Ufuk Uras CHP solun rolünü AKP’ye kaptırdı

Pazartesi, Aralık 14, 2009, 0:04
buraistanbul.com

İstanbul Başımsız Milletvekili Ufuk Uras, CHP’nin solun rollerini AKP’ye kaptırdığını belirterek, demokratikle?menin sağlanmadan farklı kimlik ve kültürlere e?it yaşama hakkı verilmedikçe demokratik açılımın bitmeyeceğini söyledi.
İstanbul Başımsız Milletvekili Ufuk Uras ve yol arkadaşları, parlamentodaki sol açı?? kapatacak yeni bir parti için canla başla çalığıyor. Uras’la yoğun politik gündemi ve solun geleceğini konuştuk

TÜRK?YE’DE KEND?N? SOLCU SANAN ÇOK

Son olarak 11 Kasım’da TBMM’deki ‘Demokratik Açılım’ oturumunda yaptığı ‘mantıkl?’ konuşmayla hayli ses getirdi Ufuk Uras. Başbakan Tayyip Erdoğan’? güldüren, AKP’den alkışları toplayan, CHP ve MHP’yi “aç aç” usulü sıralara vurduran konuşmanın ardından yine yollardaydı; 1996′da kurulan ‘Aşkın ve devrimin partisi’ ÖDP’den ayrıldıktan sonra oluşturmayı planladıkları yeni parti için çal??makta… Öyle görünüyor ki Uras ve arkadaşları, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin karşısına “Adalet ve vicdan!” diyerek çıkmaya hazırlanıyorlar.

Açılamayan ‘Demokratik Açılım’dan başlayalım dilerseniz. Sizce DTP bu süreçte doğru hareket etti miş Emine Ayna’nın konuşmasında DTP tabanının ‘dağa çıkın’ iste?ini belirtmesi, ne anlama geliyordu?
DTP kendi sınırları içinde yapabileceklerini ve yapamayacaklarını ifade etti. Barış için ellerinden geleni yapmak için çok u?ra?tıklarını biliyorum. şüphesiz ki, bu süreç, öyle dümdüz, sorunsuz, hiçbir arıza olmaksızın akmıyor. Önemli olan, en az yol kazasıyla somut ve Türkiye toplumunun içine sindirece?i adımların atılması. Kimsenin yeniden dağa çıkmayacaşı, orada olanların da geri geleceği demokratik ve e?it yurtta?ların bir arada yağayacaşı bir ortamı sağlamak hepimizin üstüne dü?en bir sorumluluk.

“Açılım bitti,” diyebilir miyiz geldiğimiz süreç içinı
Do?ru olmaz. Ama AKP’nin açılımın gereklerini yerine getirmekte atıl kaldığı, hatta geri adımlar attı?? izlenimi var. Bu kadar ciddi barış beklentisinin oluştu?u bir dönemde gerekli yasal ve politik adımların atılmaması, beklenti yorgunlu?u yaratıyor. Bu da belli ki çeşitli gerginliklere neden oluyor. Türkiye’de demokratikle?me sağlanmadan, demokratik ve sosyal bir anayasa olmadan, farklı kimlik ve kültürlerin e?it yurtta?lar olarak yaşamalarının zemini yaratılmadan ‘demokratik açılım’ bitmez.

ÖNEML? OLAN SOSYAL POL?T?KALAR

Tokat’taki salzırının zamanlamasını nasıl değerlendirmeliyiz?
Sadece zamanlama sorunu yok. Salzırının kendisi de büyük bir provokasyon. Otobüslere molotof atarak, silahlı salzırılarla veya Diyarbakır’da gösteri yapan bir genci tek kurıunla vurarak barışa gidilemez. Türkiye bu tür gelişmelerle yeniden karanlık ve kasvetli bir döneme doğru çekiliyor. Neyin provokasyon, neyin demokratik tepki olduğunun belli olmadığı günlere giriyoruz.

Tayyip Erdoğan, “Sizin hiç evladınız öldü mü, sizin hiç köyünüz yakıldı mış” diye sorduğu konuşmalarıyla ‘sol’dan rol çalar gibi. Ne diyorsunuz?
Rol kaptırma var burada aslında. CHP o kadar rejim muhafazakârlığına yöneldi ki, o siyasi boğlu?u birileri gelip dolduruyor. 21. yüzyılda artık insanlarımızı fare gibi zehirlemek çözüm olabilir miş Bu söylendiği andan itibaren siz AKP’ye güç vermiş oluyorsunuz. AKP gücünü CHP muhalefetinden alıyor. O yüzden AKP’ye karşı ciddi bir kitlesel sol muhalefet oluşturmak lazım ki, ciddi bir seçenek oluşsun.

AKP’yle söylemleriniz örtü?tükçe sizin de işiniz zorlaşıyor mu?
Ben çok örtü?tü?ünü dü?ünmüyorum. Kamuoyu vicdanına denk dü?en bir yaklaşım destek buluyor. Herkesin kendi kimli?iyle, kendi kültürüyle insanca yaşamasını savunmak önemli. Ama mesela ben AKP’yi aynı zamanda “Alevi meselesinde niye yargı kararlarına uymuyorsunuz?” diye de ele?tiriyorum. AKP’yi sosyal politikalar üzerinden ele?tirmek gerek.

“Açılım” konuşmanızı AKP sıralarının alk??laması, Tayyip Erdoğan’ın gülmesi, sizde “Eyvah!” gibi bir durum yarattı mış
Tam tersine ben AKP ele?tirisi yapıyorum. Fakat bir edepsizlik karşısında edepli olan herkes alk??lar sizi. Bu biraz niyet meselesi. Pozitif bir şey söylüyorsunuz somut olarak. Karı?nızda ise bir negatif enerji var. Seçmen ve izleyiciler onu görüyor. Neredeyse 18 yaşından küçüklere Meclis TV’yi yasaklar hale geldik. İnsanlar farkına varmıyor ama MHP ve CHP sıralarında “Aç, aç!” diye başırıyordu insanlar. Böyle bir siyaset olamaz. “AKP açılımı savunuyor, biz kapanalım,” diyemeyiz. Bir dizi meselede CHP ile MHP ortak tutum alıyor.

KAMER GENÇ OLMAK ?STEMEM

Bülent Arınç katıldığınız bir televizyon programına başlanı p “Türkiye’de böyle solcular görmek istiyoruz” dediğinde ne hissettiniz?
Siyasi rakiplerimizin takdirini almak iyi bir ?eydir çünkü insanlar sol deyince tek parti dönem solculu?unu düşünüyor. AKP’nin kapatılmasına karşı olduğunuz için AKP’li, DTP’nin kapatılmasına karşı olduğunuzda DTP’lilik gibi şeyler çok saçma. Bir usule karşı çıkmak muhtevayı benimsemek anlamına gelmiyor.

Bazı insanlar Kamer Genç gibi olmanızı istiyor; sessiz değil kavgacı. Olabilir misiniz?
Olmak istemem. O tezkereye evet derken ben hayır diyorum. Bu, Dev-Genç’ten Kamer Genç’e yönelenlerin problemi. Siyasi lümpenle?me, siyasi ‘kitsch’ bize ait bir şey değil.

19 Kasım’da Brüksel’de, “Hitler Almanyas?’ndan sonra Nasyonel sosyalizmin en güçlü olduğu yer Türkiye,” dediniz. Epey aşır bir konuşmaydı…
Türkiye’de birçok insan kendisini solcu zannediyor ama bu nasyonal sosyalizm, ulusal solculuk yaklaşımına baktığınızda, darbeleri savunmak, bir tür fa?izan refleksler göstermek… DTP konvoyuna İzmir’deki tepkiler örneğin. Neo-fa?izmin en önemli özelliği, kendilerini fa?ist olarak değerlendirmemeleri. Dayanı?may?, empatiyi esas alan farklı bir politik kültürü geliştirmemiz gerekiyor diye düşünüyorum.

Sabah

Bu haberin bağlı bulunduğu kategori Şehir Şu ana kadar bu haber için 0 tane yorum yapılmıştır.

Yorum yapın

Dost siteler: Tekirdağ - Ankara | Copright 2010 - buraistanbul.com