
Doğan Grubu’nda yazıları Ertu?rul Özkök tarafından sansürlendikten sonra sürpriz bir kararla, Habertürk kanalının Genel Yayın Yönetmenli?i koltuşuna oturan Yi?it Bulut, eski patronu ve i?yeri için aşır konuştu.
Ferruh Altun’un röportaj?
Doğan Grubu’nda yazıları Ertu?rul Özkök tarafından sansürlendikten sonra sürpriz bir kararla Ciner Yayın Holding’e geçen ve kısa bir süre sonra da Habertürk kanalının Genel Yayın Yönetmenli?i koltuşuna oturan Yi?it Bulut, sert tavrı ve olay yaratan sözleriyle gündemden dü?müyor.
Doğan Grubu’nun aldığı vergi cezası için “Doğan Grubu dayaşı hak etti.” diyen Bulut, grubun bu hale düİmesinin sorumlusu olarak Soner Gedik ve Ertu?rul Özkök’ü gösteriyor. AK Parti’nin koalisyonlar döneminde ??maran medyaya ayar çekti?ini belirten Yi?it Bulut, “Medya haddini bilmeli” diyor. Doğan Grubu’ndan yeni isimler transfer etmeye devam edeceklerini belirten Bulut, CNN Türk’e geçen Saba Tümer içinse “Gitmeseydi biz gönderecektik. O gitti?inde oh dedik” diyor. İşte Yi?it Bulut’un gündem yaratacak açıklamaları…
Ciner Gruba geçtikten kısa bir süre sonra Haber Türk kanalının başına geçtiniz. Bu süreç planlı mıydı, kanalın başına geçmek gibi bir dü?ünceniz var mıydı?
Öyle bir dü?üncem kesinlikle yoktu. Erdoğan Akta?’ın aniden ayrılmasıyla ortaya çıktı. Dolayısıyla benim planlarımda ve öngörülerimde böyle bir misyon yoktu. Kenan Tekda?’ın teklifiyle oldu her ?ey. Turgay Ciner’in kabul etmesiyle bu misyonu üstlendim. Habertürk gelişmeye çok müsait bir yapı. Dolayısıyla benim yapıma da uygun. Her sabah kalkt???mda yeni bir dünya kurmak için kalkarım. Kenan Tekda?, Turgay Ciner ve Fatih Altayl?’nın oluşturduğu yapı da buna çok uygun.
Çok kesin bir tavrınız var…
Daha önce ekonomiyle ilgili programlar yaparken de kesin konu?urdum Örne?in; dolar “1,77′den dönecek” derdim. Ben kesin konuşmay?, gaza sonuna kadar basmayı severim. Gün geçirmeyi sevmem. Doğan Grubu’ndan ayrıldığım zaman da aynı açıklamayı yapmıştım. “Bu Türk medyasının 11 Eylül’üdür” demiştim. Türkiye’de her şey o kadar rutine başlanmıştı ki…
Bir yerleşik düzen var ve kimse kimseye dokunmuyor. Kimse yerinden oynamak istemiyor, üstü kapalı ele?tiriler, hükümeti ele?tirir gibi görünüp arkasından hükümetle dost olmaya çal??malar… Artık Türkiye’de insanların boyasının dökülmesinin zamanı gelmi?ti. Dolayısıyla ben bu harekete karar verirken bunu da göze aldım. İnsanların boyasının dökülmesi için bir hareket başlattım. Bunun sonunda bana da çok şey olabilir. Ama ben yine de bildiğim yolda devam edece?im. Burada ilk günden itibaren aynı amaç doğrultusunda çalışan insanları gördüm. Günü kurtarmaya çalışan bir yer değil buras?. Reklamverenden korkan bir medya i?levini yerine getiremeyen bir sektör olur.
Ama Ciner Grubu’nda takım elbiselilerin, yani gazeteci olmayan yöneticilerin baskın olduğunu, bu yapıda tam bir gazetecilik yapılamayacağını söyleyenler de var…
Ben buna katılmıyorum. Tabii ki yatırım alanlarında holding yöneticilerinin sözü geçecek. Ancak medyayla ilgili alanlarda grubun şu andaki Medya Grup Başkanı Kenan Tekda?. Kenan Tekda? sonuç olarak bir hukukçu ama ben çok net olarak bir gazeteci olarak ?unu itiraf etmem gerekiyor: Ben bugüne kadar hiçbir gazetede Kenan Tekda? kadar kültürlü, okumu?, okudu?unu sindirebilmiş ve sentez edebilmiş bir insan görmedim. Bugün Türkiye’de hiçbir gazetenin Genel Yayın Yönetmeni, Kenan Tekda? ile kültürel anlamda boy ölçü?emez. Ke?ke kendisi kamuoyunun önüne çıksa, ke?ke bir program yapsa, ke?ke gazetede yazı yazsa… Bir konuda takıldığınız zaman, Kenan Bey’i arayıp sordu?unuzda o konuyla ilgili size be? farklı kitap ismi söyler. Konunun hangi gazetelerde çıktı??nı , hangi köşe yazarlarının bunu daha önce yazdığını alt alta sıralar ve size referanslarıyla birlikte hiçbir yere bakmadan söyler. Bir medya organı için böyle bir imkân, her yerde bulunabilecek bir imkân değil.
Habertürk’ün başına geldikten sonra nasıl bir kırılma yayıncılık anlay???nda?
Benim anlay???m, hayata bak???m, karakterimin biraz agresif. Bu Habertürk’e de yans?dı. Hızlı dü?ünüp ve hızlı hareket etmeyi severim. Sonuçta hızlı karar alırken de rasyonalizasyon sürecinden geçirilmiş kararlar almak gerekiyor. Habertürk ekranında da çok hızlı hareket eden ve hızlı sonuçlar üreten bir yapı ortaya çıktı. Habertürk’ün bundan sonraki yayın ak??? ve anlay???nda bunlar geçerli olmaya devam edecek. İnsanlara yeni bir şey söylemek gerekiyor. Önemli olan habercilik adına risk almak. şu anda biz bunu yapıyoruz ve yapmaya da devam edece?iz.
Rakip olarak kimi görüyorsunuz?
Bence hiç rakip yok. Kurum olarak Habertürk’ün artık hiçbir rakibi kalmadı. CNN Türk’ün zaten durumu mâlum. Son dönemde iyice “Artık bula?mayalım, hiç haber yapmayalım daha böyle ‘light’ haberler yapalım, mankenleri ekrana çıkaralım” gibi bir anlay?? hakim oldu onlarda. NTV de bana göre artık habercilikten çekiliyor. Çünkü risk almak istemeyen bir grup yapısı var. Habercilik risktir. Dolayısıyla Habertürk’ün rakibi yok. Zaten rakip olsa bile, Habertürk ile şu anda rekabet edebilecek bilgi birikimi, teknoloji ve alt yapıya sahip bir kuruluş yok. Bu durum Turgay Ciner’in karakterinden de kaynaklanıyor. Turgay Ciner’in karakteri ve yapısının, rakipsiz olmaya yönelik olarak dizayn edilmiş olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle hiçbir ?eyden korkmuyor ve gözünde hiçbir ?eyi büyütmüyor. Siz arkanızda böyle bir patron gördü?ünüz, bu cesareti ve korkusuzlu?u bilgiyle de birle?tirdiğiniz zaman, kendinizi güçlü hissediyorsunuz. Dolayısıyla bu agresiflik Habertürk’ün ekranına, Habertürk gazetesine de yansıyor. Ancak agresif olurken kantarı ortada tutmaya, ço?ulcu, demokrat olmaya, herkese e?it mesafede durmaya dikkat ediyor.
Birtakım transferler söz konusu. Bilinçli olarak “CNN Türk’ün iyi elemanlarını alalım, biraz daha güçsüz bırakalım” gibi bir taktişiniz mi varı
Onlardan bunlardan almak gibi bir takti?imiz yok. CNN Türk’teki hegemonyanın asla içine girmesine izin vermediği, iş yapabilir hâlde olmasına rağmen oradaki derebeylikler yüzünden ?? yapamayan insanlar ver. Burada onların önü açılıyor. Hepsi istediği gibi program yapabiliyor, prime time’a çıkabiliyor. CNN Türk’te prime time iki üç isim tarafından parsellenmi?. Programları yapan Şirketler belli. Dolayısıyla CNN Türk hiçbir zaman bizimle yarı?amaz. Oradaki insanları iyi olduğu için aldık. Doğan Grubu’nda daha iyi insanlar varsa, onları da alacağım. Gazetede varsa gazeteden, CNN’de varsa CNN’den, Kanal D’den transfer edece?im… Bunlara hak ettikleri parayı vererek alacağım.
CNN Türk’te sizden Saba Tümer’i transfer etti.
Saba Tümer Habertürk’teyken de son dönemde reytingleri dü?meye başlamışt?. Saba Tümer kalsaydı, reytingleri çok dü?ük olacakt?. Zaten Saba Tümer kalsaydı, o programı yayından kalzıracaktım. O CNN Türk’e gitmesi bizim için bir çıkış oldu. Gitti?i gün dedim ki “Oh”… Benim üstümden yük kalkt?. İnsanlar canlı performans istemiyor, ?arkı söylenmesini istemiyor Habertürk’te. Habertürk ekranında zeka p?rıltısı olmayan her ?ey, inanın seyirci tarafından reddediliyor
Doğan Grubu’ndayken de son dönemde AKP yanlısı bazı yorumlarınız oldu. Ciner Grubu’na geçişiniz de buna yorumlanıyor. Diyorlar ki, “Ciner Grubu AKP’ye yakla?mak istiyor bu sebeple de Yi?it Bulut’u transfer etti”…
AK Parti’nin siyasi görü?üyle benim siyasi görü?üm arasında çok büyük uçurumlar var. Medyada çalıştı??m 10 yıl içinde ?unu gördüm: Türkiye’de yerleşik bir düzen var. Bankalarıyla, medyasıyla, iş adamıyla, mankeniyle, oyuncusuyla… Bunların hepsi birbirine kenetlenmiş durumda. Ne zaman bu adamların oluşturduğu mekanizmaya birisi çomak sokmaya çal??sa, bir irtica yaygarası kopuyor. O irtica yaygarası sonrası her şey tekrar formatlanıyor. Onlar yine Türkiye’de yerlerini korumaya devam ediyor. Türkiye’de gerçekten yerleşik bir Ergenekon var: Siyasi, finansal, medya, magazin Ergenekon’u var. AK Parti bunları ilk defa yerinden oynatmaya başladı. Türkiye’deki en büyük medya gücü olan Doğan Grubu nasıl oluştu? Doğan Grubu 1994 yılında Hürriyet’in alınmasıyla büyüdü ve gelişti. CNN Türk’ü de aldı. Sonunda 2000′li yıllarda bir dev hâline geldi. Doğan gurubu 1994 yılından 2000 yılına kadar tek parti hükümeti görmedi. İlk defa bir tek parti hükümeti gördü ve tek parti hükümeti karşısında da dağıldı. AK Parti bu açıdan çok önemli. Sadece Doğan Grubu örneğini vermiyorum. Bütün alan ve sektörler için de geçerli. Doğan Grubu Türkiye’yi sahipsiz sanıyordu. Birilerinin bir dayak atması gerekiyordu. Yani “Türkiye’nin en çok satan gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni’yim. Başbakan’a akıl veririm.” diyenler vardı. Veremezsin! Gelir seni evire çevire döver, herkese gösterir bir daha döver, bir daha döver!
Peki bu “dayaşı” hak etimi sizce Doğan Grubu?
Türkiye’de son dönemde kim “dayak yediyse” hak etti. Sen sonuçta bir gazetecisin. Sen haber yaparsın ve fikrini söylersin, sonra da kenara çekilirsin. Sen hükümet kuramazsın, devlet yönetemezsin. Son dönemde yaşadığımız şey bu. Gazeteciler hükümet kurmaya, devlet yönetmeye, bakan atamaya başladı. Kö?e yazarı akıl veriyor… Sen kimsinı Haddini bil! Bunlar olmaması gereken şeyler. Benim için de geçerli. Gazeteci haddini bilmelidir. Geçmi?te bu adamlar kendilerini çok güçlü sanıyorlardı ya… Türk devleti herkesten güçlüdür, herkesi istediği şekilde cezalanzırabilir, herkese hak ettiği cezayı da verebilir. Hiç kimse kendini devletin üstünde görmesin. Türkiye’de medyada inanılmaz bir ??marıklık vardı. AK Parti, Başbakan o yüzden ta?ları yerine oturtuyor.
Bundan sonra ne olacakı Reklam gelirinin yüzde 60′?nı elinde bulunduran Doğan Grubu’nun kanallarını paket paket satacaşı konu?uluyor…
Tamir edilmesi çok zor bir süreç. Bundan sonra ne olacaşına bakmak gerekiyor. Bugün de “Satmayacağız” diye bir haber çıkmış. Medyada yüzde 60′lık bir grubun dağılması önemli bir olay. Eğer devlet bu alacağını resmi yollarla kanıtlarsa, mahkeme de bu kararı verir ve sonrasında onaylanırsa, faiziyle birlikte 5 milyar doların üzerinde Doğan Grubu’ndan alacağı ortaya çıkacak. Dolayısıyla eğer devlet bunu almak istiyorsa, Doğan Grubu’nu tasfiye edip bu parayı tahsil edecektir. Aynen Cem Uzan’a yapıldığı gibi. Cem Uzan elindeki medya gücüyle 10 yıl telefon ve elektrik parası ödemedi. Cem Uzan, Başbakan Mesut Yılmaz Star’a çıkmadan önce Show TV’ye çıktı diye, Mesut Yılmaz’? kapıdan kovdu. Bu kadar bir ??marıklık vardı medyada.
Son dönemde CNN Türk’le bir sürtü?meniz var. Onların gazetecilik başarısı olarak gösterdiği PKK Kongra-Gel lideri Zübeyir Aydar’i CNN Türk’te canlı yayına çıkmasını siz “skandal” nitelendiriyorsunuz…
Bence skandaldır. Gazetede, Kandil’e gidip röportaj yapıp yayınlaya bilirsiniz. Ancak siz canlı yayına Kongra-Gel’in Avrupa’da, Amerika’da ?nterpol tarafından aranan liderini çıkarıyorsunuz, ondan fikir alıyorsunuz. Bu tamamen bir skandal. Mesela bizim için diyorlar ki, “Habertürk demokratik açılım sürecine çok fazla destek veriyor.” Biz hiçbir zaman teröre bula?mış, terör suçu kanıtlanmış bir insanı yayına çıkarmadık. Aslında bunu söylemek istemiyorum ama savcılık ve RTÜK açısından çok önemli bir gelişme bu. Araştırma ve soru?turma yapılabilir. Çünkü bu gazetecilik değil. Gazetecilikte iki tip adam vardır. Birincisi medya patronunun suçuna ortak olmuş adam. İkincisi ise sadece gazeteciler vardır. Doğan Grubu’na bakarken de oradaki sadece gazetecilik yapan adamlarla ilgili hiçbir şey söyleyemem. Di?erlerinin gazetecilik dünyasından gitmesi gerekiyor. Zaten yavaş yavaş yok olacaklar. ??in kötüsü ne biliyor musunuzı Bu tip adamlar kendi çalıştıkları medya gruplarını yok ettiler. Doğan Grubu’nu yok ettiler i?te… Soner Gedik ve Ertu?rul Özkök ikilisi Doğan Grubu’nu bitirdi. Aydın Doğan’ın da çok büyük hataları var. Eğer kafanızı başkasına kullanzırırsanız, kafanızı keserler. Aydın Doğan’ın da hatası i?te bu. Ertu?rul Özkök ya da Soner Gedik’in aklıyla iş tutmaması gerekiyordu.
Bu konularda konu?urken Aydın Doğan’? hep ayrı bir köşe koyuyorsunuz. Onun hiç mi suçu yok?
Aydın Doğan aslında çok iyi bir insandır. Bir Anadolu insanıdır. Anadolu insanı da hata yapabilir, çok büyük hataları da vardır. Onun da altını çizeyim. Kendinizi başkalarına emanet ederseniz, o başkaları da götürür sizi uçurumdan atar. Ben oradayken de ona söyledim. İki tip adam vardır. Sen hep kötü adamlarla iş yapıyorsun, dedim. Koskoca CNN Türk markasını Mehmet Ali Birand’dan başka teslim edecek adam yok mu orada? Yani dürüstlü?üyle tanınmış insanlar köşede dururken, nerede böyle hakkında ?aibe çıkmış, geçmişte yargılanmış adamlar varsa hepsi iş başında!
Çok fazla ekranda kalıyorsunuz. Kimileri sizin ekranda bu kadar uzun süre kalmanızdan çok şikayetçi…
Bu benim iste?im değil kesinlikle. Ke?ke reyting yapacak program sayımız fazla olsa da ben hiç ekrana çıkmasam. Çok daha mutlu olurum. Ancak bu geçiş sürecinde bu aradaki boğlu?u doldurmak için bu tip programları ekrana çıkarak yapmak zorunda kalıyorum. Belli bir sürede ekranda kalmaya devam edece?im.
Ekranda olmanızdan neden rahatsız oluyor insanları
Bilmiyorum. Herhalde kıskanıyorlar. Bugün Türkiye’de “adam?m” diye ortada dolağan köşe yazarlarının yazılarını internete koyuyorsunuz, bin kişi okumuyor. Halk onları sevmiyor. Zaten Doğan Grubu da hep bundan kaybediyordu. Halkın sevmediği böyle prematüre, sonradan plazalarda oluşturulmuş insanları “gazeteci” diye enjekte etmeye çalığıyorlar. Televizyonlara çıkarıyorlar, köşe yazısı yazzırıyorlar… Halk onları kabul etmiyor. Zaten AKP’nin çıkışını niye anlayamadılar ve kabullenemedilerı Dediler ki, “Bu adamlar nereden çıktı?” O adamlar Türkiye’nin gerçe?iydi. ?imdi o Türkiye’nin gerçe?i geldi, Türkiye’nin merkezine oturdu. ?imdi o plazalarda yeti?tirilmi?, tabiri caizse “bebe ruhiler” artık Türkiye’nin gündeminde kendine yer bulamıyor.
Burada i?ler hatır gönülle yürümüyor
“Buradaki insanlar Doğan Grubu’ndan buraya geldikten sonra gerçekten iyi maa?lar almaya başladılar. Siz bu insanları yıllarca çok dü?ük maa?larla çalıştırmışsınız, be? dakikalık bülten okutmu?sunuz, ?imdi böyle olunca sinirleniyorsunuz. Hiç sinirlenmenize gerek yok! Herkes hak ettiği maaşı, hak ettiği yeri ve yapabilece?i i?i gösterme potansiyeline sahip oluyor. Transfer anlamında önümüzdeki günlerde başka isimler de gündeme gelebilir. Bizde her sabah biri yeni bir projeyle geliyor. Ben çok hızlı karar veririm. Program yayına girer, tutmaz iki hafta sonra yayından kalkar. Yeni bir program yayına girer. Hızlı denenir. Hatır gönülle program yayında kalmaz. Benim program?m seyredilmiyorsa, ben kendi program?mı da kalzırırım! Açık söyleyeyim.”
Marketing Türkiye