örgütüyle arasına bir türlü mesafe koymayan DTP’nin kapatılmasına tepkisiz kalması, PKK’nın hem Türk hem de Kürt halkına düşman olduğunu kavradığının göstergesi olarak kabul edilebilir.